babamın ile cümle

babamın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
47
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Yanımda babamın çantası yok muydu?Δεν είχα την τσάντα του πατέρα μου;
Yapamazsanız lütfen beni... babamın sırtıma yüklediği bu yükten kurtarın.Altrimenti, mi liberi dal peso di cui mi ha caricato mio padre.
Yapamazsanız lütfen beni... babamın sırtıma yüklediği bu yükten kurtarın.Hvis ikke, så vær sød at befri mig ... ... fra den byrde, som min far har lagt på mig.
Yapamazsanız lütfen beni... babamın sırtıma yüklediği bu yükten kurtarın.Jos et voi, vapauta minut... ...isäni minulle antamasta taakasta.
Yapamazsanız lütfen beni... babamın sırtıma yüklediği bu yükten kurtarın.Om inte, kan du vara snäll och befria mig... ...från bördan som min far har lagt på mig.
Yapamazsanız lütfen beni... babamın sırtıma yüklediği bu yükten kurtarın.Proszę mnie uwolnić od ciężaru, którym obarczył mnie ojciec.
Yapamazsanız lütfen beni... babamın sırtıma yüklediği bu yükten kurtarın.Se não, por favor, liberte-me... ... do fardo que o meu pai colocou em mim.
Yapamazsanız lütfen beni... babamın sırtıma yüklediği bu yükten kurtarın.Si no puede, por favor, líbreme... de la carga que me dio mi padre.
Yapamazsanız lütfen beni... babamın sırtıma yüklediği bu yükten kurtarın.Αν όχι, σε παρακαλώ να με αποδεσμεύσεις... ...από το βάρος που μου φόρτωσε ο πατέρας μου.
Yapamazsanız lütfen beni... babamın sırtıma yüklediği bu yükten kurtarın.А если нет, то прошу вас избавить меня... от тяжкой обязанности, наложенной на меня отцом.
Yine de... Bu babamın kızı olmadığımı göstermez.Ακόμα κι έτσι... δεν είναι ότι δεν είμαι η κόρη του πατέρα μου.
Yusuf ilk oğlunun adını Manaşşe koydu. ‹‹Tanrı bana bütün acılarımı ve babamın ailesini unutturdu›› dedi.요셉이 그 장자의 이름을 므낫세라 하였으니 하나님이 나로 나의 모든 고난과 나의 아비의 온 집 일을 잊어버리게 하셨다 함이요
Yusuf ilk oğlunun adını Manaşşe koydu. ‹‹Tanrı bana bütün acılarımı ve babamın ailesini unutturdu›› dedi.ויקרא יוסף את שם הבכור מנשה כי נשני אלהים את כל עמלי ואת כל בית אבי׃
Yusuf ilk oğlunun adını Manaşşe koydu. ‹‹Tanrı bana bütün acılarımı ve babamın ailesini unutturdu›› dedi.ودعا يوسف اسم البكر منسّى قائلا لان الله انساني كل تعبي وكل بيت ابي.
Yusuf ilk oğlunun adını Manaşşe koydu. ‹‹Tanrı bana bütün acılarımı ve babamın ailesini unutturdu›› dedi.約 瑟 給 長 子 起 名 叫 瑪 拿 西 、 〔 就 是 使 之 忘 了 的 意 思 〕 因 為 他 說 、 神 使 我 忘 了 一 切 的 困 苦 、 和 我 父 的 全 家
Yusuf ilk oğlunun adını Manaşşe koydu. ‹‹Tanrı bana bütün acılarımı ve babamın ailesini unutturdu›› dedi.約瑟 給長 子 起名 叫 瑪拿西 、 〔 就 是 使 之 忘 了 的 意思 〕 因 為他說 、 神 使 我 忘 了 一切 的 困苦 、 和 我 父 的 全家
Zaten babamın karakalem çizimlerine büyük hayranlık duyuyordum.Ich verspürte große Bewunderung für die Bleistiftzeichnungen meines Vaters.
Zaten babamın karakalem çizimlerine büyük hayranlık duyuyordum.Já tinha uma forte admiração pelos desenhos executados a lápis pelo meu pai,
Zaten babamın karakalem çizimlerine büyük hayranlık duyuyordum.제 아버지의 펜슬 드로잉을 좋아하고 존경해왔었죠.
Zaten babamın karakalem çizimlerine büyük hayranlık duyuyordum.これは、未来の車だと言って 見せてくれたのです
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.A on rzekł: Proszę cię tedy, ojcze! abyś posłał do domu ojca mego:
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.A povedal im: Prosím ťa tedy, otče, žeby si ho poslal do domu môjho otca,
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.Bogatul a zis: ,Rogu-te dar, părinte Avraame, să trimeţi pe Lazăr în casa tatălui meu;
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.Daarop zei de rijke man: 'Vader Abraham, ik smeek u Lazarus dan naar het huis van mijn vader te sturen,
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.Då sade han: 'Så beder jag dig då, fader, att du sänder honom till min faders hus,
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.Da sa han: Så ber jeg dig, fader, at du sender ham til min fars hus
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.Da sprach er: So bitte ich dich, Vater, daß du ihn sendest in meines Vaters Haus;
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.Disse ele então: Rogo-te, pois, ó pai, que o mandes � casa de meu pai,
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.E quegli replicò: Allora, padre, ti prego di mandarlo a casa di mio padre
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.Hän sanoi: `Niin minä siis rukoilen sinua, isä, että lähetät hänet isäni taloon
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.I řekl: Ale prosím tebe, Otče, abys ho poslal do domu otce mého.
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.'Kalau begitu, Pak,' kata orang kaya itu, 'saya minta dengan sangat Bapak mengutus Lazarus ke rumah ayah saya
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.가로되 그러면 구하노니 아버지여 나사로를 내 아버지의 집에 보내소서
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.Men han sagde: Så beder jeg dig, Fader! at du vil sende ham til min Faders Hus
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.Monda pedig amaz: Kérlek azért téged Atyám, hogy bocsásd el õt az én atyámnak házához;
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.Người giàu nói rằng : Tổ tôi ơi ! vậy_thì xin sai La-xa-rơ đến nhà cha tôi ,
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.Người giàu nói rằng: Tổ tôi ơi! vậy thì xin sai La-xa-rơ đến nhà cha tôi,
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.Pa reče: Prosim te torej, pošlji ga na mojega očeta dom.
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder."Y él dijo: 'Entonces te ruego, padre, que le envíes a la casa de mi padr
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.Ειπε δε παρακαλω σε λοιπον, πατερ, να πεμψης αυτον εις τον οικον του πατρος μου
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.А той рече: Като е тъй, моля ти се, отче, да го пратиш в бащиния ми дом;
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.Каже ж він: Благаю ж тебе, отче, щоб післав його до дому батька мого:
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.Тогда сказал он: так прошу тебя, отче, пошли его в дом отца моего,
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.ויאמר אם כן אבי שאל אני מאתך כי תשלח אתו אל בית אבי׃
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.فقال اسألك اذا يا ابت ان ترسله الى بيت ابي.
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.財 主 說 、 我 祖 阿 、 既 是 這 樣 、 求 你 打 發 拉 撒 路 到 我 父 家 去
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder.財主說 、 我 祖阿 、 既 是 這樣 、 求 你 打發 拉撒路 到 我 父 家 去
İlgili Sayfalar