Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasında Nairobi Milli parkı bulunuyor.Azok ott a háttérben apám marhái, a marhák mögött pedig az a Nairobi Nemzeti Park.
Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasında Nairobi Milli parkı bulunuyor.De koeien op de achtergrond zijn van mijn vader en achter de koeien, zie je het Nairobi National Park.
Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasında Nairobi Milli parkı bulunuyor.Derrière, ce sont les vaches de mon père, et derrière les vaches, c'est le Parc National de Nairobi.
Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasında Nairobi Milli parkı bulunuyor.Estas son las vacas de mi papá, al fondo, y detrás de la vacas, el Parque Nacional de Nairobi.
Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasında Nairobi Milli parkı bulunuyor.Im Hintergrund sehen Sie die Kühe meines Vaters und das hinter den Kühen ist der Nairobi-Nationalpark.
Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasında Nairobi Milli parkı bulunuyor.Quelle sullo sfondo sono le mucche di mio papà, e dietro le mucche, c'è il parco nazionale di Nairobi.
Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasında Nairobi Milli parkı bulunuyor.Takanani näette isäni lehmät, ja lehmien takana on Nairobin kansallispuisto.
Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasında Nairobi Milli parkı bulunuyor.To v pozadí sú kravy môjho otca a za kravami je Národný park Nairobi.
Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasında Nairobi Milli parkı bulunuyor.Vzadu je stádo krav mého otce, a to dál za kravami, to je národní park Nairobi.
Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasında Nairobi Milli parkı bulunuyor.Позаду ви бачите корів мого тата, а за ними видніється Національний парк Найробі.
Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasında Nairobi Milli parkı bulunuyor.Это коровы моего отца на заднем плане, а за коровами находится Национальный парк Найроби.
Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasındaPhía sau tôi là đàn bò của bố tôi, và phía sau đàn bò,
Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasındaW tle widać krowy mojego ojca, a za nimi
Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasındaТова са кравите на татко и зад кравите е парка
Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasındaברקע, אלה הפרות של אבי, ומאחורי הפרות,
Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasındaهذه أبقار أبي خلفي, وخلف هذه الأبقار,
Arkada görünen inekler babamın ve ineklerin de arkasındaそして 牛の後ろにあるのが ナイロビ国立公園です
Arkadaşlarımı, babamı... ...ve kendimi... ...terk ettim.Aku meninggalkan temanku. Ayahku. Dan diriku sendiri.
Arkadaşlarımı, babamı... ...ve kendimi... ...terk ettim.Elhagytam a barátaimat. Apukámat... És magamat
Arkadaşlarımı, babamı... ...ve kendimi... ...terk ettim.Ho abbandonato la mia amica, mio padre... e me stessa.
Arkadaşlarımı, babamı... ...ve kendimi... ...terk ettim.J'ai oublié mes amis. Mon père. Et moi même.
Arkadaşlarımı, babamı... ...ve kendimi... ...terk ettim.Le fallé a mi amiga. A mi padre. Y a mi misma.
Arkadaşlarımı, babamı... ...ve kendimi... ...terk ettim.Le fallé a mi amiga. A mi padre. Y a mi misma.
Arkadaşlarımı, babamı... ...ve kendimi... ...terk ettim.Opuściłam przyjaciół Mojego tatę I siebie
Arkadaşlarımı, babamı... ...ve kendimi... ...terk ettim.Tôi đã chạy trốn khỏi bạn tôi. Cha tôi Và chính bản thân mình
Arkadaşlarımı, babamı... ...ve kendimi... ...terk ettim.هجرت صديقتي و أبي ونفسي
Aslanlardan nefret ederdim, ama şimdi buluşum sayesinde babamın ineklerini ve aslanları koruyorum.저는 사자를 싫어했는데, 이제는 제 발명품이 저희 아버지의 소들과 사자들 모두를 살리기 때문에
Aslanlardan nefret ederdim, ama şimdi buluşum sayesinde babamın ineklerini ve aslanları koruyorum.Vroeger haatte ik leeuwen maar nu, dankzij mijn uitvinding, worden mijn vaders koeien én de leeuwen gespaard.
Aslanlardan nefret ederdim, ama şimdi buluşum sayesinde babamın ineklerini ve aslanları koruyorum.Zvykol som nenávidieť levy, ale teraz vďaka mojim vynálezom chránim otcove kravy a zároveň aj levy.
