bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.jeho hnáty zo železa a jeho nohy čiastočne zo železa a čiastočne z hliny.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.그 종아리는 철이요 그 발은 얼마는 철이요 얼마는 진흙이었나이다
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.Lábszárai vasból, lábai pedig részint vasból, részint cserépbõl valának.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.le gambe di ferro e i piedi in parte di ferro e in parte di creta
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.ống chơn bằng sắt ; và bàn chơn thì một phần bằng sắt một phần bằng đất_sét .
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.ống chơn bằng sắt; và bàn chơn thì một phần bằng sắt một phần bằng đất sét.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.pahanya dari besi dan kakinya sebagian dari besi dan sebagian lagi dari tanah liat
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.seine Schenkel waren Eisen, seine Füße waren eines Teils Eisen und eines Teils Ton.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.Sen sääret olivat rautaa, sen jalat osaksi rautaa, osaksi savea.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.ses jambes, de fer; ses pieds, en partie de fer et en partie d`argile.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.stegna njena iz železa, noge njene nekaj iz železa in nekaj iz ila.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.sus piernas eran de hierro; y sus pies en parte eran de hierro y en parte de barro cocido
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.zijn benen van ijzer en zijn voeten waren van een mengsel van ijzer en klei.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.αι κνημαι αυτης εκ σιδηρου, οι ποδες αυτης μερος μεν εκ σιδηρου, μερος δε εκ πηλου.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.голени его железные, ноги его частью железные, частью глиняные.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.краката му от желязо, нозете му отчасти от желязо, а отчасти от кал.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.שקוהי די פרזל רגלוהי מנהון די פרזל ומנהון די חסף׃
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.ساقاه من حديد. قدماه بعضهما من حديد والبعض من خزف.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.腿 是 鐵 的 、 腳 是 半 鐵 半 泥 的
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.腿 是 鐵 的 、 腳是 半鐵半泥的
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.A ich nohy boly rovné, a spodok ich nôh bol ako spodok nohy teľaťa, a leskly sa na pohľad ako vyleštená meď.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Chơn nó thẳng , bàn chơn như bàn chơn bò con đực ; sáng_ngời như đồng bóng_nhoáng .
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Chơn nó thẳng, bàn chơn như bàn chơn bò con đực; sáng ngời như đồng bóng nhoáng.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Deres ben var rette, og deres fotblad var som kloven på en kalv, og de blinket likesom skinnende kobber.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Ja säärivarret niillä oli suorat ja jalkaterät kuin vasikansorkat, ja ne välkkyivät kuin kiiltävä vaski.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Kakinya lurus dan mengkilap seperti perunggu yang digosok. Jari kakinya berkuku seperti kuku banteng
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.그 다리는 곧고 그 발바닥은 송아지 발바닥 같고 마광한 구리같이 빛나며
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.och deras ben voro raka och deras fötter såsom fötterna på en kalv och de glimmade såsom glänsande koppar.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Sus piernas eran rectas, y sus pezuñas eran como pezuñas de becerro que centelleaban como bronce bruñido
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Und ihre Beine standen gerade, und ihre Füße waren gleich wie Rinderfüße und glänzten wie helles glattes Erz.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.а ноги их – ноги прямые, и ступни ног их – как ступня ноги у тельца, и сверкали, как блестящая медь.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.ורגליהם רגל ישרה וכף רגליהם ככף רגל עגל ונצצים כעין נחשת קלל׃
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.وارجلها ارجل قائمة واقدام ارجلها كقدم رجل العجل وبارقة كمنظر النحاس المصقول.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.他 們 的 腿 是 直 的 、 腳 掌 好 像 牛 犢 之 蹄 、 都 燦 爛 如 光 明 的 銅
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.他 們 的 腿 是 直 的 、 腳掌 好像 牛犢之蹄 、 都燦爛 如 光明 的 銅
Bacaklarımda hiç his yoktu.Chân tôi không cử động dược nữa.
Bacaklarımda hiç his yoktu.Ich konnte meine Füße nicht bewegen.
Bacaklarımda hiç his yoktu.Jeg havde ingen bevægelse i benene.
Bacaklarımda hiç his yoktu.Je ne pouvais pas bouger mes jambes.
Bacaklarımda hiç his yoktu.제 다리는 움직일수 없었고 혈전을 예방하기 위해
Bacaklarımda hiç his yoktu.Não tinha nenhum movimento nas pernas.
Bacaklarımda hiç his yoktu.Neměla jsem pohyb v nohou.
Bacaklarımda hiç his yoktu.Nem tudtam mozgatni a lábaimat.
Bacaklarımda hiç his yoktu.Non avevo alcun movimento nelle mie gambe.
Bacaklarımda hiç his yoktu.No podía mover las piernas.
Bacaklarımda hiç his yoktu.Nu-mi puteam mișca piciorele.
Bacaklarımda hiç his yoktu. Üzerimde kan pıhtılarından koruması için bir korse vardı.Ik kon mijn benen niet bewegen en droeg steunkousen om bloedklonters tegen te gaan.
Bacaklarımda hiç his yoktu. Üzerimde kan pıhtılarından koruması için bir korse vardı.Nemohla som hýbať nohami, mala som na nich tesné pančuchy, ktoré ma chránili pred krvnými zrazeninami.
Bacaklarımda hiç his yoktu. Üzerimde kan pıhtılarından koruması için bir korse vardı.Nie mogłam poruszać nogami, na które założono mi ciasne pończochy zapobiegające zakrzepom.
Bacaklarımda hiç his yoktu. Üzerimde kan pıhtılarından koruması için bir korse vardı.Saya tidak bisa menggerakkan kaki saya, saya dipasangi stoking untuk melindungi dari pembekuan darah.
Bacaklarımda hiç his yoktu.Δεν κινούσα τα πόδια μου.
Bacaklarımda hiç his yoktu.Мои ноги не двигались.
Bacaklarımda hiç his yoktu.Не можех да движа краката си.
Bacaklarımda hiç his yoktu.لم يكن لدي أي حركة في قدمي. كنت مرتدية جوارب ضيقة في رجلّي
Bacaklarımda hiç his yoktu.血栓を防ぐ圧縮タイツを履いていました
Bacaklarımı açmamla başka bir kadın daha geldi ve bu kadının bir bıçağı vardı.A jak jsem je roztáhla, přišla jiná žena. A donesla nůž.
Bacaklarımı açmamla başka bir kadın daha geldi ve bu kadının bir bıçağı vardı.Alors que j'écartais mes jambes, une autre femme s'est approchée. Elle avait un couteau.
Bacaklarımı açmamla başka bir kadın daha geldi ve bu kadının bir bıçağı vardı.Als ich meine Beine öffnete, kam eine andere Frau, und diese Frau hielt ein Messer in der Hand.
Bacaklarımı açmamla başka bir kadın daha geldi ve bu kadının bir bıçağı vardı.Appena ho aperto le gambe, è arrivata un'altra donna, e questa donna portava un coltello.
Bacaklarımı açmamla başka bir kadın daha geldi ve bu kadının bir bıçağı vardı.Enquanto abria as pernas, apareceu outra mulher e essa mulher trazia uma faca.