babasının ile cümle

babasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Babasinin hediye ettigi teleskop ile... ....yildizlara bakmayi cok seviyor.星を観るのも好きなんです ご心配いりませんよ
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.ale je pod tútormi a pod správcami, až do času, ktorý určil otec.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.Ale jest pod opiekunami i dozorcami aż do czasu zamierzenia ojcowskiego.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.Ale pod ochráncemi a správcemi jest až do času uloženého od otce.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.Ci este supt epitropi şi îngrijitori, pînă la vremea rînduită de tatăl său.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.Hanem gyámok és gondviselõk alatt van az atyjától rendelt ideig.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.그 아버지의 정한 때까지 후견인과 청지기 아래 있나니
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.ma dipende da tutori e amministratori, fino al termine stabilito dal padre
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.mais il est sous des tuteurs et des administrateurs jusqu`au temps marqué par le père.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.marveč je pod varuhi in oskrbniki do dne, postavljenega po očetu.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.más bien, está bajo guardianes y mayordomos hasta el tiempo señalado por su padre
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.mas está debaixo de tutores e curadores até o tempo determinado pelo pai.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.men han er under formyndere og husholdere inntil den tid som hans far forut har fastsatt.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.men han står under Formyndere og Husholdere indtil den af Faderen bestemte Tid.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.phải ở dưới quyền kẻ bảo hộ và kẻ coi giữ, cho đến kỳ người cha đã định.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.phải ở dưới quyền kẻ bảo_hộ và kẻ coi giữ , cho_đến kỳ người cha đã định .
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.sondern er ist unter den Vormündern und Pflegern bis auf die Zeit, die der Vater bestimmt hat.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.ty han står under förmyndare och förvaltare, intill den tid som fadern har bestämt.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.vaan hän on holhoojain ja huoneenhaltijain alainen isän määräämään aikaan asti.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.αλλ' ειναι υπο επιτροπους και οικονομους μεχρι της προθεσμιας υπο του πατρος.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.а єсть під опікунами та доморядниками аж до нароку отця.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.Вие пазите дните, месеците, времената и годините.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.он подчинен попечителям и домоправителям до срока, отцом назначенного .
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.אלא הוא תחת יד אמנים ופקידי הבית עד לזמן המיעד לו מאת אביו׃
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.بل هو تحت اوصياء ووكلاء الى الوقت المؤجل من ابيه.
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.乃 在 師 傅 和 管 家 的 手 下 、 直 等 他 父 親 豫 定 的 時 候 來 到
Babasının belirlediği zamana dek vasilerin, vekillerin gözetimi altındadır.乃 在 師傅 和 管家 的 手下 、 直 等 他 父親豫 定 的 時候 來到
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.A Jozef rozkázal svojim sluhom lekárom, aby nabalzamovali jeho otca, a lekári nabalzamovali Izraela.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.Daarna liet hij zijn artsen het lichaam balsemen.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.E José ordenou a seus servos, os médicos, que embalsamassem a seu pai; e os médicos embalsamaram a Israel.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.Il ordonna aux médecins à son service d`embaumer son père, et les médecins embaumèrent Israël.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.José mandó a sus servidores, los médicos, que embalsamaran a su padre, y los médicos embalsamaron a Israel
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.그 수종 의사에게 명하여 향 재료로 아비의 몸에 넣게 하매 의사가 이스라엘에게 그대로 하되
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.Lalu Yusuf memerintahkan tukang pengawet mayat untuk merempah-rempahi jenazah Yakub
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.og Josef befalede de lægekyndige blandt sine Tjenere at balsamere hans Fader, og Lægerne balsamerede Israel.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.Og Josef bød lægene som han hadde i sin tjeneste, å balsamere hans far; og lægene balsamerte Israel.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.Poi Giuseppe ordinò ai suoi medici di imbalsamare suo padre. I medici imbalsamarono Israel
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.Und Joseph befahl seinen Knechten, den Ärzten, das sie seinen Vater salbten. Und die Ärzte salbten Israel,
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.И Иосиф заповяда на служащите нему лекари да балсамират баща му; и лекарите балсамираха Израиля,
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.И повелел Иосиф слугам своим – врачам, бальзамировать отца его; и врачи набальзамировали Израиля.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.ויצו יוסף את עבדיו את הרפאים לחנט את אביו ויחנטו הרפאים את ישראל׃
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.وامر يوسف عبيده الاطباء ان يحنطوا اباه. فحنط الاطباء اسرائيل.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.約 瑟 吩 咐 伺 候 他 的 醫 生 、 用 香 料 薰 他 父 親 、 醫 生 就 用 香 料 薰 了 以 色 列
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.約瑟 吩咐 伺候 他 的 醫生 、 用 香料薰 他 父親 、 醫生 就 用 香料薰 了 以色列
Babasının da özel kontrol gereçlerini satın alacak gücü yok.És ez az apa nem igazán tudta megengedni magának, hogy mindenféle egyéni kontrollert vegyen.
Babasının da özel kontrol gereçlerini satın alacak gücü yok.Et son père ne pouvait pas nécessairement se permettre d'acheter tous ces contrôleurs personnalisés.
Babasının da özel kontrol gereçlerini satın alacak gücü yok.그런데 이 아버지는 아이를 위해서 특수 제작된 컴퓨터 제품들을 사줄 형편이 되지 않았던 거죠.
Babasının da özel kontrol gereçlerini satın alacak gücü yok.Pappan hade inte råd att köpa all specialutrustning som behövdes.
Babasının da özel kontrol gereçlerini satın alacak gücü yok.Sein Vater konnte sich keine Spezialeingabegeräte leisten.
Babasının da özel kontrol gereçlerini satın alacak gücü yok.Suo padre non poteva necessariamente permettersi di acquistare tutti questi controller personalizzati.
Babasının da özel kontrol gereçlerini satın alacak gücü yok.Tatăl lui nu își prea putea permite să cumpere accesorii speciale pentru calculator.
Babasının da özel kontrol gereçlerini satın alacak gücü yok.Taty nie było stać na specjalnie przystosowane urządzeń.
Babasının da özel kontrol gereçlerini satın alacak gücü yok.Y su padre no necesariamente puede comprar estos controladores especiales.
Babasının da özel kontrol gereçlerini satın alacak gücü yok.Zijn vader kon zich al die custom controllers niet veroorloven.
Babasının da özel kontrol gereçlerini satın alacak gücü yok.А баща му не можел да си позволи всички видове специални контролери.
Babasının da özel kontrol gereçlerini satın alacak gücü yok.Батько не міг собі дозволити придбати спеціальні контролери.
Babasının da özel kontrol gereçlerini satın alacak gücü yok.Его папа не всегда мог позволить купить все эти пользовательские контроллеры.
Babasının da özel kontrol gereçlerini satın alacak gücü yok.ואבא שלו לא יכול היה להרשות לעצמו לרכוש את כל הבקרים המיוחדים האלה.
Babasının da özel kontrol gereçlerini satın alacak gücü yok.و هو لا يمكنه بالضرورة تحمل تكلفة شراء وحدات تحكم خاصة.
Babasının da özel kontrol gereçlerini satın alacak gücü yok.全ては買えません なので Makey Makeyを使って

İlgili Sayfalar