İsterdim ki Sophia Loren'inkiler gibi bacaklarım ve efsanevi göğüslerim olsun.Yes, I would love to have Sophia Loren's long legs and legendary breasts.
Küçük kurbağa bacakları var.Or if geologists were elephants?
Sonrasında, sırtlarına, bacaklarına yardım edebilirsiniz.And then you would just help even out their back, their back their
Kolların ve bacaklarına noldu?Where are your arms and legs?
O küçük tombul bir vücut ve hassas bir gaga ve ince ince bacakları vardı.He had a tiny plump body and a delicate beak, and slender delicate legs.
"Tha tha 'tha beri bacaklar' kullanılmış hiç doğan, bana öyle geliyor."Tha's never used tha' legs since tha' was born, it seems to me.
Bacaklarını dışarı doğru uzatacak.It is going to extend its legs out.
Bacakların takip etmiyor.Your legs won't follow.
Şimdi, bacaklarını omuz genişliğinde ayır.Now, spread your legs shoulder width apart.
Engelleri ve diğer şeyleri aşabilmeleri için uzun bacaklara sahipler.And they've got their long legs so they can step around obstacles and so on.
Hall'un bacaklar.Hall's legs.
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Leastways, his legs are.
Onun rakam dolgunluk eğilimli yaptığı kısa bacaklarda bu eğim vurgulanabilir.His figure inclined to embonpoint; his short limbs accentuated this inclination.
"Ben bacaklarının salmak için gidiyorum."I'm going to let off at his legs.
Uyuyan Eros'ta figür boylu boyunca uzanmıştı, kollar ve bacakları bize doğru sarkıyordu.She does. There's alot of movement.
Kollarımızı, bacaklarımızı kaybediyoruz, travma yaşıyoruz ve hayatımızı veriyoruz.We lose limbs, endure trauma and give our lives.
Herkül göğüs, kol ve bacakların en az altı metre, yüksekliği altı inç.less than six feet six inches in height, with the chest and limbs of a Hercules.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Junkies find veins in their toes when the ones in their arms and their legs collapse.
Irak'tan kol ve bacaklarını kaybetmiş dönen 370 asker var.There are 370 soldiers that have come back from Iraq that have lost limbs.
Asya'da bir at koşuyor, kurtlar Brezilya'da bacaklarını geliştiriyor.A 'roo hops in Oz; a horse runs in Asia; and a wolf evolves stilt legs in Brazil.
Sanki bacaklarım tahtadanmış gibi yürüyordum.I walked as though my legs were wooden.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Then they strapped my legs and arms to the metal bed with thick leather straps.
Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim.All right. Just... Just wanted to feel the power between my legs, brother.
"Tek dostlarım bacaklarımdır.I only trust my legs."
Üst kolunuz uzanmış biçimde vücudunuz bacaklarınız ile Başlangıç pozisyonu almak içinWith your upper arms extended, pull back until your torso is at a 90-degree angle from your legs.
Beni tekrar görürse bacaklarımı kırmakla tehdit ediyordu!He threatened to break my legs if he saw me again!
Hayır hayır, arka bacaklarının üstüne çıkman gerek.No, no, no, no. You're going to have to get on the back legs.
Arka bacakları tuttum.I got the back legs.
Arka bacakları mı?You have the back legs?
Hayır abi, ön bacakların üstündesin!No, you have the front legs, my friend.
Birisi ön bacakları tutsun.Somebody get the front legs.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.This is the place where we make the legs.
Adamın bacakları yoktu ve sadece bir kolu vardı.The man was without legs and only with one arm.
Niye yapma bacakların yok?"Why don't you have the artificial legs?"
Ona bacakları kim yapacak?"Who is going to make the legs for him?"
Bacakları şişmiş ve dizleri sertleşmişti, dolayısıyla uzun bir hazırlığa ihtiyaç vardı.The legs were swollen and the knees were stiff, so he needed a long preparation.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.And slowly, slowly week after week his legs were improving.
Mahmut yeni bacaklarıyla tahliye edilecekti.Mahmoud was going to be discharged with his new legs.
Bir yaşındayken bacaklarım kesildi. Ondan beri, her yerde deli gibi koşuyorum.I was amputated at age one, and I've been running like hell ever since, all over the place.
Ve bu üzerinde olduğum bacaklar - şimdi çıkaracağım.These legs that I was on, which I'll take out right now --
Dünyada bu bacakların üzerinde olan ilk insanım --I was the first person in the world on these legs.
Niçin onlara bacaklarını göstermiyorsun?Why don't you show them your legs?
Peki, bunlar benim güzel bacaklarım.Well, these are my pretty legs.
Aslında bu bacakların üzerinde duramaz.She can't really stand on these legs.
Bu yüzden, bunlar koşu bacaklarım, ve giyebilirim benim diğer...So, these are the sprint legs, and I can put my other...
Diğer bacakları kimin tasarlardığını söylermisin bize?Can you tell about who designed your other legs?
Hayır, bu bacaklar harika.No, these legs are great.
Bacaklarım titriyordu.And my legs were just trembling.
Bacaklarımı hissetmiyordum.I couldn't feel my legs.
TÜm vücudum işin içinde, bacaklarım, merkez bölgem dengeyi sağlıyor.Ok. My other shoulder again working to just keep me nice and stable.
Eğik bençe sırt üstü uzanın ve iki elinizle bacaklarınızı dümdüz uzatınYour legs should be fully extended with a slight bend in your knees.
Orada, bu saldırıda bacaklarını kaybetmiş bir bayan daha var.There's a lady over there as well who lost her legs in this bombing.
Beni oraya taşısana. Kolları ve bacakları bitirdin, sırada ne var? Göğüslerin.Carry me up there. you've finished the arms and legs, what's next? your breasts.
Bacaklarımı da.My legs, too.
Kollarımı ve bacaklarımı kestirmek.To have my arms and legs cut from my body.
Durma. Bacaklarım.Don't stop now.
'Ben tutulan tüm bacaklarda çok esnek'I kept all my limbs very supple
Sonra da bacaklarda takılıp kaldı.And then she got all caught up in the legs.
"Ama bacaklar ne oluyor, nasıl duruyor, anne?"But how would the legs go, Mom?
Bacakları anlayamadım."I don't understand the legs."