bahçede ile cümle

bahçede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Keza onun adını taşıyan bahçeden başka birçok park ve bahçe kenti süsler.城そのものよりも庭園の幾何学模様でその名を知られる。
Mitya bahçeden kaçmakla uğraşmaktadır.テーセウスが迷宮から脱出する手助けをした。
Bahçedere, Balıkesir ilinin Altıeylül ilçesine bağlı bir mahalledir.職業は漁師でこの道数十年のベテラン。
Bahçede çok sayıda toplantı yapıldı.大庭園では様々な催しが開催される。
(Çocuklar bahçede koşuyor.) - Çocuklar kim olduğu belirsiz herhangi çocuklar, bahçe belirli.皆川 亮太(みながわ りょうた) なずなに恋する純情少年。
Mefistofeles'le ve Faust bahçede bulunan kadınların yanlarına gelirler ve onlarla flört etmeye başlarlar.梅菲斯托菲勒斯和浮士德来到花园跟她们见面,并与她们调情。
Alex, pencereden atlayarak Katie'den kaçar ve arka bahçede kardeşini bulur.亚历克斯跳过窗户逃离凯蒂,意外发现怀亚特在院子里。
Bahçede sonradan yapılan küçük bir süs havuzu yer alır.小湖乾了之后会留下一个盐滩。
İlköğretim okulu 2 ayrı bina ve bahçeden oluşur.日本中学校舍由两栋主楼及其他附属建筑组成。
Bir bahçedeyiz şimdi şehitlerle berâber; Bizler gibi ölmüş o yiğitlerle berâber.願我們永傍門牆,永傍門牆,願我們齊作塔的基石。
Bir bahçedeyiz şimdi şehitlerle berâber; Bizler gibi ölmüş o yiğitlerle berâber.고려 현종 때 동주(東州: 지금의 강원도 철원군)에 예속시켰으며, 예종 때 감무(監務)를 설치하였다.
Bahçede çok sayıda toplantı yapıldı.ביום החגיגה נאספו אנשים רבים בארמון.
Okul geniş bir bahçede kurulduğu için takipçilerine ‘bahçe filozofları’ ismi de verilmiştir.בית הספר שלו קיבל את הכינוי "הגן", כי הלימודים נערכו בתוך הגן ותלמידיו נקראו "הפילוסופים של הגן".
Bahçedere halkı ise Yörüktür.Жителите на Лудогорието също са добре дошли.
Çocuklar bahçede oynadılar.Djeca su se igrala u vrtu.
İlköğretim okulu 2 ayrı bina ve bahçeden oluşur.Areál školy je tvorený dvomi samostatnými budovami, starou a novou školou.
Bahçedeki büyük havuzun arka kısmında yer alır.Počuť ju hrať na pozadí v bare.
Hemşire Ayhan'ı bahçede yalnız bırakmıştır.Mož Ivan Mrak ji je v bolnišnici stal ob strani.
Bahçedeki çiçekler bile plastikten yapılmıştır.Marake so sicer lahko izdelane tudi iz usnja ali plastike.
Rengarenk çiçekleri hem bahçede çok hoş görünür, hem de vazo çiçeği olarak elverişlidir.Primerne so za okrasitev vrtov, zelo priljubljene so tudi kot rezano cvetje.
Gittiği yirmi beşinci bahçede, Winkie yaşlı bir kadınla karşılaşır.Po trylikos bendro gyvenimo metų Aleksandras išėjo pas kitą moterį.
Bahçedeki tüm çiçekler sarı.Visos sodo gėlės yra geltonos.
Bahçede oynamayı seviyorum.Man patinka žaisti sode.
Yılan kadına, "Tanrı gerçekten, 'Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin' dedi mi?" diye sordu."Kas Jumal on tõesti öelnud, et te ei tohi süüa ühestki rohuaia puust?"
Bahçede grup olarak yetiştirilebilir.Mõnda muud liiki võidakse kasvatada aias.
Aynı zamanda bir arka erişim, bir parkta veya bahçede bir yol ya da yürüyüş olabilir.Soovituslik on käia lühikestel jalutuskäikudel või lasta koeral joosta aias või pargis.
Barok bahçeden bir görüntü.See on üks Glehni pargi allikatest.
