bacağı ile cümle
bacağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Heriki bacağımdada morluklar var.I got bruises on both legs.
Çitin üzerinde bacağımı salladım.I swung my leg over the fence.
Noel günü, Tom'un sağ bacağı hâlâ alçılıydı.On Christmas Day, Tom's right leg was still in a cast.
Bacağım o köpek tarafından ısırıldı.My leg was bitten by that dog.
Bir kalamarın on bacağı vardır.A squid has ten legs.
Bacağım ağrıyor.My leg is aching.
Tom bacağında bir ağrıyla karşılaştı.Tom experienced a pain in his leg.
Tom'un bacağı iyileşiyor.Tom's leg is healing.
Bir bisiklete binerken iki bacağımı da kırdım.I broke both my legs riding a bicycle.
Booth sahne zeminine çarptığında bacağını kırdı.Booth broke his leg when he hit the stage floor.
Keşke bacağım bu kadar çok acımasa.I wish my leg didn't hurt so much.
O kazada sağ bacağım yaralandı.My right leg was injured in that accident.
Onun sıska bir sakalı bozuk bir bacağı var.He has a scraggly beard and a bum leg.
O bacağını kırdığında acıdan bağırıyordu.When he broke his leg he was screaming out in pain.
Tom yanlışlıkla kendini bacağından vurdu.Tom shot himself in the leg accidentally.
Tom futbol oynarken bacağını incitti.Tom hurt his leg while playing football.
Tom'un sağ bacağında bir çürük vardı.Tom has a bruise on his right leg.
Tom'un sadece bir bacağı vardı.Tom had only one leg.
Tom düştü ve bacağını incitti.Tom fell and hurt his leg.
Tom paslı bir pala ile Mary'nin bacağını kesti.Tom hacked Mary's leg off with a rusty machete.
Bir köpek onun bacağını ısırdı.A dog bit her leg.
Bir kaza geçirdi ve bacağını kırdı.He had an accident and fractured his leg.
Tom bacağını incitti ve neredeyse yürüyemiyor.Tom hurt his leg and can barely walk.
Tom bacağını incitti ve zar zor yürüyebiliyor.Tom hurt his leg and can barely walk.
Tom'un tek bacağı üzerinde durma sorunu var.Tom has trouble standing on one leg.
Tom'un bacağı birkaç haftadır alçıda.Tom has had his leg in a cast for a few weeks now.
Tom'un bacağında kötü bir kesiği var.Tom has a nasty cut on his leg.
Tom bacağından vuruldu.Tom got shot in the leg.
Tom'un üzerinde duracağı bir bacağı yok.Tom doesn't have a leg to stand on.
Tom bacağını kırdı.Tom broke his leg.
Sanırım bacağımı kırdım.I think I broke my leg.
Bacağım uyuştu, bu yüzden ne yaparsan yap, şimdi bacağıma dokunma.My leg's gone to sleep, so whatever you do, don't touch my leg now.
Bacağım uyuşmuş. Hemen kalkabileceğimi sanmıyorum.My leg's gone to sleep, so I don't think I can stand up right away.
O sol bacağından ameliyat oldu.He has had surgery on his left leg.
Tom bacağının kırık olduğunu düşünüyor.Tom thinks his leg is broken.
Tom'un bacağında bir kramp var.Tom had a cramp in his leg.
Onun sağ bacağına bir top çarptı.A ball hit her right leg.
Bacağım iyileştikten sonra tekrar gezinebileceğim.After my leg heals, I'll be able to move around again.
Sadece senin bacağını çekti. Bu bir şaka.She just pulled your leg. It's a joke.
O, kırık bacağını tedavi etti.She treated his broken leg.
En hızlı atın bile sadece dört bacağı vardır.Even the fastest horse only has four legs.
Yeni bir masa alacaktım ama kocam kırık bacağı onardı.I was going to buy a new table, but my husband fixed the broken leg.
Her iki bacağımı kırdığım dan beri koltuk değneği kullanıyorum.I'm on crutches since I broke both my legs.
O bacağından yaralandı.He was injured in the leg.
Bir kedinin bir kuyruğu ve dört bacağı var.A cat has a tail and four legs.
Horoz bacağımı gagalıyor.The rooster is pecking at my leg.
Ben ata binemem. Bacağım kırık.I cannot ride a horse. My leg is broken.
Yüzemem. Benim bacağım kırık.I cannot swim. My leg is broken.
Aslında dört bacağımız vardır.We actually have four legs.
Tom sağ bacağında siyah bir çürüğe sahip.Tom has a black bruise on his right leg.
Köpek balığı onu bacağından yakaladı.The shark seized him by the leg.
Tom beni bacağımdan vurdu.Tom shot me in the leg.
Tom'un sağ bacağında büyük bir morluk var.Tom has a huge bruise on his right leg.
Cerrah yanlış bacağı kesti.The surgeon amputated the wrong leg.
Bacağımın kırılması riskini istemiyorum.I don't want to risk breaking my leg.
Tom'un bacağı kanıyor.Tom's leg is bleeding.
Tom'un kedisi bacağına dayalı kıvrılıp yatmıştı.Tom's cat snuggled against his leg.
Tom'un bacağını kesmek zorunda kaldım.I had to amputate Tom's leg.
Sağ bacağım acıyor.My right leg hurts.
Sol bacağımda hissim yok.I have no feeling in my left leg.