babanız ile cümle
babanız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Ιδανικά ο πατέρας σου είναι ζόρικος αλλά μειλίχιος άνθρωπος.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Идеалният баща не е ли някой строг, но мил.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Идеальный отец будет жестким, но нежным.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.Ідеальний тато одночасно і строгий, і м'який.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.והאב האידיאלי שלך הוא מישהו קשוח אך מתון.
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.ان الوالد المثالي هو الوالد الشديد ولكنه الرحيم في نفس الوقت
Ve ideal babanız, sert ama şefkatli biridir.難しいですね
Ve siz daha çok hata yaptıkça, anne babanız daha fazla gülümsedi.Cu cât mai multe greşeli făceaţi, cu atât mai tare zâmbeau părinţii.
Ve siz daha çok hata yaptıkça, anne babanız daha fazla gülümsedi.E quantos mais erravam, mais sorriam os vossos pais.
Ve siz daha çok hata yaptıkça, anne babanız daha fazla gülümsedi.És minél többet hibáztál, annál többet mosolyogtak a szüleid.
Ve siz daha çok hata yaptıkça, anne babanız daha fazla gülümsedi.Et plus vous faisiez d'erreurs plus vos parents souriaient.
Ve siz daha çok hata yaptıkça, anne babanız daha fazla gülümsedi.Hoe meer fouten je maakte, des te groter de glimlach van je ouders was.
Ve siz daha çok hata yaptıkça, anne babanız daha fazla gülümsedi.그리고 실수를 하면 할수록 부모님은 그 모습에 더 즐거워 했을겁니다.
Ve siz daha çok hata yaptıkça, anne babanız daha fazla gülümsedi.Und je mehr Fehler dir unterliefen, desto mehr lachten deine Eltern.
Ve siz daha çok hata yaptıkça, anne babanız daha fazla gülümsedi.Và bạn càng mắc nhiều lỗi ngô ngọng cha mẹ bạn càng cười nhiều hơn.
Ve siz daha çok hata yaptıkça, anne babanız daha fazla gülümsedi.Y cuantos más errores cometían, más sonreían sus padres.
Ve siz daha çok hata yaptıkça, anne babanız daha fazla gülümsedi.Όσο περισσότερα λάθη κάνατε τόσο περισσότερο γελούσαν οι γονείς σας.
Ve siz daha çok hata yaptıkça, anne babanız daha fazla gülümsedi.И колкото повече грешки сте правили, толкова повече родителите ви са се усмихвали.
Ve siz daha çok hata yaptıkça, anne babanız daha fazla gülümsedi.И чем больше ошибок вы делали, тем больше улыбались ваши родители.
Ve siz daha çok hata yaptıkça, anne babanız daha fazla gülümsedi.וככל ששגיתם יותר ההורים שלכם חייכו יותר.
Ve siz daha çok hata yaptıkça, anne babanız daha fazla gülümsedi.親はただ 微笑むばかりだ
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Ajuntai-vos, e ouvi, filhos de Jacó; ouvi a Israel vosso pai:
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Berkumpullah, hai anak-anak Yakub, dengarlah Israel, ayahmu
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Gyûljetek össze s hallgassatok Jákóbnak fiai! hallgassatok Izráelre, a ti atyátokra.
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Hỡi các con trai Gia-cốp, hãy hội lại mà nghe; Nghe lời Y-sơ-ra-ên, cha của các con.
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Hỡi các con_trai Gia-cốp , hãy hội lại mà nghe ; Nghe lời Y-sơ-ra-ên , cha của các con .
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.너희는 모여 들으라 야곱의 아들들아 너희 아비 이스라엘에게 들을지어다
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Kom hid og hør, Jakobs Sønner, lyt til eders Fader Israel!
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Kommen tillhopa och hören, I Jakobs söner; hören på eder fader Israel.
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Kommt zuhauf und höret zu, ihr Kinder Jakobs, und höret euren Vater Israel.
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Kom sammen og hør, I Jakobs sønner, hør på Israel, eders far!
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Luister naar mij, zonen van Jakob. Luister naar Israël, jullie vader.
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Radunatevi e ascoltate, figli di Giacobbe, ascoltate Israele, vostro padre
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Rassemblez-vous, et écoutez, fils de Jacob! Écoutez Israël, votre père!
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Reuníos y escuchad, hijos de Jacob; escuchad a vuestro padre Israel
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Shromaždite sa a počujte, synovia Jakobovi, počujte Izraela, svojho otca!
