bacağı ile cümle
bacağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şubat 1998'de şeker hastalığı nedeniyle sağ bacağını kaybetti.Em fevereiro de 1998, em virtude de sua diabetes, o cantor teve sua perna direita amputada.
Bir köpeğin dört bacağı var.Um cão tem quatro patas.
Hem dört hem de iki bacağı üzerinde yürüyebilir.Hij kan op zowel vier als twee poten lopen.
1963'te bacağının kırık olmasına rağmen, Fenerbahçe'ye transfer oldu.In 1963 werd hij, ondanks zijn gebroken been toentertijd, overgenomen door Fenerbahçe SK uit Istanbul.
Aynı günlerde Fransa'nın Çin ile yaptığı son hazırlık maçı esnasında Cissé'nin ikinci kez bacağı kırıldı.Bij een oefenwedstrijd voor het Franse voetbalelftal tegen China kreeg Cissé zijn tweede beenbreuk.
Ayrıca sağ bacağı da sol bacağına göre 6 santimetre daha kısaydı.Daardoor werd zijn linkerarm uiteindelijk 7,5 centimeter korter dan zijn rechterarm.
Dört adet bacağı bulunur.Ze hebben vier benen.
Kaçmaya çalışan Grimsrud'u bacağından vurur ve tutuklar.Als Grimsrud vlucht, schiet ze hem in zijn been en arresteert hem.
Bacağın ortasından yatay kesit.Doorsnede door het midden van het been.
İnsan bacağı İnsan vücudunun alt uzuvlarına verilen isimdir.Beenhaar is de benaming voor lichaamsbeharing op de benen van mensen.
Eğer süt emmek istiyorsa annesinin göğsüne ya da bacağına dokunur.Als een veulen wil drinken, blokkeert hij het pad van de moeder, en leunt hij tegen haar borstkas.
Bacağı kırılır.Ze brak haar been.
8 Temmuz 2012 tarihinde bir gösteri sırasında polis tarafından bacağından vuruldu ve gözaltına alındı.Op 8 juli 2012 schoot de politie al-Nimr in een van zijn benen en werd hij gearresteerd.
Savaşta bir bacağını kaybettiğinden topaldır.Kapitein John heeft in de oorlog een been verloren.
Anakin iki bacağını ve sağlam kolunu kaybeder.Ellington brak beide benen en zijn bekken.
Bir süre kovaladıktan sonra geyiği bacağından okla yaralar.Na een tijdje stoppen ze even in verband met de schotwond in haar been.
Dört bacağı üzerinde yürür ve yavaş hareket eder.Het loopt op 4 poten en verheft zich soms op zijn achterpoten.
Asker bacağından yaralandı.De soldaat was gewond aan het been.
Bacağım hâlâ uyuşuk.Mijn been is nog steeds verdoofd.
Çabuk ol! Bacağım yanıyor!Schiet op! Mijn been staat in brand!
Nihayet kırık bacağı iyileşti.Eindelijk is zijn gebroken been genezen.
Her koyun kendi bacağından asılır.Elk mens moet zijn pakje ter markt dragen.
Her koyun kendi bacağından asılır.Ieder moet zijn pakje ter markt dragen.
24 Mayıs 1996'da Zürih Merkez Tren İstasyonu'nda geçirdiği kazada sol kolunu ve sol bacağını kaybetti.24 maja 1996 straciła lewą rękę i lewą nogę w wypadku kolejowym w Zurychu.
Bir video setinde bacağını kırdıktan sonra, müzik yapmaya karar verdi.Po tym, jak złamał nogę w kuchni, zajął się muzyką.
Hareket kabiliyetini geri kazandı, fakat bir bacağı iyileşmedi.Nogę uratowano, choć kolano nie odzyskało pełni sprawności.
Son bacağından yaralanmış, adam ise ölmüştür.Kobieta jest ranna w kolano, mężczyzna nie żyje.
Savaşta bir bacağını kaybettiğinden topaldır.Tam w wypadku stracił nogę.
Édouard Manet'nin bacağının kesilmesine karşı çıktı.Leopold skupił się na wyleczeniu nogi.
Kasım 2013’te Amore bacağındaki kırık sebebiyle ara vermek zorunda kaldı.W listopadzie 2013, podczas jednego z treningów, Amore złamał nogę.
