Ben üvey babamla iyi geçinmiyorum.I don't get along with my stepfather.
Babam bana araba sürdürmüyor.My dad doesn't let me drive.
Ben küçük bir kızken babam bana hikayeler okurdu.My father used to read me stories when I was a little girl.
Küçük bir çocukken babam bana hikayeler okurdu.My father used to read me stories when I was a little boy.
Babam annemi aldattı.My dad cheated on my mom.
Babam sessiz kalmamı söyledi.Dad told me to keep quiet.
Babam bana sessiz kalmayı öğretti.Dad instructed me to stay silent.
Babam kışın bile genelde saat altıda kalkıyordu.My dad usually got up at six, even in the winter.
Babam "saatim çalındı." diye bağırdı.”My watch has been robbed.”exclaimed my father.
Anne ve babam otuz yıldır evliler.My parents have been married for thirty years.
Babam Tom'la çıkmama izin vermeyecek.My father won't let me go out with Tom.
Büyük babam tam böyle bir arabaya sahip oldu.My grandfather owned a car just like this.
Ben küçükken babam onu bana verdi.My father gave it to me when I was little.
Ben bir çocukken babam onu bana verdi.My father gave it to me when I was a kid.
Annem ve babam ben çocukken öldüler.My parents died when I was a kid.
Tom neredeyse babam kadar yaşlı.Tom is almost as old as my father.
Ben doğduğumda anne babam Boston'da yaşıyordu.My parents were living in Boston when I was born.
Anne babam ben bebekken öldü.My parents died when I was a baby.
Anne babam yaklaşık 2.30'da evde olacaklar.My parents will be home about 2:30.
Doktor, babamın ağır şeyler taşımasına müsaade etmedi.The doctor didn't allow my father to carry heavy things.
Anne babam kavga ediyorlar.My parents are quarrelling.
Babam, küçükken beni buraya getirirdi.My father used to take me here when I was young.
Anne babam nerede olduğumu bilmiyorlar.My parents don't know where I am.
Babamın beni öldüreceğini düşündüm.I thought that my father was going to kill me.
Babam kız kardeşimin Boston'a gitmesine izin vermeyecek.My dad won't let my sister go to Boston.
Babamı tanıdın mı?Did you know my father?
Babamı tanıyor musun?Do you know my father?
Paraya ihtiyacım olursa, babamdan isterim.If I need money, I'll ask my father.
Büyük babamdan on dolar aldım.I got ten dollars from my grandfather.
Babam kahvaltıdan önce hep gazete okur.My father always reads a newspaper before breakfast.
Babamı hava alanına götürür müsün?Can you take my dad to the airport?
Babam Boston'a gitmeme izin vermeyecek.My father won't let me go to Boston.
Anne babam hiçbir şeyden şüphelenmediler.My parents didn't suspect anything.
Babamın anısına bir şiir yazdım.I wrote a poem in memory of my dad.
Babam eve gelmeden önce yatmaya gittim.I went to bed before father could come home.
Büyük babam yüzlerce kısa hikaye anlatır.My grandfather tells hundreds of anecdotes.
Babam bize çalışmanın değerini öğretmeye çalıştı.My father tried to teach us the value of work.
Benim annem ve babam bir ipek çiftliği işletiyordu.My parents were running a silk farm.
Benim babam çok otoriterdir.My dad is very strict.
Annem ve babam benimle gelmiyor.Mum and Dad aren't coming with me.
Babamı tanıdığından eminim.I'm sure you knew my father.
Babam sessiz bir kişidir.My father is a silent person.
Babam sakin bir adamdır.My father is a silent person.
Bugün babamla birlikte miydin?Were you with my father today?
Babamın tarafından anneannem yüz yaşına girdi.My grandmother on my father's side has turned one hundred.
Annem ve babam ben çok küçükken öldüler.My parents died when I was very young.
Babam beni anlamıyor.My father doesn't understand me.
Babam bana nasıl yemek pişireceğimi öğretiyor.My dad is teaching me how to cook.
Babam, bana doğum günümde bu bisikleti almıştı.My father bought me this bike on my birthday.
Babamın yeni bir arabası var.My father has a new car.
Annem ve babam, üniversiteye gitmemi istiyordu.My parents wanted me to go to college.
Üvey babam şeker hastasıydı.My stepfather was diabetic.
Babamın adı Tom.My dad's name is Tom.
Babam beni uyardı.My father warned me.
Annem ve babam endişelenmeye başladılar.My parents began worrying.
Ne yazık ki babamız cennette değil, bir hücrede.Unfortunately, our father is not in heaven, but in a jail cell.
Kiraz ağaçları tam çiçeklendiğinde babam öldü.My father died when the cherry trees were in full bloom.
Babam onu yapmama asla izin vermezdi.My father would never allow me to do that.
Babam eve birkaç dakika önce geldi.Dad came home a few minutes ago.
Hem annem hem de babam müzisyendir.Both of my parents are musicians.