babanız ile cümle

babanız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Babanız merhametli olduğu gibi, siz de merhametli olun.››дете [прочее] милосърдни, както и Отец ваш е милосърден.
Babanız merhametli olduğu gibi, siz de merhametli olun.››Итак, будьте милосерды, как и Отец ваш милосерд.
Babanız merhametli olduğu gibi, siz de merhametli olun.››לכן היו רחמנים כאשר גם אביכם רחום הוא׃
Babanız merhametli olduğu gibi, siz de merhametli olun.››فكونوا رحماء كما ان اباكم ايضا رحيم.
Babanız merhametli olduğu gibi, siz de merhametli olun.››你 們 要 慈 悲 、 像 你 們 的 父 慈 悲 一 樣
Babanız merhametli olduğu gibi, siz de merhametli olun.››你 們要 慈悲 、 像 你 們 的 父 慈悲 一 樣
Babanız... rahatsızlandı!Votre père est souffrant.
Babanız size inanan bana Allah ve Tanrı konuşmak?Ayahmu mengatakan kepada saya Anda percaya pada Tuhan dan Anda berbicara kepada Tuhan?
Babanız size inanan bana Allah ve Tanrı konuşmak?Cha nói với tôi là tin vào Thiên Chúa và bạn nói chuyện với Thiên Chúa?
Babanız size inanan bana Allah ve Tanrı konuşmak?Dein Vater sagte mir, Sie glauben, in Gott, und du mit Gott sprechen?
Babanız size inanan bana Allah ve Tanrı konuşmak?Tatăl tău mi-a spus sunteţi crede în Dumnezeu şi voi vorbi cu Dumnezeu?
Babanız size inanan banaTu padre me dijo que se cree en Dios y hablar con Dios?
Babanız size inanan banaБаща ти ми каза да се вярва в Бога и да говори с Бога?
Babanız size izin vermezApád nem engedi meg ezt egy millió év.
Babanız size izin vermez Bu bir milyon yıl.Tatăl tău nu va lasa sa faci acest lucru într-un milion de ani.
Babanız size izin vermezDein Vater wird nicht zulassen diese in einer Million Jahren.
Babanız size izin vermezDin far vil ikke lade dig gøre dette i en million år.
Babanız size izin vermezIsäsi ei anna sinun tehdä tämä miljoonaa vuotta.
Babanız size izin vermezTuo padre non ti consente di fare questo in un milione di anni.
Babanız size izin vermezTvoj oče ne bo pustil vam to v milijon letih.
Babanız size izin vermezTvoj otec ťa nenechá urobiť to ani za milión rokov.
Babanız size izin vermezTwój ojciec nie pozwoli zrobić to za milion lat.
Bana, babanızın soyadını söyleyebilir misiniz?아버지의 마지막 이름 뭔지 말해 주 시겠습니까?
Bana, babanızın soyadını söyleyebilir misiniz?Μπορείς να μας αναφέρεις ποιο ήταν το επίθετο του πατέρα σου;
Bana, babanızın soyadını söyleyebilir misiniz?هل تمانع من إخباري ماكان اسم والدك الأخير؟
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Bo jeźli odpuścicie ludziom upadki ich, odpuści i wam Ojciec wasz niebieski;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Dacă iertaţi oamenilor greşelile lor, şi Tatăl vostru cel ceresc vă va ierta greşelile voastre.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Denn so ihr den Menschen ihre Fehler vergebet, so wird euch euer himmlischer Vater auch vergeben,
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.For dersom I forlater menneskene deres overtredelser, da skal eders himmelske Fader også forlate eder;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Kajti če odpustite ljudem njih pregreške, odpusti tudi vam Oče vaš nebeški.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Kalau kalian mengampuni orang yang bersalah kepadamu, Bapamu di surga pun akan mengampuni kesalahanmu
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.너희가 사람의 과실을 용서하면 너희 천부께서도 너희 과실을 용서하시려니와
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Lebo ak odpustíte ľuďom ich poklesky, odpustí aj vám váš nebeský Otec;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Mert ha megbocsátjátok az embereknek az õ vétkeiket, megbocsát néktek is a ti mennyei Atyátok.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Nebo budete-li odpouštěti lidem viny jejich, odpustíť i vám nebeský Otec váš.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Porque, se perdoardes aos homens as suas ofensas, também vosso Pai celestial vos perdoará a vós;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Porque si perdonáis a los hombres sus ofensas, vuestro Padre celestial también os perdonará a vosotros
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Se voi infatti perdonerete agli uomini le loro colpe, il Padre vostro celeste perdonerà anche a voi
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Si vous pardonnez aux hommes leurs offenses, votre Père céleste vous pardonnera aussi;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Thi forlade I Menneskene deres Overtrædelser, vil eders himmelske Fader også forlade eder;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Ty om I förlåten människorna deras försyndelser, så skall ock eder himmelske Fader förlåta eder;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Vả , nếu các ngươi tha lỗi cho người_ta , thì Cha các ngươi ở trên trời cũng sẽ tha_thứ các ngươi .
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Vả, nếu các ngươi tha lỗi cho người ta, thì Cha các ngươi ở trên trời cũng sẽ tha thứ các ngươi.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Бо коли прощати мете людям провини їх, то й Отець ваш небесний прощати ме Вам.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Защото, ако вие простите на човеците съгрешенията им, то и небесният ви Отец ще прости на вас.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Ибо если вы будете прощать людям согрешения их, то простит и вам Отец ваш Небесный,
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.כי אם תסלחו לבני אדם את חטאתם אביכם שבשמים יסלח גם לכם׃
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.فانه ان غفرتم للناس زلاتهم يغفر لكم ايضا ابوكم السماوي.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.你 們 饒 恕 人 的 過 犯 、 你 們 的 天 父 也 必 饒 恕 你 們 的 過 犯
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.你 們饒恕 人 的 過犯 、 你 們 的 天父 也 必饒恕 你 們 的 過犯
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Dina föräldrar var väl läkare och dog i Isval, ms Rockbell?
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Dine forældre var vel læger og døde i Isval, Rockbell?
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Miss Rockbell, olivatko vanhempasi lääkäreitä- -jotka kuolivat Isvalissa?
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Miss Rockbell, os seus pais foram médicos que perderam a vida em Isval, certo?
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Panno Rockbell, pani rodzice byli lekarzami i zginęli w Isvalu, prawda?
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Signorina Rockbell, i suoi genitori erano medici, che hanno perso la vita a Isval, giusto?
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Srta. Rockbell, sus padres eran médicos y perdieron la vida en Isvar, ¿verdad?
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Δις Ρόκμπελ, οι γονείς σας ήταν γιατροί που έχασαν τις ζωές τους στο Ίσβαλ, σωστά;
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Мисс Рокбелл, ваши родители были врачами, которые погибли в Ишвале?
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Én azt beszélem, a mit az én Atyámnál láttam; ti is azt cselekszitek azért, a mit a ti atyátoknál láttatok.
İlgili Sayfalar