babanız ile cümle

babanız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İdeal babanızın kim olmasını isterdiniz diye düşünürsünüz?Pomislite, koga bi radi za svojega idealnega očeta?
İdeal babanızın kim olmasını isterdiniz diye düşünürsünüz?Pomyśl, jaki byłby twój wymarzony ojciec?
İdeal babanızın kim olmasını isterdiniz diye düşünürsünüz?Prova a immaginare, chi ti piacerebbe come padre ideale?
İdeal babanızın kim olmasını isterdiniz diye düşünürsünüz?Qui voudriez vous comme père idéal ?
İdeal babanızın kim olmasını isterdiniz diye düşünürsünüz?Sie möchten sich Vorstellen: Wen hätten Sie gerne als idealen Vater?
İdeal babanızın kim olmasını isterdiniz diye düşünürsünüz?Te poţi gândi, cine este modelul ideal de tată pentru tine?
İdeal babanızın kim olmasını isterdiniz diye düşünürsünüz?Zkuste si představit, jak by vypadal váš ideální táta.
İdeal babanızın kim olmasını isterdiniz diye düşünürsünüz?Μπορεί κανείς να το σκεφτεί ως εξής: Πώς θα ήθελες να είναι ιδανικά ο πατέρας σου;
İdeal babanızın kim olmasını isterdiniz diye düşünürsünüz?Вы даже можете задуматься над тем, каким бы в идеале вы хотели бы видеть своего отца?
İdeal babanızın kim olmasını isterdiniz diye düşünürsünüz?Помислете, кой искате да ви е баща?
İdeal babanızın kim olmasını isterdiniz diye düşünürsünüz?Уявіть собі, яким би мав бути ваш ідеальний тато.
İdeal babanızın kim olmasını isterdiniz diye düşünürsünüz?תרצה לחשוב, מי היית רוצה בתור האב האידיאלי שלך?
İdeal babanızın kim olmasını isterdiniz diye düşünürsünüz?أحيانا الفرد يريد ان يفكر .. من يا ترى سيكون الوالد المثالي ..
İdeal babanızın kim olmasını isterdiniz diye düşünürsünüz?それはタフでやさしい父親像でしょう
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.Či sa nepredávajú dva vrabce za groš? Ale ani jeden z nich nepadne na zem bez vášho Otca.
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.Eikö kahta varpusta myydä yhteen ropoon? Eikä yksikään niistä putoa maahan teidän Isänne sallimatta.
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.Geen enkele mus valt op de grond zonder dat je hemelse Vader ervan weet.
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.Kauft man nicht zwei Sperlinge um einen Pfennig? Dennoch fällt deren keiner auf die Erde ohne euren Vater.
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.참새 두 마리가 한 앗사리온에 팔리는 것이 아니냐 그러나 너희 아버지께서 허락지 아니하시면 그 하나라도 땅에 떨어지지 아니하리라
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.Mar ne prodajajo dveh vrabcev za vinar? pa ne eden od njiju ne pade na tla brez Očeta vašega.
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.Não se vendem dois passarinhos por um asse? e nenhum deles cairá em terra sem a vontade de vosso Pai.
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.Nu se vînd oare două vrăbii la un ban? Totuş, nici una din ele nu cade pe pămînt fără voia Tatălui vostru.
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.Sælges ikke to Spurve for en Penning? Og ikke een af dem falder til Jorden uden eders Faders Villie.
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.Säljas icke två sparvar för en skärv? Och icke en av dem faller till jorden utan eder Faders vilja.
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.Selges ikke to spurver for en øre? Og ikke en av dem faller til jorden uten at eders Fader vil.
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.Zdaliž neprodávají dvou vrabců za malý peníz? a jeden z nich nepadá na zem bez vůle Otce vašeho.
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.Не две ли малые птицы продаются за ассарий? И ни одна из них не упадет на землю без воли Отцавашего;
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.Хиба не два горобці продають ся за шага? а нї один з них не впаде на землю без Отця вашого.
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.הלא תמכרנה שתי צפרים באסר ואחת מהנה לא תפול ארצה מבלעדי אביכם׃
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.أليس عصفوران يباعان بفلس. وواحد منهما لا يسقط على الارض بدون ابيكم.
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.兩 個 麻 雀 、 不 是 賣 一 分 銀 子 麼 . 若 是 你 們 的 父 不 許 、 一 個 也 不 能 掉 在 地 上
İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez.兩個 麻雀 、 不 是 賣一分銀 子麼 . 若是 你 們 的 父 不 許 、 一 個 也 不 能 掉在 地上
Inanılmaz! Tam babanızın ogullarısınız!¡Se nota que sois hijos de vuestro padre!
