Bahçecilik birkaç yıl için popüler olmuştur.Gardening has been popular for some years.
Bir bahçecilik kılavuzu okuyordu.She was reading a gardening manual.
Bahçecilik üzerine bir kitapçık okuyor.She is reading a manual on gardening.
Bahçecilik yapıyorduk.We were gardening.
Bahçecilikle ilgili birkaç faydalı referansı kopyaladım.I copied down several useful references on gardening.
Bahçecilikten hoşlanırım.I enjoy gardening.
Bahçecilik hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about gardening.
Tom bahçeciliği sever.Tom likes gardening.
Gerilla bahçeciliği, başka bir kişinin arazisinde izinsiz bahçecilik yapmaktır.Guerrilla gardening is gardening on another person's land without permission.
Bahçecilik çabalarıyla bazı nadir hayvan besinleri de yetiştirilir.As part of its gardening effort, it raises some rare animal foods.
Bazı türleri gösterişli çiçekleri için bahçecilikte yetiştirilir.It is cultivated in many places for its attractive flowers.
Biz buna propaganda bahçeciliği diyoruz.We call it propaganda gardening.
"Sizin için ticari bir bahçecilik kursu tasarlamaya yardım edebiliriz."You know, we could help design a commercial horticulture course for you.
Bahçecilik ve yerleşim alanlarının ... ... üzerine seralar istiyorum.I want to have horticulture and greenhouses on top of residential areas.
Batı'daki tarım, 1778 yılında Athabasca Gölü'nde Peter Pond bahçecilik arazileriyle başlamıştır.Agriculture in the West started with Peter Pond gardening plots at Lake Athabasca in 1778.
Her Ebeveynleri bir bahçıvan, bahçeci ve çiftçi olan Christian Weckesser ve Elle Weckesserdi.Her parents were Christian Weckesser, a gardener, orchardist, and farmer, and Ella Weckesser.
1945 ile 1964 arasında: Bahçecilik, bağcılık için bir araştırma ve geliştirme üssü dahil edildi.Between 1945 and 1964: Included a research and development base for gardening, viticulture.
Özellikle tarım, bahçecilik ve ormancılık ürünleri ile ilgilidir.[1]It is particularly relevant for agricultural, horticultural and forestry products.[1]
Bahçecilikte arzu edilen bir özellik olan erken yaşta çiçek açmasıdır.It blooms at an early age which is a desirable horticultural feature.
A. kolomikta gibi türler bahçecilikte kullanılır.Sorten von Senna artemisioides werden als Zierpflanzen verwendet.
A. kolomikta gibi türler bahçecilikte kullanılır.C. sanguinea est utilisé en phytothérapie.
Dere kenarında bulunan düzlüklerde Bahçecilik yapılmaktadır.Anidan en huecos en la arena que ellos excavan.
Bahçecilik bazı daçaların temel hedeflerinden biri olmuştur.El deporte fue el tema principal de un capítulo de Los Oblongs.
Az da olsa bahçecilik de yapılır.También se cosecha aunque en menor escala el tabaco.
Son yıllarda meyve bahçeciliği konusunda ilerlemeler yaşanmaktadır.Efectos que se dejaron sentir sobre la actividad naval en los siguientes años.
Bahçecik' in merkezinde ise 1914 yılında tümü Ermeni olan 10,000 kişi yaşamaktaydı.Cuándo me casé en Bucarest allí era 10,000 personas en la calle.
Bahçecilik ve Hayvancılık yapılmaktadır.Fiera di merci e bestiame.
Bazı türleri gösterişli çiçekleri için bahçecilikte yetiştirilir.Некоторые виды используются в любительском цветоводстве.
Ayrıca bahçecilik faaliyetleri bulunmaktadır.بالإضافة إلى توافر بها أعمال الساقية.
Özellikle Karaipler'de bahçecilikte kullanılmaktadır.Hij gebruikt vooral karate.
Bir bahçecilik kılavuzu okuyordu.Ze was een handboek aan het lezen over tuinieren.
Bonsai yetiştirmek biraz bahçecilik bilgisi ve sabır gerektirir.Wytwarzanie sake wymaga wiedzy, dokładności i cierpliwości.
Bonsai yetiştirmek biraz bahçecilik bilgisi ve sabır gerektirir.Att sköta en bonsai kräver både kunskap och omsorg.
Hayvansal üretim de bahçecilik ile ters orantılı olarak azalmıştır.Påfallande är den reducerade könsdimorfismen.
A. kolomikta gibi türler bahçecilikte kullanılır.Druh C. cincinna se používá k zalesňování.
Bonsai yetiştirmek biraz bahçecilik bilgisi ve sabır gerektirir.Bonsaiden kasvattaminen vaatii kärsivällisyyttä.
