bacağı ile cümle

bacağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Görür ki köpeğin bacağında büyük bir yara var.Βλέπει ότι ο σκύλος έχει μια μεγάλη πληγή στο πόδι του.
Görür ki köpeğin bacağında büyük bir yara var.Вижда, че животното има сериозна рана на крака си.
Görür ki köpeğin bacağında büyük bir yara var.Тут он увидел, что у собаки на одной из лап - большая рана.
Görür ki köpeğin bacağında büyük bir yara var.הוא רואה שלכלב יש פצע גדול ברגל.
Görür ki köpeğin bacağında büyük bir yara var.شاهد ان الكلب مصاب اصابة بليغة
Görür ki köpeğin bacağında büyük bir yara var.その傷はウジ虫にたかられていました。
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Als du das Bein der Schabe angefasst hast, wie fühlte sich das an?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Când ai atins piciorul gândacului, cum s-a simţit?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Cuando tocaste la pata de la cucaracha, ¿qué sentiste?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Da du rørte kakkelarkens bens, hvordan var det?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Kiedy dotknąłeś nogi karalucha, co czułeś?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?바퀴벌레 다리를 만져보면 어떤 느낌이 들지?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Quando hai toccato la zampa della blatta, che sensazione dava?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Quand tu as touché la patte du cafard, qu'as-tu senti?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Toen je die kakkerlakpoot aanraakte, hoe voelde dat aan?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Когато пипна крака на хлебарката, какво усети?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Когда ты трогал лапку таракана, ты что-то почувствовал?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?כאשר נגעת ברגלו של התיקן, מה הייתה התחושה?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?عندما تلمس ساق الصرصور، بماذا شعرت ؟
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?なにか気付いたことある?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Als du das Bein der Schabe angefasst hast - können wir ihm ein Mikro geben?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Când ai atins piciorul gândacului - poţi să iei microfonul pentru el?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Cuando tocaste la pata de la cucaracha. ¿pueden ponerle el micróono?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Da du rørte ved kakkelarkens ben -- kan du give ham en mikrofon?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Kiedy dotknąłeś nogi karalucha... - Możecie mu podać mikrofon?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?우리가 바퀴벌레의 다리를 만지면 -- 마이크를 좀 갖다 주시겠어요?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Quando hai toccato la zampa della blatta -- possiamo dargli un microfono?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Quand tu as touché la patte du cafard -- on peut lui trouver un micro?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Toen je die kakkerlakpoot aanraakte - kan je hem even de microfoon geven?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Когато пипна крака на хлебарката... може ли да му дадете микрофона?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?Когда ты трогал лапку таракана... Можно ему микрофон?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?כאשר נגעת ברגלו של התיקן -- אתה יכול להגיע אליו עם המיקרופון?
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?عندما تلمس ساق الصرصور -- هل تستطيع أن تعطيه الميكرفون ؟
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda -- ona bir mikrofon verebilir misin?ゴキブリの足を触った時どんな感触だった?
Hatta bacağıma bir ip bağladı, ve ipin öbür ucu ellerinin arasındayken uykuya daldı.Sie bindet mir sogar ein Seil um mein Bein und hält es in ihrer Hand, wenn sie schläft.
Hatta bacağıma bir ip bağladı, ve ipin öbür ucu ellerinin arasındayken uykuya daldı.Она даже завязывала веревку вокруг моей ноги и держала ее в руке, пока спала.
Hayvan kalkıp ayrılana kadar veya kafasını bacagınıza koyana kadar yapmaya devam edin.Powtarzajcie to, aż pies wyjdzie lub położy łeb wam na kolanach.
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Haar wagen-spaken gemaakt van lange spinners 'poten;
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Hänen waggon-pinnoja teki pitkän uistinta "jalat;
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Hendes vogn-eger lavet af lange spindere 'ben;
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Hennes vagn-ekrar gjorda av långa spinnare "ben;
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Her Tovorna avto-napere iz dolgih vrtalnike kraki;
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Her Waggon-küllős készült hosszú Spinners lábát;
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Ihr Wagen-Speichen lange Spinner "Beine gemacht;
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Il suo vagone-raggi fatto di filatori gambe lunghe ';
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Její voze-paprsky z dlouhých nohou přadleny ";
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Jej voze-lúče z dlhých nôh práčky ";
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Jej wóz-szprychy wykonane z długie nogi obrotówki ";
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Seu vagão-raios feitos de pernas longas spinners ";
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Son char-rayons en jambes longues filatures;
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Su carro radios hechas de piernas hilanderos largo ';
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Waggon-ακτίνες της έκανε τα πόδια μακρύ κλώστες "?
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Ее вагон-спицы изготовлены из ноги долго прядильщиков ';
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Нейният вагон-спици на краката, дълги предачите;
Hey senin başın, belin, bacağın, baldırınEi, sua cabeça, cintura, pernas, panturrilhas
Hey senin başın, belin, bacağın, baldırınHejsa! Du har hovede, talje, ben og lårben
Hey senin başın, belin, bacağın, baldırınHe Kälber ThereYour Kopf, Taille, Beine,
Hey senin başın, belin, bacağın, baldırın İyi! İyi hissediyor musun?Мазафакин джэентельмен.
Hey senin başın, belin, bacağın, baldırın İyi!Je gezicht, je vormen en je benen zijn perfect
Hey senin başın, belin, bacağın, baldırın İyi!있잖아 말이야 너의 머리 허리 다리 종아리 말이야

İlgili Sayfalar