Bahçede de bir tane basketbol sahası bulunmaktadır.Pargis on ka laste mänguväljak.
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.A-đam thưa rằng : Tôi có nghe tiếng Chúa trong vườn , bèn sợ , bởi_vì tôi lỏa lồ , nên đi ẩn mình .
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.A-đam thưa rằng: Tôi có nghe tiếng Chúa trong vườn, bèn sợ, bởi vì tôi lỏa lồ, nên đi ẩn mình.
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.A povedal: Počul som tvoj hlas v raji, ale som sa bál, lebo som nahý a preto som sa skryl.
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.El a răspuns: ,,Ţi-am auzit glasul în grădină; şi mi -a fost frică, pentrucă eram gol, şi m'am ascuns.``
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.Él respondió: --Oí tu voz en el jardín y tuve miedo, porque estaba desnudo. Por eso me escondí
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.És monda: Szavadat hallám a kertben, és megfélemlém, mivelhogy mezítelen vagyok, és elrejtezém.
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.Han svarede: "Jeg hørte dig i Haven og blev angst, fordi jeg var nøgen, og så skjulte jeg mig!"
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.Il répondit: J`ai entendu ta voix dans le jardin, et j`ai eu peur, parce que je suis nu, et je me suis caché.
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.In odgovori: Glas tvoj sem slišal na vrtu, zbal sem se pa, zato ker sem nag, in skril sem se.
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.가로되 내가 동산에서 하나님의 소리를 듣고 내가 벗었으므로 두려워하여 숨었나이다
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.Kterýžto řekl: Hlas tvůj slyšel jsem v ráji a bál jsem se, že jsem nahý; protož skryl jsem se.
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.Który odpowiedział: Głos twój usłyszałem w sadzie, i zlękłem się dla tego, żem nagi, i skryłem się.
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.Laki-laki itu menjawab, "Saya mendengar Engkau di taman; saya takut, jadi saya bersembunyi karena telanjang.
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.Og han svarte: Jeg hørte dig i haven; da blev jeg redd, fordi jeg var naken, og jeg skulte mig.
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.Respondeu-lhe o homem: Ouvi a tua voz no jardim e tive medo, porque estava nu; e escondi-me.
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.Rispose: «Ho udito il tuo passo nel giardino: ho avuto paura, perché sono nudo, e mi sono nascosto»
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.Ο δε ειπε, Την φωνην σου ηκουσα εν τω παραδεισω, και εφοβηθην, διοτι ειμαι γυμνος και εκρυφθην.
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.А той рече: Чух гласа Ти в градината и уплаших се, защото съм гол; и се скрих.
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.Он сказал: голос Твой я услышал в раю, и убоялся, потому что я наг, и скрылся.
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.ויאמר את קלך שמעתי בגן ואירא כי עירם אנכי ואחבא׃
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.فقال سمعت صوتك في الجنة فخشيت لاني عريان فاختبأت.
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.他 說 、 我 在 園 中 聽 見 你 的 聲 音 、 我 就 害 怕 、 因 為 我 赤 身 露 體 . 我 便 藏 了
Adem, ‹‹Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim›› dedi.他 說 、 我 在 園中聽見 你 的 聲音 、 我 就 害怕 、 因為 我 赤身 露體 . 我 便 藏 了
Altta, Hz. İsa'yı bahçede görüyoruz.Dole vidíme Krista v zahradě.
Altta, Hz. İsa'yı bahçede görüyoruz.Na dole, widzimy Chrystusa w ogrodzie.
Altta, Hz. İsa'yı bahçede görüyoruz.У нижній частині - Христос у саду.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Bawiłem się w ogródku, uczyłem się czytać, jadłem nawet niektóre warzywa.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Ho giocato nel giardino, ho imparato a leggere, ed ho anche mangiato un po' dei miei vegetali.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Hrál jsem si za zahradě, učil se číst, dokonce jsem jedl trochu zeleniny.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Ich hab hinterm Haus gespielt, lesen gelernt und sogar einen Teil meines Gemüses gegessen.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Ik speelde in de achtertuin, leerde lezen, en at zelfs wat groente.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Játszottam az udvaron, megtanultam olvasni, és még a zöldséget is megettem néha.
İlgili Sayfalar