bacağı ile cümle
bacağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.Men om du tänker på det, från mitt huvud till mina händer, till detta ben.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.(Nevetés) Gondolják el, kipattan a fejemből, megrajzolom a kezemmel, majd ott van a lábán.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.Nhưng nếu bạn nghĩ kỹ hơn về điều này, những thứ từ trong đầu tôi qua đôi tay tôi cho tới chân của cậu ta.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.Pomyślcie tylko: z mojej głowy, przez moją dłoń, do jego nogi.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.Si lo piensan... desde mi cabeza a mi manos a esta pierna.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.Tapi jika Anda berpikir tentang hal itu, dari kepala saya ke tangan saya, ke kakinya.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.Αν όμως το σκεφτώ κάπως, από το κεφάλι μου πέρασε στα χέρια μου και μετά στο πόδι του.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.Але подумайте собі - від моєї голови, до моїх рук - до його ноги.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.Но като се замислите, от главата ми, през ръцете ми, до неговия крак.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.אבל אם אתם חושבים על זה, מהראש שלי לידיים שלי לרגל שלו.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.ولكن إن فكرتم في ذلك، من رأسي إلى يدي ثم إلى ساقه.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.私の手へ さらに彼の足へ (笑)
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Aber der andere Teil bereist die Welt, verbindet verschiedene Kulturen miteinander.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Ale ta druhá cestuje po světě a navazuje spojení s jinými kulturami.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Cealaltă parte însă călătoreşte prin toată lumea, conectându-se la diferite culturi.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.De a másik szára a világot járja, és különböző kultúrákhoz kapcsolódik.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Het andere deel reist over de wereld en verbindt zich met verschillende culturen.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.하지만 다른 쪽은 세계를 여행하며, 다른 문화를 연결시켜요.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.länkandes samman olika kulturer.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.lecz jej druga część podróżuje po świecie łącząc różne kultury.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Mais l'autre partie parcourt le monde, en se reliant à différentes cultures.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Ma l'altra parte viaggia per il mondo, connettendosi a culture diverse.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Mas a outra parte viaja pelo mundo, ligando-se a diferentes culturas.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Pero la otra parte viaja por el mundo, conectándose con diferentes culturas.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Tapi bagian yang lain menjelajahi dunia, berkoneksi dengan budaya-budaya lain.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Το άλλο μέρος, όμως, ταξιδεύει τον κόσμο και συνδέεται με διάφορους πολιτισμούς.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.В то время как другая часть путешествует по свету контактирует с другими культурами.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.Другата обикаля света, докосвайки се до различни култури.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.אך חלק אחר בה נודד בעולם, מתחבר לתרבויות שונות.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.والجزء الآخر يحوم حول العالم. مرتبطًا بثقافات مختلفة.
Ama diğer bacağım dünyayı geziyor, farklı kültürler arasında köprüler kuruyor.そんな意味で私の小説は 地域的でありながら 国際的だと
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.A hátsólába egy nyolc drótból font csapdába volt fogva.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.Chân sau của nó bị mắc vào bẫy loại 8 dây
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.Haar achterpoot zat vast in een achtvoudige stropersstrik.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.Hennes bakben hade fastnat i en åtta-trådars snara.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.Její zadní noha se zachytila do pasti tvořené osmi dráty.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.Kaki belakangnya terperangkap pada jerat kawat.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.그 물소의 뒷다리는 여덟 가닥의 올무에 사로잡혀 있었어요.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.La zampa posteriore le era rimasta imprigionata in una trappola a 8 cavi di metallo.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.Piciorul din spate îi fusese prins într-un laţ de sârmă cu 8 fire.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.Sa jambe arrière avait été prise dans un collet à huit fils.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.Sein Hinterlauf hatte sich in einer dickstrangigen Drahtschlinge verfangen.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.Su pierna trasera había estado atrapada en un cepo de alambre.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.Złapała się tylną nogą we wnyki.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.Το πίσω της πόδι είχε πιαστεί σε μια παγίδα με οκτάκλωνο ατσάλινο συρματόσχοινο.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.Её задняя нога попала в кручёную восьмипрядную ловушку.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.Задният ѝ крак се беше оплел в примка от осем нишки бодлива тел.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.Її задня ніжка попала у восмирядну дротяну пастку.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.רגלה האחורית נתפסה במלכודת תיל בן שמונה גידים.
Arka bacağı sekiz telli bir tuzağa yakalanmıştı.罠から抜け出そうと 長く苦しくもがいた結果
Ayakta durmamı sağlayacak kolu ve bacağı sen verdin bana.Annoit minulle käden ja jalan, jonka ansiosta pystyn seisomaan.
Ayakta durmamı sağlayacak kolu ve bacağı sen verdin bana.Dałaś mi rękę i nogę, dzięki której wstałem.
Ayakta durmamı sağlayacak kolu ve bacağı sen verdin bana.Deste-me o braço e a perna que permitiram que me levantasse.
Ayakta durmamı sağlayacak kolu ve bacağı sen verdin bana.Du gav mig armen- -och benet att stå på.
Ayakta durmamı sağlayacak kolu ve bacağı sen verdin bana.Du gav mig min arm - - og mit ben at stå på.
Ayakta durmamı sağlayacak kolu ve bacağı sen verdin bana.Me diste el brazo y la pierna que me permiten andar.
Ayakta durmamı sağlayacak kolu ve bacağı sen verdin bana.Mi hai dato il braccio e la gamba che mi permette di stare in piedi.
Ayakta durmamı sağlayacak kolu ve bacağı sen verdin bana.Μου έδωσες το χέρι και το πόδι χάρη στα οποία στέκομαι όρθιος.
Ayakta durmamı sağlayacak kolu ve bacağı sen verdin bana.Ты дала мне руку и ногу, благодаря которой я могу стоять.
- Bacağı kesmek zorundayım. Bacağıma kimse dokunmuyor.Pieprzyć jego przeprosiny.