baba ile cümle
baba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Anne ve baban eve ne zaman gelecek?When will your parents get home?
Babanız oldukça uzun boylu.Your father is quite tall.
Bugün babamla birlikte miydin?Were you with my father today?
Babamın tarafından anneannem yüz yaşına girdi.My grandmother on my father's side has turned one hundred.
O tam babasına benziyor.He looks just like his father.
Tom'un babasıyla tanışmak istiyorum.I'd like to meet Tom's father.
Baba, mafya ve hükümet arasındaki fark nedir?Dad, what is the difference between the mafia and the government?
Annem ve babam ben çok küçükken öldüler.My parents died when I was very young.
Tom iyi bir baba olmadığının farkında ve telafi etmeye çalışıyor.Tom is aware that he hasn't been a good father and is trying to make amends.
Sevgili Noel Baba: Noel için bir kız arkadaş istiyorum.Dear Santa Claus: For Christmas I would like a girlfriend.
Babam beni anlamıyor.My father doesn't understand me.
Babacığım ben hamileyim. Şüphelilerin listesi işte burada.Dad, I am pregnant. Here is the list of the suspects...
Babacığım ben hamileyim. İşte şüphelilerin listesi.Dad, I am pregnant. Here is the list of the suspects...
Anne ve babanın dışarıda yemek yememiz için bize izin vermeleri iyiydiIt was good of your parents to let us eat outside.
"Baba" filminin ödeme linkini bana gönderdiğin için teşekkür ederim.Thank you for sending me the link to purchase "The Godfather" movie.
Baban sana her şeyi vermek isterdi.Your father would have given you everything.
Ah oğlum, baban eve vardığında senin için ne yapacak?Oh boy, what's Dad going to do to you when he gets home?
Babam bana nasıl yemek pişireceğimi öğretiyor.My dad is teaching me how to cook.
O benim oğlum değil, aksine, ben onun babasıyım.He's not "my son," rather, I'm "his father."
O halen anne ve babasına bağımlıdır.He still depends on his parents.
Babam, bana doğum günümde bu bisikleti almıştı.My father bought me this bike on my birthday.
Babamın yeni bir arabası var.My father has a new car.
Tom babasının yanına oturdu ve onunla futbol maçını izledi.Tom sat next to his father and watched the football game with him.
Tom'un anne ve babası Afrika'da misyonerdiler.Tom's parents were missionaries in Africa.
Tom'un anne ve babasının ikisi de Kanadalıdır.Tom's parents are both Canadians.
Babalar sorun değildirler.Fathers aren't the problem.
Tom bir baba.Tom is a father.
Tom babasından daha önce öldü.Tom predeceased his father.
O on üç yaşındayken babasının Tom'a verdiği bilgisayar hala çalışıyor.The computer that Tom's father gave him when he was thirteen is still working.
Tom'un bir babası yoktur.Tom doesn't have a dad.
Anne babalar çocuklarının iyi bir eğitim almalarını isterler.Parents want their children to get a good education.
Annem ve babam, üniversiteye gitmemi istiyordu.My parents wanted me to go to college.
Bütün çocuklar anne babalarıyla kucaklaştı.All the children hugged their parents.
Üvey babam şeker hastasıydı.My stepfather was diabetic.
Ben Tom'un anne ve babasıyla konuştum.I talked to Tom's parents.
Babamın adı Tom.My dad's name is Tom.
Babam beni uyardı.My father warned me.
Tom babasını taparcasına seviyordu.Tom idolized his father.
Tom'un baba tarafından dedesi Avustralya'da yaşıyor.Tom's paternal grandparents live in Australia.
Tom'un dedesi ve babaannesi Avustralya'da yaşıyor.Tom's paternal grandparents live in Australia.
Tom babasının mağazasını devraldı.Tom took over his father's store.
Tom babasının disleksik olduğundan şüphelendi.Tom suspected that his father was dyslexic.
Annem ve babam endişelenmeye başladılar.My parents began worrying.
Ne yazık ki babamız cennette değil, bir hücrede.Unfortunately, our father is not in heaven, but in a jail cell.
O, babasının küçük kızıydı.She was her daddy's little girl.
O yalnızca yedi yaşındayken babası kendini öldürdü.Her father killed himself when she was just seven years old.
O, babasıyla yirmi yıldan fazla yaşadı.She lived with her father for more than twenty years.
O, babasının ayak izlerini takip etti ve bir doktor oldu.She followed in her father's footsteps and became a doctor.
O ve babası arasında bir tartışma patlak verdi.An argument erupted between her and her father.
O, her zaman babasını etkilemeye çalışıyordu.She was always trying to impress her father.
Tom'un, babası ile çok zor bir ilişkisi vardır.Tom has a very difficult relationship with his father.
Tom'un, babası ile uzak bir ilişkisi vardır.Tom has a distant relationship with his father.
Tom babalık izninde.Tom is on paternity leave.
Eğer terbiyeni takınmazsan Noel Baba gelmeyecek.If you don't behave, Santa won't come.
Kiraz ağaçları tam çiçeklendiğinde babam öldü.My father died when the cherry trees were in full bloom.
Babam onu yapmama asla izin vermezdi.My father would never allow me to do that.
Tom anne ve babasının onayına ihtiyaç duyuyordu.Tom needed his parents' approval.
Tom inanılmaz bir baba.Tom is an amazing father.
Mariah'nın babası bir Afrika kökenli-Venezuelalıydı.Mariah's father was an African-Venezuelan.
Babam eve birkaç dakika önce geldi.Dad came home a few minutes ago.