Aslanlardan nefret ederdim, ama şimdi buluşum sayesinde babamın ineklerini ve aslanları koruyorum.פעם שנאתי אריות. אבל היום, בגלל שההמצאה שלי מצילה את הפרות של אבי וגם את האריות,
Aslanlardan nefret ederdim, ama şimdi buluşum sayesinde babamın ineklerini ve aslanları koruyorum.إعتدت أن أكره الأسود، لكن الأن بسبب إختراعي الذي حفظ أبقار أبي و الأسود،
Aslanlardan nefret ederdim, ama şimdi buluşum sayesinde babamın ineklerini ve aslanları koruyorum.お父さんの牛も ライオンたちも守れているから ライオンと対立することなく 暮らせています
Aynı yılın Şubat ayında babamın vefatından sonra seyahate çıkmaya karar verdim.같은 해 2월, 아버지가 돌아가시고 나서 여행을 하기로 결심했습니다.
Aynı yılın Şubat ayında babamın vefatından sonra seyahate çıkmaya karar verdim.לאחר שאבי נפטר בפברואר של אותה השנה, והחלטתי לנדוד.
Aynı yılın Şubat ayında babamın vefatından sonra seyahate çıkmaya karar verdim.بعد أن توفي والدي في فبراير من تلك السنة، وقررت التجوال.
Aynı yılın Şubat ayında babamın vefatından sonra seyahate çıkmaya karar verdim.そして旅行する事にしました 父の死はつらかった
Babamdan beri, Dilip, babamın kardeşi av köpeği olarak bilinir.Kể từ khi cha tôi, Dilip, người được biết đến bởi đồng nghiệp của ông Hounds
Babamdan beri, Dilip, babamın kardeşi av köpeği olarak bilinir.Sinds myn vader, Dilip, die bekend was bij zijn volgelingen
Babam hakkındaki söylentiler temizlensin istiyorum. Ama babamın konusunu bile açmamamı söylediler.Szerettem volna az apámmal kapcsolatos pletykákat is tisztázni, de azt mondták, hogy ne említsem őt.
Babamin ailesi Cezayir'den kovulmus... Arap ulkelerinden gelen diger 600,000 Yahudi ile Israil'e yerlesmisler.عائلة أبي اضطرت للهرب من الجزائر. هم وَ 600000 يهودي من الدول العربية استوطنوا في إسرائيل.
Babamin ailesi Cezayir'den kovulmus...Min fars familj tvingades fly från Algeriet.
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir.Amikor az apukám azt mondta nekem, "Tessék, ezt a lányt adom neked menyasszonyul."
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir.Astazi avem 20 de milioane de refugiati la nivel global.
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir. Bayan:愛? 愛はいいわね それがあれば
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir.Dat was toen mijn papa me zei: "Hier, ik geef je dit meisje als verloofde."
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir.Đó là khi cha tôi bảo tôi, "Đây, cha giao cho con người con gái như là vợ của mình."
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir."foi quando o meu pai me disse: " 'Toma, dou-te esta rapariga como tua noiva'."
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir.Keď mi otec povedal, "Dávam ti toto dievča za snúbenicu."
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir.Kiedy tata powiedział mi: "Oto twoja narzeczona".
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir.아버지가 저에게 "여기 이 여자아이를 네 약혼자로 주마"라고 말할 때였어요.
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir.Quando mio padre mi ha detto: "Ecco, ti do questa ragazza come fidanzata."
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir.War als mein Vater zu mir sagte, "Hier, ich gebe dir dieses Mädchen als Verlobte."
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir.Ήταν όταν ο πατέρας μου είπε: "Σου δίνω αυτό το κορίτσι, σαν αρραβωνιαστικιά σου."
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir.Когда мой отец сказал мне: "Я привел тебе эту девушку. Она будет твоей невестой".
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir.צחקתי מאוד היום.
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir.لقد كان عندما أخبرني أبي "هنا، أقدم لك هذه البنت كخطيبة لك".
Babamin calismasina gerek yok. Ailem...Ne diyebilirim ki? Simdilik, benim ailem cok fakir,Точно както онази жена се опита да целуне краката ми, когато взимахме синовете й.
Babamin calismasina gerek yok.Apának nem kell dolgoznia.
Babamin calismasina gerek yok.Cha không cần phải đi làm.
Babamin calismasina gerek yok.Cine sunt eu?