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Shromažďte se a slyšte synové Jákobovi, poslyšte Izraele otce svého.
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.,,Strîngeţi-vă, şi ascultaţi, fii ai lui Iacov! Ascultaţi pe tatăl vostru Israel!
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Tulkaa kokoon ja kuulkaa, Jaakobin pojat, kuulkaa isäänne Israelia.
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Zberite se in čujte, sinovi Jakobovi, poslušajte, pravim, Izraela, očeta svojega!
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Zbierzcie się, i słuchajcie synowie Jakóbowi, a słuchajcie Izraela, ojca waszego.
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.συναχθητε και ακουσατε, υιοι του Ιακωβ, και ακροασθητε τον Ισραηλ τον πατερα σας.
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.сойдитесь и послушайте, сыны Иакова, послушайте Израиля, отца вашего.
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.Съберете се и слушайте, синове Яковови, И послушайте Израиля, баща си.
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.הקבצו ושמעו בני יעקב ושמעו אל ישראל אביכם׃
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.اجتمعوا واسمعوا يا بني يعقوب. واصغوا الى اسرائيل ابيكم.
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.雅 各 的 兒 子 們 、 你 們 要 聚 集 而 聽 、 要 聽 你 們 父 親 以 色 列 的 話
‹‹Yakupoğulları, toplanın ve dinleyin, Babanız İsraile kulak verin.雅各 的 兒子們 、 你 們要 聚集 而 聽 、 要聽 你 們 父親 以色列 的話
Yani, siz bana babanızın kabul edilen soyadını söylemeyeceğinizi mi söylüyorsunuz?당신은 의미 하지 않습니다 심지어 말해 아버지의 성이 생각된 했다 또는 영재 성?
Yani, siz bana babanızın kabul edilen soyadını söylemeyeceğinizi mi söylüyorsunuz?Εννοείς, δεν θα μας πεις ούτε καν το υποτιθέμενο επίθετο του πατέρα σου ή το δοσμένο επίθετο;
Yani, siz bana babanızın kabul edilen soyadını söylemeyeceğinizi mi söylüyorsunuz?أنت تعني، أنك لن تخبرني حتى باسم والد الأخير المفترض أو المعطى؟
Yemek de ısmarlayacağım... size, babanıza ve annelerinize.Voi cumpăra tine masa de prânz prea... tu, tatăl tău şi pe mama ta.
Yeryüzünde kimseye ‹Baba› demeyin. Çünkü tek Babanız var, O da göksel Babadır.A otce nenazývejte sobě na zemi; nebo jeden jest Otec váš, kterýž jest v nebesích.
Yeryüzünde kimseye ‹Baba› demeyin. Çünkü tek Babanız var, O da göksel Babadır.A svojím otcom nenazývajte nikoho na zemi, lebo jeden je váš Otec, ten, ktorý je v nebesiach.
Yeryüzünde kimseye ‹Baba› demeyin. Çünkü tek Babanız var, O da göksel Babadır.Atyátoknak se hívjatok senkit e földön; mert egy a ti Atyátok, a ki a mennyben van.
Yeryüzünde kimseye ‹Baba› demeyin. Çünkü tek Babanız var, O da göksel Babadır.Cũng đừng gọi người nào ở thế gian là cha mình; vì các ngươi chỉ có một Cha, là Ðấng ở trên trời.
Yeryüzünde kimseye ‹Baba› demeyin. Çünkü tek Babanız var, O da göksel Babadır.Cũng đừng gọi người nào ở thế_gian là cha mình ; vì các ngươi chỉ có một Cha , là Ðấng ở trên trời .
Yeryüzünde kimseye ‹Baba› demeyin. Çünkü tek Babanız var, O da göksel Babadır.E a ninguém sobre a terra chameis vosso pai; porque um só é o vosso Pai, aquele que está nos céus.
Yeryüzünde kimseye ‹Baba› demeyin. Çünkü tek Babanız var, O da göksel Babadır.Ej heller skolen I kalla någon på jorden eder 'fader', ty en är eder Fader, han som är i himmelen.
Yeryüzünde kimseye ‹Baba› demeyin. Çünkü tek Babanız var, O da göksel Babadır.E non chiamate nessuno "padre" sulla terra, perché uno solo è il Padre vostro, quello del cielo
İlgili Sayfalar