Üsküdar Amerikan Kız Lisesi, 1876 yılında Bahçecik’te kuruldu.Η Ακαδημία της Ακτοφυλακής των ΗΠΑ πρωτοδημιουργήθηκε το 1876.
1900'de Belediye Bahçecilik Komisyonu sahil boyunca ağaçlar ve çalılar dikmeye karar verdi.1947 besluttede byrådet at anvende dele af bebyggelsen i Havbogade til pakhuse og havnepladser.
1980'lerde, Robert Hart bu yöntemi ılıman iklimlere uyarlamış ve "orman bahçeciliği" terimini kullanmıştır.I 1980'erne tilpassede Robert Hart principperne og anvendte dem til tempererede klimaer.
Ayrıca bahçecilik faaliyetleri bulunmaktadır.Der er også nogen skibsværftsaktivitet.
Bazı türleri gösterişli çiçekleri için bahçecilikte yetiştirilir.Arten dyrkes i hager på grunn av den praktfulle blomstringen.
Ayrıca bahçecilik yapılmaya başlanmıştır.Nå begynte man også å prege mark.
Ayrıca bahçecilik yapılmaya başlanmıştır.他也开始造要塞。
Bazı türleri gösterişli çiçekleri için bahçecilikte yetiştirilir.כמה מינים מתאפיינים בגדילת גבעולי פרחים זקופים.
Hayvansal üretim de bahçecilik ile ters orantılı olarak azalmıştır.Гладът е придружаван и от понижени нива на плодовитост.
Bazı türleri gösterişli çiçekleri için bahçecilikte yetiştirilir.Kai kurios rūšys auginamos gėlyunuose.
Bahçecilikle uğraşanlarınızın bilebileceği gibi kök-gövde oranı diye bir şey vardır.Ai trong số các bạn đã từng làm vườn sẽ biết về thứ gọi là "Tỉ lệ rễ-thân cành"
Bahçecilikle uğraşanlarınızın bilebileceği gibi kök-gövde oranı diye bir şey vardır.Anda yang berkebun tahu ada sesuatu yang disebut rasio akar-tunas.
Bahçecilikle uğraşanlarınızın bilebileceği gibi kök-gövde oranı diye bir şey vardır.Cualquiera que haga jardinería sabe que hay una cosa llamada la relación tallo/raíz.
Bahçecilikle uğraşanlarınızın bilebileceği gibi kök-gövde oranı diye bir şey vardır.Elke tuinier onder jullie weet dat er zoiets is als de wortel-scheut-verhouding.
Bahçecilikle uğraşanlarınızın bilebileceği gibi kök-gövde oranı diye bir şey vardır.Gärtner unter Ihnen werden das Wurzel-Spross-Verhältnis kennen.
Bahçecilikle uğraşanlarınızın bilebileceği gibi kök-gövde oranı diye bir şey vardır.텃밭 일을 하시는 분들은, 뿌리-싹 비율이라는 것을 아실 것입니다.
Bahçecilikle uğraşanlarınızın bilebileceği gibi kök-gövde oranı diye bir şey vardır.Les jardiniers dans la salle savent qu'il existe ce que l'on appelle le ratio racines-pousses.
Bahçecilikle uğraşanlarınızın bilebileceği gibi kök-gövde oranı diye bir şey vardır.Ogrodnicy wiedzą, że istnieje coś co nazywamy stosunkiem korzeni do pędów.
Bahçecilikle uğraşanlarınızın bilebileceği gibi kök-gövde oranı diye bir şey vardır.Oricare dintre voi care se pricepe la gradinarit stie ca exista un raport intre radacina si tulpina.
Bahçecilikle uğraşanlarınızın bilebileceği gibi kök-gövde oranı diye bir şey vardır.Quelli di voi che fanno giardinaggio sanno che c'è una cosa chiamata rapporto tra radici e parte aerea.
Bahçecilikle uğraşanlarınızın bilebileceği gibi kök-gövde oranı diye bir şey vardır.Όλοι οι κηπουροί ξέρουν ότι υπάρχει η λεγόμενη αναλογία ρίζας και βλαστού.
Bahçecilikle uğraşanlarınızın bilebileceği gibi kök-gövde oranı diye bir şey vardır.Всеки градинар знае, че съществува отношението корен-стрък.
Bahçecilikle uğraşanlarınızın bilebileceği gibi kök-gövde oranı diye bir şey vardır.כל אחד מכם שעוסק בגינון יודע שיש דבר שנקרא היחס בין הנבט לשורש.
Bahçecilikle uğraşanlarınızın bilebileceği gibi kök-gövde oranı diye bir şey vardır.أي منكم يعمل في البستنة يعلم أن هناك شيئا يدعى نسبة الجذر