Babamı biliyorum.I know my father.
Babam aslen Cezayirli.My father is originally from Algeria.
Babam Cezayir asıllı.My father is originally from Algeria.
Babam yerine oraya ben gittim.I went there instead of my father.
Bana annem babam ayrılmadan önce ne kadardır evli olduklarını sordu.He asked me how long my parents had been married before they separated.
Anne babam onunla bir daha görüşmemi yasakladı.My parents forbade me to see him again.
Benim gerçek babam değil.He's not my real father.
Babam, sarnıçta bizi bekliyor.My father is waiting for us at the cistern.
Babam evliliğimize karşı.My father is against our marriage.
Babamı öldürmeye çalıştı.He tried killing my father.
Niyetim sadece babamın nerede olduğunu öğrenmekti.I only wanted to find out where my father is.
Babam öldü mü?Did my father die?
Cezayir babamın memleketi.Algiers is my father's hometown.
Babam sonunda işini kaybetti.My father ended up losing his job.
Babam meyveyi az yer.My father eats little fruit.
Babam köpek sahibi olmama izin vermedi.My father didn't allow me to have dogs.
Babam onu tanımıyordu.My father did not know him.
Gitmek zorundayım; babam dışarıda beni bekliyor.I have to go; my father is waiting for me outside.
Babam kapıyı açmam için bana yalvardı.My father begged me to open the door.
Bu babamın çalıştığı bina.That is the building that my dad works in.
Yanni ha babam bekledi.Yanni just waited and waited.
Öyle deme, babam falan değil o benim!Don't call him my father!
Babama kısa süre önce kalp pili takıldı.My dad got a pacemaker recently.
Ve o, rahmetli babamı iyi tanırdı.And he knew my deceased father well.
O da rahmetli babamı iyi tanırdı.And he knew my deceased father well.
Babam arabasını kullanmama izin verdi.My father let me drive his car.
Babamı yedim.I ate my father.
Babam göründüğü kadar yaşlı değil.My dad's not as old as he looks.
Köyde anne ve babamla birkaç gün geçirmek istiyorum.I want to spend a few days with my parents in the village.
Anne ve babamın üniversiteye gitme fırsatı olmadı.My parents haven't had the opportunity to attend university.
Babam, ben sadece on beş yaşındayken öldü ve Bulgarca öğrenme şansım olmadı "dedi.My father died when I was only fifteen years old and I did not have the chance to learn Bulgarian."
Sabah neden çok yorgun olduğumu ve kalkmak istemediğimi annem ve babam anlamamıştı."My parents didn't understand why I was so tired in the morning and didn't want to get up."
Nihayet babamı öldürdünüz.You killed my father.
20 O gün anlayacaksınız ki, ben Babamdayım, siz bendesiniz, ben de sizdeyim.20 On that day you will realize that I am in my Father, and you are in me, and I am in you.
Babam birkaç içki içtikten sonra beni arardı ve ben ne diyeceğimi bilemezdim.My dad used to call me after he'd had a few drinks and I wouldn't know what to say.
Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?"Did you not know that I must be in my Father’s house?"
Babam sayesinde, o bana öğretti.My father taught it to me.
Babam uyuyor!My brother lives!
Aslında belki Amerika hariç, çoğu herkesin babam hakkında olumlu görüşe sahip olduğunu düşünüyorum.I actually expect that most everybody has a favorable opinion of my father, except maybe in America.
Bu babamdan bana geçmiş.' demiştir.That had to do with my father."
Gösteriye ne annem ne de babam gelebildi.This neither my father nor m mother gave to me.
Beni seveni Babam da sevecektir.But he will love my brother.
Babam eve şimdi geldi.The father arrives home.
(Annem ve babam kırmızı bir evde oturuyorlar.)(His wife and children lived in Russia.)
Hala babamın borçlarını ödüyorum ve o mezarda.It was then that he buried his father's head into the tomb which contained the body.
Ona asla babam olarak tanınma kredisini vermedim."I don't think he ever really wanted to be a parent."
"Benim babam bir uzaylıydı yavrum"."Mein Vater ist ein Außerirdischer - Vol.
Dikran Çerçiyan "Bazıları babamı unutmak için çabalıyorlardı.There were efforts to forget my father.
Babamı gerçekte olduğu gibi, iyi bir şekilde karakterize edeceğini anlamıştım.I understand that they now portray my father in a better light, as he really was.
Sen, ben, annem, babam...You, I, mom, dad...
Babamın benimle ilgili planları vardı.God had his plans for her.
Anne ve babamı onun için öldürebilirdim.You can blame my dad for that.
Anne bak babam televizyonda"."Michael on TV".
Babam evi boyadı. (neyi?)Hún lét byggja húsið.—She had the house built. (lit.
IMDb'de Sevgili Babam SinemaTürk'te Sevgili BabamIMDB entry on Good Husband, Dear Son
Daha evvel babamdan Arapça dersi aldığımı söylemiştim.Students were required to take Arabic classes.
Babam da bağlılık yemini yapmıştı.It was also shown that she had taken an oath of allegiance to Hitler.
1960'ta Babam Sultan Abdülhamid adıyla yayımladığı hatıralarıyla ün kazanmıştır.She was known for publishing her memoirs by the name of Babam Sultan Abdülhamid in 1960.
Annem yüksek bir rahibe idi, babamı bilmiyorum.Her mother was a cloth burler and her father unknown.
Babam bütün askerlerimin ve savaş arabalarımın (?)Where are their warships and soldiers?