bacağım ile cümle

bacağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sağ bacağımı hareket ettiremiyorum.I can't move my right leg.
Bacağımın kırık olduğunu biliyordum.I knew my leg was broken.
İlk başta, benim bacağımın kırık olduğunu bilmiyordum.At first, I didn't know that my leg was broken.
Bu sabah uyandığımda bacağımın her tarafında sivrisinek ısırıkları vardı.I had mosquito bites all over my legs when I woke up this morning.
Ben bacağımı kahve masasına çarptım.I banged my leg on the coffee table.
Benim bacağım kırık. Hareket ettiremiyorum.My leg is broken. I can't move.
Bacağımın kırık olduğunu düşünüyorum. Hareket ettiremiyorum.I think that my leg is broken. I can't move.
Bacağımın kırık olduğunu düşünüyorum. Hareket edemiyorum.I think that my leg is broken. I can't move.
Ben küçükken bacağımı kırdım, ben çok acı çektim.When I was small and I broke my leg, I suffered a lot.
Kırık bir bacağım var.I have a broken leg.
Yanlışlıkla kendimi bacağımdan vurdum.I accidentally shot myself in the leg.
Kendimi bacağımdan vurdum.I shot myself in the leg.
Bacağım şimdi iyi.My leg is fine now.
Bacağım incimeseydi seninle kamp yapmaya giderdim.I'd go camping with you if my leg didn't hurt.
Her iki bacağımı da kırdım.I broke both of my legs.
Benim sağ bacağım kırık.My right leg is broken.
Benim sol bacağım kırık.My left leg is broken.
Bacağım kırıldı.My leg was broken.
Tom'un köpeği bacağımı ısırdı.Tom's dog bit my leg.
Tom bacağımı sardı.Tom bandaged my leg.
Sol bacağımdan ameliyat oldum.I had an operation on my left leg.
Sol bacağımda bir morluk var.I have a bruise on my left leg.
Sol bacağımda bir yara var.I have a bruise on my left leg.
Sol bacağımda bir çürük var.I have a bruise on my left leg.
Bacağımda kramp var.I have a cramp in my leg.
Sıcak su şişesi bacağımı yakıyor.The hot water bottle is burning my leg.
Tom'a kırık bir bacağım olduğunu söyle.Tell Tom I've a broken leg.
Tom'a, kırık bir bacağım olduğunu söyle.Tell Tom that I've a broken leg.
Bacağıma ve kalemlere kopya yapardım.I used to make copies on my leg and pencils .
Bunlar gözümdeki hücreler olabilir yahut beynimdeki hücreler veya bacağımdaki hücreler.These could be cells in my eyes or the cells in my brain or the cells on my leg.
Bacağım kırık, sırtımda da bir gariplik var.This is Garrison.
İki uzvum yok. iki bacağımdaki baldır kemikleri olmadan dünyaya gelmişim.I'm a double amputee, and I was born without fibulas in both legs.
Bacağım çıkacak.My legs will come off.
Burada bir sürü bacağım var.No, I've got so many legs in here.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.And as I lifted my leg out of bed, she reached for my crutches and handed them to me.
Yani bizim bacağımızın uzunluğu 147.5 milimetreden büyük ve 152.5 milimetreden küçük bir değerdir. .So the width of our leg has to be greater than 147.5 millimeters and less than 152.5 millimeters.
Ah, bacağım!Ow, my leg!
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.I have some terrible scars on my legs from where I stabbed myself.
Lisede, abur cubur almaya giderken... ...bacağımı kırığım günü hatırlıyor musun?You know, you remember when I broke my leg running out for dinner in senior high?
Bacağım yerine şimdi buram acıyor.What hurts now is not my leg but here...
Benim sol elim ve bacağımda şiddetli bir titreme var.In my case, my left hand has a significant tremor and my left leg also.
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.My left leg got caught up in the wheel well -- spun it around.
Sonra bacağımı kaptı ve götürdü. Bana ne olacaktı?I'm 80 miles from shore, what's going to happen to me?
Neredeyse onun müziğiyle dans etmekten bacağımı kıracaktım.And I almost broke my leg dancing to his music.
'...bir timsah sıçrayıp bacağımın bir tanesini ısırdı.Alligator jumped and bit my leg off.
Doktor bacağımı iyi tedavi etti.Le médecin a bien soigné ma jambe.
Biyonik bacağım hep güvenlik kapılarının ötmesine sebep olur.Ma jambe bionique fait toujours sonner les portiques de sécurité.
İki elim ve iki bacağım var.Tengo dos manos y dos piernas.
Benim bacağımda bir mantar var ve o çok kaşınıyor .У меня грибок на ноге и он очень зудит.
Bacağıma ve kalemlere kopya yapardım.И нарисовал на бочке голову и ножки.
Bacağım hâlâ uyuşuk.Mijn been is nog steeds verdoofd.
Çabuk ol! Bacağım yanıyor!Schiet op! Mijn been staat in brand!
Bacağıma ve kalemlere kopya yapardım.Писав, тримаючи олівця в зубах.
İki elim ve iki bacağım var.Két kezem és két lábam van.
Bacağıma ve kalemlere kopya yapardım.Anh phác thảo bàn tay ấm trà bằng giấy vẽ và bút chì.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.20년 전이었으면, 아마 제 다리를 잘라내고 그저 기도했겠죠. 15%의 생존률이었으니까요.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.20 anni fa, i dottori mi avrebbero tagliato la gamba e sperato, e il tasso di sopravvivenza era del 15%.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.20 lat tamu obcięto by mi nogę z nadzieją na 15 procent szans na przeżycie.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.20 лет назад доктора оттяпали бы мне ногу и молились бы, потому что выживаемость была 15%.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.Hace 20 años los médicos me hubieran amputado la pierna; había un 15% de supervivencia.

İlgili Sayfalar