bagajı ile cümle

bagajı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bagajını taşıyayım. Yolculuktan yorgun olmalısın ve o ağır olmalı.Let me carry your baggage. You must be tired from the trip and it must be heavy.
Hamala bagajımızı odamıza kadar taşıttık.We had the porter carry our luggage to our room.
Kapıcıya bagajımı odama kadar taşıttım.I had the porter carry my luggage to my room.
Arabanızın bagajında ​​ne gibi şeyler saklıyorsunuz?What kind of stuff do you keep in the trunk of your car?
Tom bagajı açtı ve yedek lastiği çıkardı.Tom opened the trunk and took out the spare tire.
Tom bağajı açtı.Tom opened the trunk.
Onun bagajının ağırlığı fazla.His luggage is overweight.
Lütfen bagajı açın.Please open the trunk.
Bu bagajı rafa koyar mısın?Could you put this luggage on a shelf?
Onlar onun bagajında uyuşturucu madde buldu.They found drugs in his luggage.
Fadıl, Leyla'yı bagajın dışına çıkardı.Fadil pulled Layla out of the trunk.
Bagajı kapattım.I shut the trunk.
Bagajı kapadım.I closed the trunk.
Ben bagajı açtım.I opened the trunk.
Bagajımda lastik için yeterli alan olmalı.There must be enough space for the tire in my trunk.
Tom'un bir sürü bagajı var.Tom has a lot of carry-on luggage.
Leyla bagajı açtı.Layla opened the trunk.
Bagajımı nereye koyabilirim?Where can I put my luggage?
Benim çok bagajım yok.I don't have much luggage.
Tom bavulunu arabasının bagajında bıraktı.Tom left his suitcase in the trunk of his car.
O bagajı açabilen tek kişi odur.He is the only person who can open that trunk.
Sami bagajı açtı.Sami opened the trunk.
Bagajımı neden aldın?Why did you take my luggage?
Arabanızın bagajındaki ​​nedir?What's in the trunk of your car?
Süspansiyon ayrıca aracın kendisini, herhangi bir yükü veya bagajı hasar ve aşınmadan korumaktadır.The suspension also protects the vehicle itself and any cargo or luggage from damage and wear.
Ethan bagajın kapağını açtığında, ona Leland'ı öldürme seçeneği verilir.When Ethan opens the trunk, he is given the option to shoot the tied-up Leland.
Hadi! -Hadi! -Bagajı aç!I got your position.
Bu el bagajina alabilecegm bir bavulThis is a suitcase that you can take with you in the plane.
Hediyen arabanın bagajında.Your present's in the trunk.
Bu yüzden bagajınızı?So we get your luggage?
Bir de el bagajın var.Plus you carry on stuff.
Arkadan görülen bu C5'in sürücü kokpitini ve arka açık bagajı görülmektedirC5 seen from the rear, showing the driver's cockpit and the open luggage compartment at the rear
Wilder, Grover'ın ellerini bağladı, onu bir battaniyeye sardı ve onu arabasının bagajına koydu.Wilder tied Grover's hands, wrapped her in a blanket, and put her in the trunk of his car.
Bagajı teslim ederken arabasının önünde öldürüldü.Murdered in front of his car while putting out baggage.
Malcolm Ethan'ı evine götürürken, Ethan Leland'ın hala canlı olduğunu ve arabanın bagajında olduğunu anlar.Während der Fahrt entdeckt Ethan, dass Leland noch lebt und im Kofferraum liegt.
Tavanda bulunan süs port bagajı bu araçlarda kullanılmamıştır.Die Oberleitung der Eisenbahn kann bei diesen Fahrzeugen nicht benutzt werden.
Kocasına gelince kendisi arabanın bagajında uyuşturucu saklamaktadır ve bunları çalmıştır.Alors qu'il s'endort dans un bus, on lui vole ses bagages et son argent.
Bir sürü bagajım var, bu yüzden eve yürüyemem.Tengo mucho equipaje, así que no puedo irme andando a casa.
Bagajımı kaybettim.Ho perso il mio bagaglio.
Tom yedek lastiği çıkarmak için bagajı açtı.Том открыл багажник, чтобы достать запаску.
Bagajım kayıp.Мой багаж потерялся.
Tom yedek lastiği almam için bagajı açtı.Том открыл багажник, чтобы взять запасное колесо.
Panik halde bir halıya sarar ve arabanın bagajına koyarlar.Até que um dia, conseguiu nocauteá-lo e prendê-lo no porta-malas do carro.
Tom, arabasının bagajında fazladan bir çift ayakkabı bulunduruyor.Tom bewaart een extra paar schoenen in de achterbak van zijn auto.
Bagajımı ne yaptın?Що ти зробив з моїм багажем?
Tom arabasını park etti ve bagajı açtı.Том припаркувався і відкрив багажник.
İkili geceyi arabanın bagajında gizlenerek geçirir.Se periytyy peittyvästi autosomissa.
Tavanda bulunan süs port bagajı bu araçlarda kullanılmamıştır.Lattialle ladottuja puunrunkoja ei löytynyt näiltä asuinpaikoilta.
Uçuş JL 123 için bagajı nerede bulabileceğimi bana söyleyebilir misiniz?Voitteko kertoa minulle, mistä löydän lennon JL123 matkatavarat.
Kocasına gelince kendisi arabanın bagajında uyuşturucu saklamaktadır ve bunları çalmıştır.Wanita itu mengambil kendi bensin di bagasi mobilnya dan mencium pria itu.
Tavanda bulunan süs port bagajı bu araçlarda kullanılmamıştır.駅舎の屋根は瓦は使われていなかった。
Kocasına gelince kendisi arabanın bagajında uyuşturucu saklamaktadır ve bunları çalmıştır.然而,他其實是在幫他前去上廁所的妻子拿她的皮包。
Tavanda bulunan süs port bagajı bu araçlarda kullanılmamıştır.一般鐵路車票在這些列車上並不適用。
Bagajımı nereye koymalıyım?Kur turiu padėti savo bagažą?
Bagajımı kaybettim.Aš pamečiau savo bagažą.
-Bagajı aç!- Abre a escotiIha!
-Bagajı aç! Burada adamlar var!¡Aquí hay hombres! -¡No caben!
-Bagajı aç! Burada adamlar var!-Deschide uşa în spate, avem un rănit!
-Bagajı aç! Burada adamlar var!Otevřete dveře, máme tu ještě lidi!
-Bagajı aç! Burada adamlar var! -Yer yok!Kom så.
İlgili Sayfalar