babamın ile cümle

babamın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O, babamın öğrettiği bir öğrencidir.That's a student my father teaches.
Babamın 30 yıl boyunca tuttuğu bir günlük buldum.I found a diary my father kept for thirty years.
Bu babamın hoşuna gidecek.That will please my father.
Babamın varlığında kaba şakalar yapma.Don't tell crude jokes in the presence of my father.
Annem, babamın eski şortunu çaput olarak kullanıyor.My mother uses my father's old short as a dust rag.
Annem, babamın eski şortunu toz bezi olarak kullanıyor.My mother uses my father's old short as a dust rag.
"Bunlar kimin gözlükleri?" "Onlar babamın.""Whose glasses are these?" "They are my father's."
"Bunlar kimin gazeteleri?" "Babamın.""Whose newspapers are these?" "They are my father's."
Babamın erkek kardeşi benim amcamdır.The brother of my father is my uncle.
Babamın kız kardeşi benim halamdır.The sister of my father is my aunt.
Babamın erkek kardeşinin karısı benim yengemdir.My father's brother's wife is my aunt.
Babamın kız kardeşinin kocası benim eniştem.My father's sister's husband is my uncle.
Babamın hapiste olduğunu hiç kimseye söylemedim.I've never told anyone that my father is in prison.
Babamın beklentilerine göre yaşamaya çalışıyorum.I've been trying to live up to my father's expectations.
O benim babamın babası. O benim baba tarafından büyükbabam.He's my father's father. He's my paternal grandpa.
Büyük babamın neye benzediğini zar zor hatırlayabiliyorum.I can barely remember what my grandfather looked like.
Bu benim babamın gömleği.This is my father's shirt.
Tom, babamın bir arkadaşıdır.Tom is a friend of my dad's.
Bu kitap babamındır.This book is my father's.
Rahmetli arkadaşımın kızı "Babamın ruhu için dua edeceğim." dedi.My late friend's daughter said, "I will pray for my father's soul."
Babamın o evi neden satın almak istediğini merak ediyorum.I wonder why Dad wants to buy that house.
Tom babamın bir arkadaşıydı.Tom was a friend of my father's.
Babamın o zaman söylediği kıymetli.My father used to say that time is precious.
Anne babamın ikisi de halen yaşıyor.Both my parents are still living.
Babamın biyolojik babam olmadığını kesinlikle anladım.I just found out that my dad is not my biological father.
Orada babamın başında bir kuş var.There's a bird on my dad's head.
Babamın ihtiyacı olan ilacı satın almak için yeterli param yok.I don't have enough money to buy the medicine my father needs.
Babamın arabasını sürmeme izin verilmiyor.I'm not allowed to drive my father's car.
Babamın en büyük düşmanının oğluna aşığım.I am in love with the son of my father's greatest enemy.
Babamın arabası anneminkinden küçük.My father's car is smaller than that of my mother.
Babamın işi ilginç.My father's job is interesting.
Bana büyük büyük babamın adı konuldu.I was named after my great-grandfather.
Ben küçük bir çocukken, babam ve ben Boston'a babamın dedesini ziyarete gittik.When I was a little boy, my father and I went to Boston to visit my great-grandfather.
Bu ev anne ve babamın şimdiye kadar birlikte satın aldıkları ilk şeydi.This house was the first thing my parents ever bought together.
O babamın annesidir. Babam tarafından büyükannemdir.She is my father's mother. She is my paternal grandmother.
Beni dinle, o soğukkanlı bir biçimde babamın Kakongo kralı olduğunu söyledi.Listen to me, he said coldly, my father was the king of Kakongo.
Babamın bana yardım edeceğini biliyorum.I know my father will help me.
Anne ve babamın her ikisi de işe gittiler.Both mom and dad went to work.
Bu, babamın ve ilk eşinin bir resmi.This is a picture of my father and his first wife.
Babamın güzel bir işi var.My father has a good job.
Annemin amacı üniversiteyi bitirmekti ama babamın amacı annemdi.Mom’s goal was to graduate college but dad’s goal was mom.
Büyük babamın evi o sokakta idi.My grandfather's house was on that street.
Babamın altın bir kalbi var.My father has a heart of gold.
O, rahmetli babamın bir portresidir.It's a portrait of my deceased father.
Babamın bir kişilik bozukluğu var.My father has a personality disorder.
Ben sana ben on üç yaşındayken babamın öldüğünü söyledim.I told you that my dad died when I was thirteen.
Ben sadece babamın daha iyi olmasını istiyorum.I just want my dad to be better.
Babamın kırmızı bir sakalı var.My father has a red beard.
Babamın bana anlattığı bütün hikayeler hakkında düşündüm.I thought about all the stories my father had told me.
O benim babamın evi.That's my father's house.
Doktor, babamın ağır şeyler taşımasına müsaade etmedi.The doctor didn't allow my father to carry heavy things.
Babamın beni öldüreceğini düşündüm.I thought that my father was going to kill me.
Babamın anısına bir şiir yazdım.I wrote a poem in memory of my dad.
Babamın tarafından anneannem yüz yaşına girdi.My grandmother on my father's side has turned one hundred.
Babamın yeni bir arabası var.My father has a new car.
Babamın adı Tom.My dad's name is Tom.
Babamın biriktirdiği 30 yıllık gazeteleri keşfettim.I discovered my father collected 30 years of newpapers.
Babamın annesi benim büyükannemdir.My father's mother is my grandma.
Burası babamın çalıştığı yerdir.This is where my dad works.
Babamın hiç yapamadığı şeyleri yapabilirim.I can do things my father never could.
İlgili Sayfalar