babamın ile cümle

babamın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Geçen yaz babamın doğduğu yeri ziyaret ettim.I visited my father's hometown last summer.
Masadaki kelime işlemci benim babamın.The word processor on the desk is my father's.
Oğluma büyük babamın adını verdik.We named my son after my grandfather.
Doktor, babamın sağlığıyla ilgili endişelerimi giderdi.The doctor reassured me about my father's condition.
Profesör Hudson babamın arkadaşı.Professor Hudson is my father's friend.
Ama babamın yapmamı istediğini sanmıyorum.But I don't think Dad would like me to.
Onlar benim büyük babamın kitaplarıdır.They are my grandfather's books.
Sonra annem ve babamın beni gerçekten sevdiğini hissettim.Then I felt that my parents really loved me.
Bu, rahmetli babamın bir portresi.This is a portrait of my late father.
Bu, babamın doğduğu köydür.This is the village where my father was born.
Bu benim ceketim, ve o babamınki.This is my coat, and that is my father's.
Bu araba benim babamın.This car is my father's.
Bu saat babamındır.This watch is my father's.
Bu, babamın eskiden gittiği okul.This is the school where my father used to go.
Burası benim babamın çalıştığı yer.This is where my father works.
Burası babamın doğduğu yer.This is the place where my father was born.
Kate babamın restoranına doğru koştu.Kate ran to my father's restaurant.
Babamın bir dinlenmeye ihtiyacı var. O üç saattir bahçede çalışmaktadır.Dad needs to take a rest. He's been working in the garden for three hours.
O, babamın çalıştığı bina.That is the building where my father works.
Her şey göz önüne alındığında, babamın hayatı mutlu bir hayattı.All things taken into consideration, my father's life was a happy one.
Şu kırık vazo büyük babamın.That broken vase is my grandfather's.
Babamın öldüğünde bıraktığı antikalar değersiz hurdalardan başka bir şey değildi.The antiques my father left when he died turned out to be nothing but worthless junk.
Babamın işini devralacağım.I am to take over my father's business.
Ben babamın yerini alacağım.I'll take my father's place.
Notlarım babamın beklentilerini karşılamadı.My grades didn't come up to my father's expectations.
Babamın eğlencesi gökyüzü dalışıdır.My dad's pastime is skydiving.
Babamın arabası çok güzeldir.My father's car is very nice.
Babamın odası çok büyüktür.My father's room is very big.
Babamın birsürü kitabı var.My father has many books.
Babamın mavi gri bir kravatı var.My father has a blue and gray tie.
Babamın ve annemin orada büyük bir çiftliği var.My father and mother have a big farm there.
Lütfen e-postamı babamın Tokyo'daki ofisi vasıtasıyla bana gönder.Please send my mail to me in care of my father's office in Tokyo.
Babamın o zaman söylediğini asla unutmayacağım.I'll never forget what Father said then.
Büyük babamın evine hiç gitmedim.I've never been to my grandfather's house.
Bazen babamın banyoda şarkı söylediğini duyuyorum.I sometimes hear my father singing in the bathroom.
Babamın 30 yıldır sakladığı günlüğünü buldum.I found my father's diary which he kept for 30 years.
Büyük babamın öldüğü yılda doğdum.I was born in the year that Grandfather died.
Yılda iki kez babamın evine giderim.I go to my father's place twice a year.
Babamın bana verdiği bu saatten memnunum.I am pleased with this watch my father gave me.
Babamın filmi izlemesini istiyorum.I want my father to see the movie.
Babamın toplantıya katılmasından hoşlanmıyorum.I don't like my father's attending the meeting.
Babamın beni yetiştirdiği gibi oğlumu yetiştirmek istiyorum.I want to bring up my son as my father did me.
Babamın arabasını yıkamasına yardımcı oldum.I helped my father wash his car.
Babamın fakir olmasından utanmıyorum.I'm not ashamed of my father being poor.
Babamın iyi bir aşçı olmasından gurur duyuyorum.I'm proud of my father being a good cook.
Babamın şirketinde asla rahat hissetmedim.I never felt at ease in my father's company.
Bana babamın servetinden küçük bir pay verildi.I was given a minor share of my father's wealth.
Babamın işiyle meşgul olmalıyım.I must be about my father's business.
Babamın işini devraldım.I took over my father's job.
Babamın borcunu ödemekten berat edildim.I was absolved from paying my father's debt.
Babamın yardımını istedim.I asked for my father's help.
Babamın şirketinde her zaman huzursuz hissettim.I always felt ill at ease in my father's company.
Ben babamın hesabına çalışıyorum.I am acting for my father.
Babamın yıllık gelirini bilmiyorum.I don't know my father's annual income.
Babamın mezarını ziyaret ettim.I visited my father's grave.
Babamın kitaplığındaki her kitabı okudum.I have read every book in my father's bookcase.
Tek oğlum Tom'a büyük babamın ismini verdik.We named our only son Tom after my grandfather.
Doğrusunu söylemek gerekirse, babamın arabasını onun izni olmadan sürdüm.To tell the truth, I drove my father's car without his permission.
Cumartesi babamın boş olduğu gündür.Saturday is when my father is free.
Babamın ölüm haberinini aldığımda sadece üç gündür Tokyo'daydım.I had been in Tokyo only three days when I received news of my father's death.
İlgili Sayfalar