Sesler mükemmel bir Babil onlar yaptı.誰もが、それは見えた、いつものように知って、すべて一度にヒット、そしてサンディWadgersされていた
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Aber Zedekia ließ er die Augen ausstechen und ihn in Ketten binden, daß er ihn gen Babel führte.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Ale oczy Sedekijaszowi wyłupił, a związawszy go łańcuchami miedzianemi prowadził go do Babilonu.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Al rey Sedequías le sacó los ojos y lo aprisionó con cadenas de bronce para llevarlo a Babilonia
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.A oči Cedekiášove oslepil a poviazal ho dvoma medenými reťazami, aby ho odviedol do Babylona.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Apoi a pus să scoată ochii lui Zedechia, şi a pus să -l lege cu lanţuri de aramă, ca să -l ducă la Babilon.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.A Sedékiás szemeit pedig kitolatá, és vasba vereté õt, hogy elvigye õt Babilonba.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Cavò poi gli occhi a Sedecìa e lo legò con catene per condurlo a Babilonia
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Cegou os olhos a Zedequias, e o atou com cadeias de bronze, para levá-lo a Babilônia.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Daarna stak hij Zedekia de ogen uit, boeide hem met ijzeren ketens en zond hem naar Babel.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.derpå lod han Øjnene stikke ud på Zedekias og lod ham lægge i Kobberlænker for at føre ham til Babel.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Ðoạn , khiến móc mắt vua Sê-đê-kia , dùng xiềng mà xiềng lại , để điệu về Ba-by-lôn .
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Ðoạn, khiến móc mắt vua Sê-đê-kia, dùng xiềng mà xiềng lại, để điệu về Ba-by-lôn.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.In Zedekiju je oslepil oči in ga zvezal z dvema bronastima verigama, da ga odpelje v Babilon.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.왕이 또 시드기야의 눈을 빼게하고 바벨론으로 옮기려 하여 사슬로 결박하였더라
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Oči pak Sedechiášovy oslepil, a svázav ho řetězy ocelivými, dovedl jej do Babylona.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Og Sedekias lot han blinde, og han lot ham binde med to kobberlenker for å føre ham til Babel.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Puis il fit crever les yeux à Sédécias, et le fit lier avec des chaînes d`airain, pour l`emmener à Babylone.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Setelah itu Zedekia dicungkil matanya, lalu dibelenggu dan dibawa ke Babel
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü. Sidkiya öldüğü güne dek cezaevinde tutuldu.시드기야의 두 눈을 빼고 사슬로 결박하여 바벨론으로 끌어다가 그 죽는 날까지 옥에 두었더라
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü. Sidkiya öldüğü güne dek cezaevinde tutuldu.ואת עיני צדקיהו עור ויאסרהו בנחשתים ויבאהו מלך בבל בבלה ויתנהו בבית הפקדת עד יום מותו׃
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü. Sidkiya öldüğü güne dek cezaevinde tutuldu.واعمى عيني صدقيا وقيده بسلسلتين من نحاس وجاء به ملك بابل الى بابل وجعله في السجن الى يوم وفاته
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü. Sidkiya öldüğü güne dek cezaevinde tutuldu.並 且 剜 了 西 底 家 的 眼 睛 、 用 銅 鍊 鎖 著 他 、 帶 到 巴 比 倫 去 、 將 他 囚 在 監 裡 、 直 到 他 死 的 日 子
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü. Sidkiya öldüğü güne dek cezaevinde tutuldu.並且剜 了 西 底 家 的 眼睛 、 用銅鍊鎖 著 他 、 帶到 巴比 倫去 、 將 他 囚在 監裡 、 直 到 他 死 的 日子
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Sitten hän sokaisutti Sidkian silmät ja kytketti hänet vaskikahleisiin viedäkseen hänet Baabeliin.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.а Седекии выколол глаза и заковал его в оковы, чтобы отвести его в Вавилон.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.При това, избоде очите на Седекия, и върза го с две медни окови, за да го заведе във Вавилон.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.ואת עיני צדקיהו עור ויאסרהו בנחשתים לביא אתו בבלה׃
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.واعمى عيني صدقيا وقيده بسلاسل نحاس لياتى به الى بابل.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.並 且 剜 西 底 家 的 眼 睛 、 用 銅 鍊 鎖 著 他 、 要 帶 到 巴 比 倫 去
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.並且 剜西 底 家 的 眼睛 、 用銅鍊鎖 著 他 、 要帶 到 巴比 倫去
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›A dám vám zľutovanie, a zľutuje sa nad vami, a dá vám, aby ste sa navrátili do svojej zeme.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›És irgalmasságot cselekszem veletek, hogy irgalmas legyen hozzátok, és lakni hagyjon titeket a ti földeteken.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›E vos concederei misericórdia, para que ele tenha misericórdia de vós, e vos faça habitar na vossa terra.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Ich will euch Barmherzigkeit erzeigen und mich über euch erbarmen und euch wieder in euer Land bringen.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Îi voi insufla milă de voi, şi se va îndura de voi, şi vă va lăsa să locuiţi în ţara voastră.`
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›In izkažem vam usmiljenje, da se vas usmili in vam dovoli vrniti se na domača tla.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Ja minä annan teille armon, niin että hän teitä armahtaa ja antaa teidän palata takaisin maahanne.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Jeg vil lade eder finde Barmhjertighed, og han skal forbarme sig over eder og lade eder bo i eders Land.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›내가 너희를 긍휼히 여기리니 그로도 너희를 긍휼히 여기게 하여 너희를 너희 본향으로 돌려 보내게 하리라 하셨느니라
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Nadto zjednam wam łaskę, aby się zmiłował nad wami, i dał się wam wrócić do ziemi waszej.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Nadto způsobím vám milost, aby se slitoval nad vámi, a dal se vám navrátiti do země vaší.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Os mostraré misericordia, de manera que él se compadecerá de vosotros y os hará volver a vuestra tierra
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Ta sẽ thương xót các ngươi, hầu cho vua ấy cũng thương xót các ngươi, và cho các ngươi trở về trong đất mình.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Και θελω δωσει οικτιρμους εις υμας, δια να οικτειρη υμας και να επιστρεψη υμας εις την γην υμων.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›И явлю к вам милость, и он умилостивится к вам и возвратит вас в землю вашу.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›Ще ви покажа милост, Тъй щото той да ви пожали И да ви върне в земята ви.
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›ואתן לכם רחמים ורחם אתכם והשיב אתכם אל אדמתכם׃
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›واعطيكم نعمة فيرحمكم ويردكم الى ارضكم
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›我 也 要 使 他 發 憐 憫 、 好 憐 憫 你 們 、 叫 你 們 歸 回 本 地
Size sevecenlik göstereceğim. Şöyle ki, Babil Kralı size acıyacak, sizi topraklarınıza geri gönderecek.›我 也 要 使 他 發憐憫 、 好憐憫 你 們 、 叫 你 們歸 回 本地
Sizler gibi seçilmiş olan Babildeki kilise ve oğlum Markos size selam ederler.A vossa co-eleita em Babilônia vos saúda, como também meu filho Marcos.
Sizler gibi seçilmiş olan Babildeki kilise ve oğlum Markos size selam ederler.Biserica aleasă cu voi, care este în Babilon, vă trimete sănătate. Tot aşa şi Marcu, fiul meu.
Sizler gibi seçilmiş olan Babildeki kilise ve oğlum Markos size selam ederler.De gemeente in Babylon en mijn zoon Markus groeten u.
Sizler gibi seçilmiş olan Babildeki kilise ve oğlum Markos size selam ederler.Den medudvalgte) i Babylon og min Søn, Markus, hilser eder.
Sizler gibi seçilmiş olan Babildeki kilise ve oğlum Markos size selam ederler.Den medutvalgte menighet i Babylon hilser eder, likeså Markus, min sønn.
Sizler gibi seçilmiş olan Babildeki kilise ve oğlum Markos size selam ederler.Es grüßen euch, die samt euch auserwählt sind zu Babylon, und mein Sohn Markus.
Sizler gibi seçilmiş olan Babildeki kilise ve oğlum Markos size selam ederler.Församlingen i Babylon, utvald likasom eder församling, hälsar eder. Så gör ock min son Markus.
Sizler gibi seçilmiş olan Babildeki kilise ve oğlum Markos size selam ederler.Hội thánh của các người được chọn, tại thành Ba-by-lôn, chào anh em, con tôi là Mác cũng vậy.
Sizler gibi seçilmiş olan Babildeki kilise ve oğlum Markos size selam ederler.Hội_thánh của các người được chọn , tại thành Ba-by-lôn , chào anh_em , con tôi là Mác cũng vậy .