bacağı ile cümle

bacağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
77 yaşındaki Friedrich, Linz'de başarılı olunamayan sol bacağının kesilmesi denenmesinde öldü.На 77-годишна възраст Фридрих III умира в Линц след неуспешен опит за ампутация на левия му крак.
Dört bacağı üzerinde yürür.Придвижвал се е на четири крака.
Ayrıca sağ bacağı da sol bacağına göre 6 santimetre daha kısaydı.Левият му крак е с шест сантиметра по-къс от десния.
Savaşta bir bacağını kaybettiğinden topaldır.Момичето е изгубило единия си крак заради катастрофата.
Dört bacağı üzerinde yürür ve yavaş hareket eder.Краката са къси и се движи бавно.
İki bacağı üzerinde yürüyen Velociraptor saatte 40 km hızla koşabilir ve sıçrayabilir.Алозавърът може да развие скорост до 30 km/h на два крака.
Roode, maç boyunca Nakamura'nın bacağına hedef aldı.По време на мача Накамура контузва коляното си.
Norata : Rocket'in sol bacağı protezli babası.Aarch'ın erkek kardeşidir.Нората – баща на Рокет и брат на Арч.
Her iki bacağından yaralanan Abdullayev, Ağdam askeri hastanesine yollandı.Капитан Фудулаки е тежко ранен и е изпратен на лечение в Софийската болница.
Ayrıca sağ bacağı da sol bacağına göre 6 santimetre daha kısaydı.Nakon liječenja ozlijeda, lijeva mu je noga ostala 5 cm kraća nego desna.
Jaina jacen'e arkadan saldırarak bacağını yaraladı.Richie je kobno ranjen od strane Janice nakon što ju je udario.
Kaçmaya çalışan Grimsrud'u bacağından vurur ve tutuklar.Grimsrud pokuša pobjeći, ali Marge ga upuca u nogu i uhiti ga.
8 Temmuz 2012 tarihinde bir gösteri sırasında polis tarafından bacağından vuruldu ve gözaltına alındı.Dňa 8. júla 2012 ho polícia postrelila do nohy a potom uväznila.
Ayrıca sağ bacağı da sol bacağına göre 6 santimetre daha kısaydı.Presadil sa napriek vážnemu zdravotnému postihnutiu: jeho pravá noha bola o osem centimetrov kratšia ako ľavá.
Onun kesik bacağı da kendisiyle birlikte gömüldü.Po jeho boku je tam aj pochovaná.
Bacağı kırılır.Hrozí mu amputácia nohy.
İki bacağı üzerinde yürür ve hızlı koşma yeteneğine sahiptir.Nohy sú ostnené a umožňujú rýchly beh.
Bacağı bütün vücuttaki kanını çekmektedir.Pomáha srdcu pretláčať krv do celého tela.
Hem dört hem de iki bacağı üzerinde yürüyebilir.Chodil pravdepodobne rovnako dobre po všetkých štyroch nohách.
Başka bir söylentiye göre semen Athena'nın bacağına gelir.Po drugi različici je seme padlo na Atenino nogo.
Fakat tam bu sırada bacağında büyük bir abse çıktı.V tistem trenutku sem v nogi začutil močno bolečino.
Şeker hastalığı nedeniyle iki bacağı kesildi.Zaradi hude sladkorne bolezni je ostala brez obeh nog.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.Anton je poskušal pobegniti, a si je pri skoku skozi okno zlomil nogo.
Dört adet bacağı bulunur.Imajo štiri pare nog.
Onun kesik bacağı da kendisiyle birlikte gömüldü.On je sezidal to kapelico in je v njej tudi pokopan.
Hem dört hem de iki bacağı üzerinde yürüyebilir.Rėmėsi tiek keturiomis, tiek dviejomis kojomis.
Anakin iki bacağını ve sağlam kolunu kaybeder.Obi-Vanas nukerta jam abi kojas ir kairę ranką.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.사실, 17살 때까지는 저같은 다른 절단 장애인을 만나본적도 없었어요
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.De fapt, n-am întalnit un alt amputat până la vârsta de 17 ani.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.De hecho, yo no conocí a otro amputado hasta que tenía 17 años.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Do 17 roku życia nie spotkałam nawet nikogo po amputacji.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.En fait, je n'ai jamais rencontré d'autres amputés avant mes 17 ans.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Ik kende zelfs geen andere amputees tot mijn 17e.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.In effetti, non ho mai incontrato altre persone amputate finché non ho avuto 17 anni.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Jag hade faktiskt inte ens träffat en annan amputerad förrän jag var 17.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Na verdade, não conheci nenhum outro amputado senão aos 17 anos.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Thật ra, tôi chưa bao giờ thậm chí gặp người bị cụt khác cho đến khi tôi là 17.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Und tatsächlich, habe ich erst mit 17 einen anderen amputierten Menschen getroffen.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Valójában nem találkoztam más amputálttal egészen 17 éves koromig.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Vlastne, do svojich 17-tich som ani nestretla nikoho s amputáciou.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Vlastně jsem až do svých sedmnácti nepotkala nikoho po amputaci.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Στην πραγματικότητα, δεν είχα γνωρίσει άλλο ακρωτηριασμένο μέχρι που ήμουν 17.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Вообще, я ни разу не встречала другого ампутированного, пока мне не исполнилось 17.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Всъщност никога не бях срещала някого с ампутация, преди да навърша 17 години.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.למעשה, לא פגשתי עוד קטועי רגליים עד לגיל 17.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.في الواقع, لم اقابل شخص مبتور القدمين قبل بلوغي 17 عام.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.それで 障害者の陸上競技会があると聞いたとき
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.20년 전이었으면, 아마 제 다리를 잘라내고 그저 기도했겠죠. 15%의 생존률이었으니까요.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.20 anni fa, i dottori mi avrebbero tagliato la gamba e sperato, e il tasso di sopravvivenza era del 15%.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.20 lat tamu obcięto by mi nogę z nadzieją na 15 procent szans na przeżycie.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.20 лет назад доктора оттяпали бы мне ногу и молились бы, потому что выживаемость была 15%.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.Hace 20 años los médicos me hubieran amputado la pierna; había un 15% de supervivencia.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.Преди 20 години, лекарите щяха да ми отрежат крака и да се надяват, че ще има 15 процента оцеляване.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.לפני 20 שנה, היו הרופאים קוטעים את רגלי ומקווים לטוב, והיה סיכוי של 15 אחוזים לשרוד.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.منذ 20 عام كان الاطباء سيقطعون رجلي كحل لهذه المشكلة ومع توقع بالاستمرار على قيد الحياة بنسبة 15%
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.祈ったでしょう 生存率は15 %でした それが 1980 年代になって
Aa? Sol bacağın da mı auto-mail?Är ditt vänstra ben också auto-mail?
Aa? Sol bacağın da mı auto-mail?A tua perna esquerda também é um auto-mail?
Aa? Sol bacağın da mı auto-mail?Er venstre ben også auto-mail?
Aa? Sol bacağın da mı auto-mail? - Göster, göster!¿Tu pierna izquierda también es de auto-mail? - ¡Enséñanosla!

İlgili Sayfalar