Şeker hastalığı nedeniyle iki bacağı kesildi.Przeszedł amputację obu nóg i chorował na cukrzycę.
Erkekler, kızgınlık dönemindeki dişiler için dövüşür ve birbirlerinin arka bacağını ısırmaya çalışır.Samce walczą między sobą zderzając się łbami, dźgając się nawzajem kłami i smagając ogonami.
Bacağı kırılır.Ma zwichniętą nogę.
Hem dört hem de iki bacağı üzerinde yürüyebilir.Mógł poruszać się zarówno na dwu, jak i na czterech nogach.
İki bacağı üzerinde yürürdü ve çok hızlı koşabilme yeteneği vardı.Obydwoje grali palcami i potrafili grać bardzo szybko.
Koşarken boşalan Hephaistos'un menileri tanrıçanın bacağına gelir.Za nim nieśmiało wychyla się bogini Minerwa w swoim hełmie.
Gördüğü tedavi sonucu bacağı kesilmekten kurtulur.Terapia, której się podjął spowodowała ostatecznie, że uwolnił się od nałogu.
Tom'un sadece bir bacağı var.Tom ma tylko jedną nogę.
8 Temmuz 2012 tarihinde bir gösteri sırasında polis tarafından bacağından vuruldu ve gözaltına alındı.Den 8 juli 2012 blev han skjuten av polis i benet och arresterad.
VI. Alfonso savaştan sağ çıkmıştır fakat bacağını kaybetmiştir.Alfonso överlevde men miste ett ben.
Geçirdiği uçak kazasında bir bacağını kaybettiğinde, ona "konforsuz ahşap takma bacak" takıldı.När han förlorade ett ben i en flygkrasch, fick han en "obekväm träersättning".
Şubat 1998'de şeker hastalığı nedeniyle sağ bacağını kaybetti.Redan i juli fick han dock problem med höger axel.
Burada iken bacağında bir abşe çıktı ve doktorlar iyileştiremediler.Kungen led av spetälska och hans läkare kunde inte bota honom.
İnsan bacağının uzun ve belirgin kemikleri femur, tibia ve fibuladır.Benen är proportionellt sett långa och kraftiga, med förtjockade lår och skenben (femur och tibia).
Sağ bacağı tahtadandır.Höger ben är jord.
Bacağı kırılır.Benet är gipsat.
Dört bacağı üzerinde yürür ve yavaş hareket eder.Пересувався на чотирьох ногах, при цьому досить повільно.
Önemli olan serbest bacağın konumudur.Це в першу чергу стосується пухлин шкіри обличчя.
Hareket kabiliyetini geri kazandı, fakat bir bacağı iyileşmedi.Згодом до нього повернулася дієздатність, але одна нога залишилася ураженою.
Bacağı kırılır.Ногай загинув.
Bacağında ağrı ve ödem oluşan patenci yaklaşık 18 ay boyunca kayamadı.Через травми і хвороби не виходила на лід більше 19 місяців.
Kaçmayı başarırlar ama sonra Bellick bacağından vurulup yakalanır.Бейлі намагаєтсья втекти, та його застрелює Люк.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.Данило витягнув із кишені гранату і розбив вікно.
Bacağıma ve kalemlere kopya yapardım.Писав, тримаючи олівця в зубах.
8 Temmuz 2012 tarihinde bir gösteri sırasında polis tarafından bacağından vuruldu ve gözaltına alındı.Dne 8. července 2012 byl policií postřelen do nohy a poté uvězněn.
Şeker hastalığı nedeniyle iki bacağı kesildi.Kvůli postupující cukrovce přišel o obě nohy.
Bacağı kırılır.Má zlomenou nohu.
Rakibin bacağını açarak kasığına doğru tek ya da iki bacağıyla da yapılan hareket.Při shybu si pomáhejte jednou nebo oběma nohama při pohybu nahoru.
Kaçış sırasında MacMillan bacağından yaralanır ve Price onu kaçış noktasına kadar taşır.MacMillan byl zraněn a Price ho odvedl do bezpečí.
Örnek olarak Grek Hoplitleri her bacağı için bronz dizçekler kullanmıştır.Řečtí těžkooděnci (hoplité) nosili bronzové holenice na obou nohách.