Ivan. Babanız size inanan bana Allah ve Tanrı konuşmak?Tvoj oče mi je povedal, si prepričanje v Boga in se pogovarjaš z Bogom?
Ivan. Babanız size inanan bana Allah ve Tanrı konuşmak?Ο πατέρας σου μου είπε είσαι πιστεύοντας στο Θεό και να μιλάς με τον Θεό; Θέλετε να πες μου λίγο γι 'αυτό;
Ivan. Babanız size inanan banaApád mondta, hogy a hívő
Ivan. Babanız size inanan banaDin far fortalte mig, at du er troende på Gud, og du taler til Gud?
Ivan. Babanız size inanan banaIsäsi kertoi olet uskoa
Ivan. Babanız size inanan banaJe vader vertelde me dat je gelooft in God en je praat met God?
Ivan. Babanız size inanan banaSeu pai me disse que você está acreditando em Deus e você fala com Deus?
Ivan. Babanız size inanan banaTwój ojciec powiedział mi, że to wierzyć w Boga i rozmawiać z Bogiem?
Ivan. Babanız size inanan banaVáš otec mi povedal, že sú veriaci v Boha a hovoríte k Bohu?
Ivan. Babanız size inanan banaVáš otec mi řekl, že jsou věřící v Boha a mluvíte k Bohu?
Ivan. Babanız size inanan banaVotre père m'a dit que vous êtes croyant en Dieu et vous parlez à Dieu?
Ivan. Babanız size inanan banaВаш батько сказав мені, що ви вірите в Бога, і ви говорите з Богом?
Ivan. Babanız size inanan banaВаш отец сказал мне, что вы верите в Бога, и вы говорите с Богом?
İzin verin şöyle söyleyeyim: büyük babanız engelliydi.Am să vă împărtășesc o revelație. Bunicul vostru a fost handicapat.
İzin verin şöyle söyleyeyim: büyük babanız engelliydi.Dit is mijn openbaring voor jullie: jullie grootvader was gehandicapt.
İzin verin şöyle söyleyeyim: büyük babanız engelliydi.Et je vais vous faire une révélation : votre grand-père était handicapé.
İzin verin şöyle söyleyeyim: büyük babanız engelliydi.제가 한가지 맞춰보죠 : 여러분의 할아버지께서는 장애가 있으셨습니다.
İzin verin şöyle söyleyeyim: büyük babanız engelliydi.Les voy a revelar algo: su abuelo era una persona discapacitada.
İzin verin şöyle söyleyeyim: büyük babanız engelliydi.Vi rivelerò una cosa: vostro nonno era disabile.
‹‹Korkma, ey küçük sürü! Çünkü Babanız, egemenliği size vermeyi uygun gördü.Älä pelkää, sinä piskuinen lauma; sillä teidän Isänne on nähnyt hyväksi antaa teille valtakunnan.
‹‹Korkma, ey küçük sürü! Çünkü Babanız, egemenliği size vermeyi uygun gördü.Frukta icke, du lilla hjord; ty det har behagat eder Fader att giva eder riket.
‹‹Korkma, ey küçük sürü! Çünkü Babanız, egemenliği size vermeyi uygun gördü.Frygt ikke, du lille Hjord! thi det var eders Fader velbehageligt at give eder Riget.
‹‹Korkma, ey küçük sürü! Çünkü Babanız, egemenliği size vermeyi uygun gördü.Frykt ikke, du lille hjord! for det har behaget eders Fader å gi eder riket.
‹‹Korkma, ey küçük sürü! Çünkü Babanız, egemenliği size vermeyi uygun gördü.Fürchte dich nicht, du kleine Herde! denn es ist eures Vaters Wohlgefallen, euch das Reich zu geben.
‹‹Korkma, ey küçük sürü! Çünkü Babanız, egemenliği size vermeyi uygun gördü.Hỡi bầy nhỏ , đừng sợ chi ; vì Cha các ngươi đã bằng_lòng cho các ngươi nước thiên_đàng .
‹‹Korkma, ey küçük sürü! Çünkü Babanız, egemenliği size vermeyi uygun gördü.Hỡi bầy nhỏ, đừng sợ chi; vì Cha các ngươi đã bằng lòng cho các ngươi nước thiên đàng.
‹‹Korkma, ey küçük sürü! Çünkü Babanız, egemenliği size vermeyi uygun gördü.적은 무리여 무서워 말라 너희 아버지께서 그 나라를 너희에게 주시기를 기뻐하시느니라
İlgili Sayfalar