Geçen gün babam tarafından yazılmış bir kitap keşfettim.The other day I discovered a book written by my father.
Büyük babam çok sağlıklı.My grandfather is very healthy.
Babam parkta yürüyüş yapar.My father takes a walk in the park.
Herkes babama benzediğimi söylüyor.Everybody says I look like my father.
Cumartesi babamın boş olduğu gündür.Saturday is when my father is free.
Babamın ölüm haberinini aldığımda sadece üç gündür Tokyo'daydım.I had been in Tokyo only three days when I received news of my father's death.
Babam bana yurt dışına yalnız gidemeyeceğimi söyledi.My father told me I couldn't go abroad alone.
Bana babamın ölümünü bildiren telefon konuşmasını aldığımda tamamen telaşlanmıştım.When I got the phone call telling me of my father's death, I was completely flustered.
O, benim erkek kardeşim, babam değil.He is my brother, not father.
Bu benim babam.He is my father.
Babam değil fakat amcamdır.He is not my father but my uncle.
O, babam kadar yaşlıdır.He is as old as my father.
O, benim babam kadar uzundur.He is as tall as my father.
Onlar, babamın halini hatırını sordular.They asked after my father.
O bana büyük babamı hatırlatıyor.He reminds me of my grandfather.
Uçak babamın çiftliğine indi.The airplane landed on my father's farm.
Babamın beş erkek ve kız kardeşi var.My father has five brothers and sisters.
Babamın ne zaman geri geleceğini bilmiyorum.I don't know when my father will come back.
Babam sana selamını söyledi.My father gives you his regards.
Babam eve geldi.Father came home.
Babamın çiçekleri sulamasına yardım ettim.I helped my father water the flowers.
Babamın bize arabayı ödünç vermeye istekli olduğunu sanmıyorum.I don't think my father is willing to lend us the car.
Babam beni mali olarak destekleyecek.My father will support me financially.
Babam öldüğünden bu yana 10 yıl geçti.Ten years have gone by since my father died.
Babam öldüğünden beri on yıl geçti.Five years have gone by since my father died.
Babam bana güzel bir öğle yemeği yaptı.My father made me a nice lunch.
Bu babamın bana bıraktığı bir şey.This is one thing my father left to me.
Babam borçlarım için kefil oldu.My father stood guarantee for my debts.
Babam bir yıldır işsiz.My father has been out of work for a year.
Babam bana yardım edecek.My father will help me.
Telefon çaldığında babam çıkmak üzereydi.My father was about to leave when the telephone rang.
Babamız yatalak olduğu için ona sırayla baktık.Since our father is bedridden, we take turns looking after him.
Babamın doğduğu ev tam köşede.The house where my father was born is just around the corner.
Babam bana savaş sırasında yaşadıklarını anlattı.My father told me about his experiences during the war.
Babam, doğum günüm için bana birkaç CD aldı.My father bought some CDs for my birthday.
Babam vefat edeli on yıl oldu.It has been ten years since my father passed away.
Babam öleli üç yıl oldu.My father has been dead for three years.
Babam meşgul, bu yüzden onun yerine ben gideceğim.Father is busy, so I will go instead.
Babam eski saatimi tamir etti.My father repaired my old watch.
Babam nereye gitti?Where did dad go?
Babam ve benim aramdaki anlaşmazlığın farkında değil gibi görünüyor.He seems not to be aware of the conflict between my father and me.
Pazar günü babam ve ben tenis oynadık.My father and I played tennis on Sunday.
Ailem annem, babam ve kız kardeşimden oluşur.My family consists of my father, mother, and sister.
Babam ve annem bir ağacın altında oturuyorlardı.My father and mother were sitting under a tree.
Babam ve kız kardeşi marangozdur.My father and sister are carpenters.
Bunu babamla görüştüm ve işimi değiştirmeye karar verdim.I discussed it with my father and decided to change my job.
Babamın içki içmekten vazgeçmesi zordur.It's hard for my father to give up drinking.
Babam beni iyi bir azarladıktan sonra ondan vazgeçtim.I gave it up after my father had given me a good scolding.
Babamın işi yün satın almaktır.My father's work is to buy wool.
Babamın arabası yenidir.My father's car is new.
Babamın şirketi iflasın eşiğindedir.My father's company is on the verge of bankruptcy.
Onu babamın hesabına yaz.Put it on my father's account.
Babamın ani ölüm haberini duyunca çılgına dönmüştüm.I was beside myself when I heard the news of my father's sudden death.
Babamı uğurlamak için havaalanına gittim.I have been to the airport to see my father off.
Babamın fabrikası her ay 30.000 araba üretiyor.My father's factory turns out 30,000 cars each month.
Babamın arabası İtalya'da yapılmıştır.My father's car is made in Italy.
Babamın hobisi gül yetiştirmektir.My father's hobby is growing roses.
Babamın başarısı benim için önemli değil.My father's success counts for nothing to me.
Babamın doğum günü bu yıl pazar gününe denk geliyor.My father's birthday falls on Sunday this year.
Babamın başı grileşti.My father's head has turned gray.