babasının ile cümle
babasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom sık sık babasının ofisini ziyaret eder.Tom often visits his father's office.
Tom sık sık babasının bürosunu ziyaret eder.Tom often visits his father's office.
Tom'un babasının adını hatırlamıyorum.I don't remember Tom's father's name.
Tom bazen babasının ofisini ziyaret eder.Tom sometimes visits his father's office.
Tom bazen babasının bürosunu ziyaret eder.Tom sometimes visits his father's office.
Tom hala anne ve babasının evinde yaşıyordu.Tom was still living in his parents' house.
Sami, babasının gurur ve neşesidir.Sami is his father's proud and joy.
Sami, babasının onayını kazandı.Sami won his father's approval.
Sami saatlerce durmadan patates soyarak babasının restoranında çalıştı.Sami worked at his father's restaurant, peeling potatoes for hours on end.
Sami'nin biyolojik babasının bir gangster olduğu söyleniyor.Sami's biological father is rumored to be a mobster.
Sami babasının gerçekten bir hayvan olduğunu hissetti.Sami really felt his father was an animal.
Sami'nin kızı, babasının üstesinden gelmek için fiziksel güce sahip değildi.Sami's daughter didn't have the physical strength to overcome her father.
Sami'nin kızı, babasının üstesinden gelecek fiziksel güce sahip değildiSami's daughter didn't have the physical strength to overcome her father.
Sami, babasının ölmesi gerektiğini düşünmeye başladı.Sami started thinking that his father needed to die.
Sami üvey babasının tacizinden bıkmıştı.Sami was tired of his stepfather's abuse.
Sami, babasının tıp okulundaki adımlarını takip etmeyi düşündü.Sami thought about following in Dad's footsteps at medical school.
Sami, babasının penisini bir mutfak bıçağıyla doğradı.Sami chopped off his father's penis with a kitchen knife.
Sami, babasının orada olmadığından endişeleniyordu.Sami was concerned that his father wasn't there.
Sami, babasının ayak izlerini takip etmeye karar verdi.Sami decided to follow in the footsteps of his father.
Sami, babasının saygısını kazanmak için çok çalıştı.Sami worked very hard to earn his father's respect.
Sami kendi babasının işini devralmayı umuyordu.Sami expected to take over his father's job.
Sami bir gün babasının şirketini devralacağını varsayıyordu.Sami assumed that one day, he would take over his father's company.
Tom'un anne ve babasının her ikisi de katildir.Tom's parents are both murderers.
Tom bana Mary'nin babasının ismini sordu.Tom asked me what Mary's father's name was.
Sami anne-babasının Leyla'nın Müslüman olmasına nasıl tepki gösterdiğini öğrenmek istedi.Sami wanted to know how Layla's parents reacted to her conversion to Islam.
Onun babasının yurtdışında olduğunu duydum.I hear that her father is abroad.
Mary, babasının ona satın aldığı oyuncak bebekle oynamıyor.Mary doesn't play with the doll her father bought her.
Anne babasının evinden çıkacak.He will move out of his parents' house.
Babasının kendisine verdiği yüzüğe çok bağlıydı.He was very attached to the ring that his father had given him.
Babasının kendisine verdiği yüzüğe çok düşkündü.He was very attached to the ring that his father had given him.
Annesinin de babasının da buraya hiç gelmediğini söyledi.He said that neither one of his parents had ever been here.
Tom anne-babasının bakımına muhtaç.Tom is dependent on his parents.
Tom babasının takım elbisesini üzerinde denedi.Tom tried his father's suit on.
Elias babasının evini sattı.Elias sold his dad's house.
Gunter babasının mülklerinin çoğunu yönetiyordu.Gunter managed most of his father's properties.
1917'de Elser, babasının işine yardım ederek yarım yıl çalıştı.In 1917, Elser worked half a year assisting in his father's business.
30 Mart: Babasının cenaze merasimi.March 30: father's funeral.
Jumong'un babasının gerçekte kim olduğu konusunda anlaşmazlıklar vardır.There have been disputes over who the father of Jumong really was.
Babasının Van Gogh olduğuna inanmıştı ancak doğumunun zamanlaması bunu mümkün kılmamaktadır.He believed Van Gogh was his father, but the timing of his birth makes this unlikely.
Galileo’nun oğlu Vincenzo, babasının 1642 yılındaki teorilerine dayanarak bir saat resmi çizmiştir.Galileo's son, Vincenzo, sketched a clock based on his father's theories in 1642.
Olav, babasının aksine, bu otoriteyi tamamen tanıdı.Unlike his father, Olav recognized that authority fully.
Beth, oğlunun etrafında babasının yıkıcı ve tehlikeli eğilimleri karşısında soğukkanlıdır.Beth is unperturbed by her father's destructive and dangerous tendencies around her son.
Victor'un babasının en samimi arkadaşlarından biri.One of the most intimate friends of Victor's father.
1331 yılında babasının yanında İtalya'da savaş konusunda bazı tecrübeler edinmişti.In 1331, he gained some experience of warfare in Italy with his father.
Kral Olaf, kiliseyle olan ilişkisinde babasının hattını kırdı.King Olaf broke with his father's line in his relationship to the church.
Onu tanıyan insanlar Gudrun'un babasının "altın görüntüsü" yarattığını söylemektedirler.People who knew her say that Gudrun created a "golden image" of her father.
Babasının yanına gidip onun yanında olmak istemesine rağmen tek yapabildiği dua edebilmekti.Even though she wants to go to her father's side, she could only pray.
Babasının ölümü Yamauchi'yi değiştirdi; aylarca yas tuttu ve çekinmeden ağladı.The death of his father changed Yamauchi, and he grieved for months and cried freely.
Vige, babasının yazdığı bir etno-ballad ile Melodi Grand Prix'i kazandı.Vige won the Melodi Grand Prix with an ethno-ballad written by her father.
Böylece I. Petro, Konstantinopolis hariç babasının tüm amaçlarına ulaşmış oldu.Thus, Peter I succeeded in obtaining all of his father's goals, except for Constantinople.
Niçin daha önce gelmediğini, babasının Zehra, Zehra diye öldüğünü söyler.He tells her why she never came before, that his father died as Zehra, Zehra.
Bunda babasının payı şüphesiz büyüktür.Their father was Doxachi (Doxache, Doxaki) Hurmuzachi (Hurmuzaki).
Martin babasının öldüğünü hemen öğrenemedi.Martin did not learn immediately that her father had died.
Gunter Sachs daha sonraları birkaç basın toplantısında babasının geçmişine değinmiştir.Gunter Sachs commented on his father's past in several publications.
Pyotr orduya bağlı kalmak istemektedir ve Masha'yi babasının malikânesine gönderir.Pyotr decides to stay with the army and sends Masha to his father.
Anna, babasının son hastalığında onu tedavi etmiştir.Anna treated her father during his final illness.
Sean Lennon, 9 Ekim 1975'te, babasının 35'inci doğum gününde New York'ta doğdu.Sean Lennon was born in New York City on October 9, 1975, on his father's 35th birthday.
Babasının adı Rangarajudhwari idi.His father’s name was Rangarajudhwari.
Theodora'nın hayatının erken dönemi hakkında, babasının 1142 yılında ölmesi dışında bilgi yoktur.Little is known of Theodora's early life, except that her father died in 1142.
Butrinto’ya geri çekilerek burada babasının kuvvetlerini beklemeye başladı.He withdrew to Butrinto to await the arrival of his father's forces.