Ana içeriğe geç
Sözlük

baga ile cümle

baga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O yanına fazla bagaj almadı.She didn't take much baggage with her.
Benim için bagajımı taşıyacak kadar kibardı.She was kind enough to carry my baggage for me.
Bagajım burada.Here is my baggage.
Bagajımı bulamıyorum.I can't find my luggage.
Bagajımı sigortalatmak istiyorum.I'd like to insure my luggage.
Bagajım botta.My luggage is in the boot.
Dün bavulumu bagaj odasına koydum ama şimdi kayıp gibi görünüyor.I put my suitcase in the baggage room yesterday, but now it seems to be missing.
Bagajımı buraya olduğu yere bırakabilir miyim ve dışarı çıkabilir miyim?May I leave my luggage here where it is and go out?
Kaputu açmanı söyledim, bagajı değil.I told you to open the hood, not the trunk.
Oda görevlisine bagajımızı taşımasını söylemeyi unutma.Don't forget to tell the porter to carry our luggage.
O, bagajını daha erken gönderdi.He sent his luggage earlier.
Bagajım nerede?Where is my luggage?
Sana bagajında yardım edeyim.Let me help you with your luggage.
Lütfen bagajıma göz kulak ol.Please look after my luggage.
Lütfen bagajınızı gözetimsiz bırakmayın.Please do not leave your luggage unattended.
Bagajınızda herhangi bir sıvı veya kesici alet var mı?Are there any liquids or sharp objects in your luggage?
Ben uçaktan indikten sonra benim bagajım görünmüyorsa ne yaparım?What do I do if my luggage doesn't appear after I get off the plane?
Tom çantalarını bagaja koydu, sonra arabaya bindi ve arabayla uzaklaştı.Tom put his bags in the trunk, then hopped in the car and drove off.
Tom çantalarını bagaja koydu, sonra arabaya atladı ve uzaklaştı.Tom put his bags in the trunk, then hopped in the car and drove off.
Tom'un üç parça bagajı var.Tom has three pieces of baggage.
Tom gezilerde çok bagaj taşımaz.Tom doesn't carry much luggage on trips.
Tom Mary'nin ne kadar bagaj almayı planladığını merak etti.Tom wondered how much luggage Mary was planning to take.
Tom yedek lastiği çıkarmak için bagajı açtı.Tom opened the trunk to get the spare tire.
Tom bagajı açtı ve onu boş buldu.Tom opened the trunk and found it empty.
Ben bagajımın yakında gelip gelmeyeceğini bilmek istiyorum.I'd love to know if my luggage is arriving soon.
Efendim, bağajınızı hızlı bir şekilde kontrol edebilir miyiz lütfen?Sir, can we quickly inspect your luggage please?
O bagajı patlattı.He popped the trunk.
Bagajını üst kata taşımasına yardım ettim.I helped him carry his luggage upstairs.
Bagajımın Tokyo'ya yeniden gönderilip gönderilmediğini bilmek isterim.I would like to know whether or not my luggage was reshipped to Tokyo.
Lütfen o bagajı postaneye götürün.Please take that baggage to the post office.
Sen hiç havaalanında bagajını kaybettin mi?Have you ever lost your luggage at the airport?
Tom ve Mary ağır bagajı taşıyamadı.Tom and Mary couldn't move the heavy trunk.
Arabamın bagajında gitarım var.I've got my guitar in the trunk of my car.
Bagajımı kaybettim.I lost my luggage.
Bir oda görevlisi bagajını taşıyorsa, ona bahşiş vermeyi unutma.If a porter carries your luggage, don't forget to tip him.
Bagajıma dikkat et.Be careful with my luggage.
Bu sizin bagajınız mı?Is this your baggage?
Bagajımızı kaybedip kaybetmediğimizi merak ediyorum.I wonder if we lost our luggage.
Bagajı kim taşıdı?Who carried the luggage?
Onlar çanta ve bagajla geldiler.They came with bag and baggage.
Az bagajla seyahat ederim.I travel light.
Bagajın nerede?Where's your baggage?
O, gücünü göstermek için bağajı kaldırdı.He lifted the trunk to show off his strength.
Bagaja başka hiçbir şey sığmayacak.Nothing else will fit in the trunk.
Bagaj sigortalı.The baggage is insured.
Bagajım henüz geldi.My luggage has just arrived.
Bagajımı açmak zorundayım.I have to unpack my luggage.
Uçakla giderseniz, bagajımı alamayacaksınız.If you go by plane, you won't be able to take much luggage.
Bagajım için yardıma ihtiyacım var.I need help with my luggage.
Tom arabasının bagajında bir av bıçağı bulundurur.Tom keeps a hunting knife in the trunk of his car.
Arabanızın bagajındaki plaj çantasında ne var?What's in the beach bag that's in the trunk of your car?
Onların bagajını çekmeyeceğim.I'm not going to drag their luggage around.
Tom arabasının bagajına yedek lastik koydu.Tom put the spare tire in the trunk of his car.
Tom bavulları bağajdan çıkardı.Tom pulled the suitcases out of the trunk.
Yedek lastik bagajda.The spare tire is in the trunk.
Tom bagajı kapattı.Tom shut the trunk.
Bagajım kayboldu.My luggage got lost.
Senin yedek lastiğini tutmak için en mantıklı yer arabanın bagajındadır.The most logical place to keep your spare tire is in the trunk of your car.
Bagajında sana yardım etmemi ister misin?Would you like me to help you with your luggage?
Tom çantaları arabasının bagajına yükledi.Tom loaded the bags into the trunk of his car.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod