Noel babayı gördüğünde çocuğun yüzü parladı.The child's face glowed when he saw Santa Claus.
Bu, babayı memnun etmeyecek.This will not please Daddy.
Anne ve babayı görüyor musunuz?Do you see the father and the mother?
Ben iyi bir babayım.I'm a good father.
Uzun ömrün sırrı, anne ve babayı dikkatli bir biçimde seçmektir.The secret of longevity is to choose your parents carefully.
Ben bir babayım.I'm a father.
Zaten bir babayım.I'm already a father.
Ben şimdi bir babayım.I'm a father now.
Bunu içmek her babayiğidin harcı değildir.It'll take courage to drink that.
"Ben bir babayım, başım ağrıyor!"."I Have a Patient with Headache.
Berbat bir babayım ben.I'm a lousy father.
Hayır, sen anneyi oyna ben de babayı.No, you play mom and I play dad. (Girl: But it's my game.)
Babayı öldüren, gördüğüm katil bu."That's the shooter I saw that killed the father."
Gelin ve babayı alın. - Max.Come and get Papa Bear!
Ben hippi bir babayım, dolayısıylaI'm a good hippie dad, so I'm like,
Ben bir babayım.And I'm a father.
Ben bir anneyim, babayım, centilmenim.I'm a mother, father gentleman
Muhtemelen babayiğit bir devrimcinin gelmesini hayal ediyor.She is probably dreaming of a truly brave revolutionist to come.
Çünkü ben babayım, işte bu yüzden"Because I'm the daddy, that's why."
Üzgünüm, başka açıklama yok -- "Ben babayım, sen değilsin, otur."Sorry, no more explanation. "I'm the daddy, you're not. Sit."
Hepimiz Noel Babayı severiz, değil mi?We all love Santa Claus, right?
Kralı kontrol et, babayı değil.Check the king, not the father.
Ben zavallı bir babayım... mutsuz... haydi, kar yağıyor. ..su için yas tutarım...I'm a poor father... so unhappy... Come on, it's snowing. ..that I'd go into mourning for water...
Bu, bir kimsenin Babayı gördüğü anlamına gelmez. Babayı sadece Tanrıdan gelen görmüştür.Not that anyone has seen the Father, except he who is from God. He has seen the Father.
Filipus, ‹‹Ya Rab, bize Babayı göster, bu bize yeter›› dedi.Philip said to him, "Lord, show us the Father, and that will be enough for us."
Bunları, Babayı ve beni tanımadıkları için yapacaklar.They will do these things because they have not known the Father, nor me.
Dilimizle Rabbi, Babayı överiz. Yine dilimizle Tanrıya benzer yaratılmış insana söveriz.With it we bless our God and Father, and with it we curse men, who are made in the image of God.
İki aile ferdi buzmiyi kavrar ve babayı çağırarak konukların istenip istenmediklerini sorar.Two family members clutch the buzmi and call the father, asking if guests are welcome.
Muhammed babayı uyardı ve ona şunu tavsiye etti: "Bu büyük bir sorun değil.Muhammad restrained the father, and advised him: "This is not a big issue.
"Ben bir babayım, başım ağrıyor!".Oh nein – ich hab doch Bauchweh“.
"Ben bir babayım, başım ağrıyor!".Je suis un homme déplaisant. » « J’ai mal au foie !
Bu, babayı memnun etmeyecek.Esto no le va a hacer gracia a papá.
"Ben bir babayım, başım ağrıyor!"."Me duele la cabeza."
"Ben bir babayım, başım ağrıyor!".Escrever é um grande problema e eu sofro de dores de cabeça.
"Ben bir babayım, başım ağrıyor!"."Ik had aanvallen, pijn aan mijn buik.
Ben bir babayım.Я батько.
En çok Abbey Tiyatrosunun açılışında sergilenen The Playboy of the Western World (Babayiğit) oyunuyla tanınır.Jeho nejznámější divadelní hra je Hrdina západu (The Playboy of the Western World).
"Ben bir babayım, başım ağrıyor!"."Szobor vagyok, de fáj minden tagom!".
Çocuklar geri dönünce anneleri babayı bir kez daha aynı şeyi yapmaya razı eder.En ung mand opsøger sin mor, for at få historien om faderen en gang til.
"Ben bir babayım, başım ağrıyor!".Maaf saja ya, aku sedang sakit perut".
Çocuklar geri dönünce anneleri babayı bir kez daha aynı şeyi yapmaya razı eder.Nhưng về được mấy ngày, bố mẹ cô gái lại gả nàng cho người khác.
"Ben bir babayım, başım ağrıyor!".「僕、頭が痛~いの…」。
Ah Ah Ah Ah Ben bir.. Ben bir anneyim, babayım, centilmenim.Ah Ah Ah Ah, eu sou uma... eu sou uma mãe, um pai cavalheiro
Ah Ah Ah Ah Ben bir.. Ben bir anneyim, babayım, centilmenim.Je-je-je-je-jeg er en moder, fader gentleman
Ah Ah Ah Ah Ben bir.. Ben bir anneyim, babayım, centilmenim.なぁ 俺は...
"Anne pembe bebekle mavi babayı unuttun ve bunları da unuttun." dedi. Ekleyerek:"Мамо, ти забула рожеву фігурку дитини, і забула синю фігурку тата, і багато кого ще забула".
"Anne pembe bebekle mavi babayı unuttun ve bunları da unuttun." dedi.푸른색 아빠를 빼먹었어 다른 것들도 많이 빼먹었어."
"Anne pembe bebekle mavi babayı unuttun ve bunları da unuttun." dedi."Mama, du vergisst das rosa Baby und den blauen Papa, und all die anderen.
"Anne pembe bebekle mavi babayı unuttun ve bunları da unuttun." dedi."Mamã, esqueceste-te do bebé cor-de-rosa e esqueceste-te do pai azul e esqueceste-te de todas estas coisas."
"Anne pembe bebekle mavi babayı unuttun ve bunları da unuttun." dedi."Mẹ, mẹ quên em bé màu hồng kìa và mẹ quên bố màu xanh và mẹ quên hết mấy thứ kia".
"Anne pembe bebekle mavi babayı unuttun ve bunları da unuttun." dedi."Мама, ты забыла розового малыша, и ещё синего папу, и ещё всех этих человечков.
"Anne pembe bebekle mavi babayı unuttun ve bunları da unuttun." dedi."Мамо, но ти забрави розовото бебе и забрави синия баща и забрави всички други неща".
"Anne pembe bebekle mavi babayı unuttun ve bunları da unuttun." dedi.ושכחת את האבא הכחול ושכחת את הדברים האחרים."
"Anne pembe bebekle mavi babayı unuttun ve bunları da unuttun." dedi.ونسيتي الأب الازرق ونسيتي كل هذه الاشياء"
"Anne pembe bebekle mavi babayı unuttun ve bunları da unuttun." dedi.青いお父さんも 全部忘れてるじゃない [ ・ サイコロを振る度に 出た目の数の食料を使う] 皆行きたいのに」と言うので [ ・ サイコロを振る度に 出た目の数の食料を使う]
Babayı öldüren, gördüğüm katil bu."Acesta e trăgătorul pe care l-am văzut că l-a ucis pe tată.
Babayı öldüren, gördüğüm katil bu.""C'est cette photo.
Babayı öldüren, gördüğüm katil bu."Där är skytten jag såg som dödade pappan."
Babayı öldüren, gördüğüm katil bu."Das ist der Schütze, den ich gesehen habe, wie er den Vater getötet hat."
Babayı öldüren, gördüğüm katil bu."Dat is de schutter die ik de vader zag doden."