baba ile cümle
baba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Benim babam olduğunu nasıl olur da bana söyleyemezsin?How could you not tell me that you're my father?
Tom Mary'ye on üç yaşındayken babasının öldüğünü söyledi.Tom told Mary his father died when he was thirteen.
Tom çocuklarına Noel babanın gerçek olmadığını söyledi.Tom told his children that Santa Claus wasn't real.
Annem ve babam evlat edinildiğimi bana on üç yaşımdayken söylediler.My parents told me that I was adopted when I was thirteen.
Oğul babasının güvenine ihanet etti.The son has betrayed the trust of his father.
Babanı dinledin.You heard your father.
Onun babası uzaklaştırıldığında ona ne olacak?What will happen to her if her father is taken away?
Beni dinle, o soğukkanlı bir biçimde babamın Kakongo kralı olduğunu söyledi.Listen to me, he said coldly, my father was the king of Kakongo.
Tom'un anne babası ona ateşle oynamanın tehlikeli olduğunu söylediler.Tom's parents told him that playing with fire was dangerous.
Babamın bana yardım edeceğini biliyorum.I know my father will help me.
Biz evlendiğimiz zaman, anne ve babalarımız çoktan vefat etmişti.When we got married, our parents had already passed away.
Mary, anne babasına anlatmaktan korkuyordu.Mary was afraid to tell her parents.
Anne ve babamın her ikisi de işe gittiler.Both mom and dad went to work.
Hem annem hem de babam işe gittiler.Both mom and dad went to work.
Annem ve aynı zamanda babam da işe gitti.Mom and also dad went to work.
Annen ve baban aynı soyada sahip mi?Do your mum and dad have the same surname?
Eve geri gitmek istedim, orada babam beni bekliyor.I want to go back home, where my father is waiting for me.
Tom'un yüz hatları ve tavırları babasınına çok benzer.Tom's facial features and mannerisms are very much like those of his father.
Öğrencilerimin anne ve babalarını tanıyorum.I know my student's parents.
Babam bir mühendisti.My father was an engineer.
Baba ve oğul arasındaki mücadele uzun bir süre sürdü.The struggle between father and son lasted a long time.
O, babasını özlüyor.He misses his father.
Beni babasıyla tanıştırdı.She introduced me to her father.
Annene ve babana en iyi dileklerimle.Best wishes to your parents.
Ve anne baban? Onlar ne zaman geliyorlar?And your parents? When are they arriving?
O gidip istasyondan babasını almalı.He must go and get his father from the station.
Babamız yurtdışında çalışırken biz buraya geldik.We came here when our father was working abroad.
Babam mı? O, kütüphane, sinema ve tiyatroya gider. Çok aktiftir.My father? He goes to the library, to the cinema, to the theatre. He's very active.
Ve senin annen ve baban? Onlar ne zaman geliyorlar?And your parents? When do they arrive?
Annen ve baban seni çok sevdiler.Your parents loved you very much.
Annem ve babam beni her zaman ağabeyimle karşılaştırır.My parents always compare me to my older brother.
Tom'un anne ve babası ona asla hayatın gerçeklerinden söz etmediler.Tom's parents never told him about the facts of life.
Annem ve babam bunun için ödeme yapacak.My parents will pay for it.
O benim babamdır.He's my dad.
Babam savaş hakkında hiç konuşmadı.My father never talked about the war.
O, anne babasıyla birlikte büyüdü.He grew up with his parents.
Sen baban gibi görünmeye başlıyorsun.You're starting to sound like your father.
Bu, babamın ve ilk eşinin bir resmi.This is a picture of my father and his first wife.
Sende büyük büyük babalarının resimleri var mı?Do you have any pictures of your great grandparents?
Bu büyük büyük büyük babamla ilgili sahip olduğum tek resim.This is the only picture I have of my great-great-grandfather.
Anne babası Tom'u bodruma kilitledi.Tom's parents locked him in the cellar.
Babam kışın bile saat altıda kalkmayı kural haline getirir.My father makes it a rule to get up at six, even in the winter.
Babam kemik erimesinden acı çekiyor.My father suffers from osteoporosis.
Tom'un anne babasından nefret ediyorum.I hate Tom's parents.
Tom 40'lı yaşlarda olmasına rağmen hala anne babasıyla evde yaşıyor.Even though Tom's in his forties, he still lives at home with his parents.
Sanıyorum sen mükemmel bir baba olacaksın.I think you will be a great father.
Tom karnesini babasına göstermeye korkuyordu.Tom was afraid to show his father his report card.
Bu ev babama ait.This house belongs to my father.
Gençler genellikle anne babaları ile topluluk önünde görülmekten utanırlar.Teenagers are often embarrassed to be seen in public with their parents.
Erkek arkadaşım hala anne ve babamı tanımıyor.My boyfriend still doesn't know my parents.
Babamın güzel bir işi var.My father has a good job.
Annem ve babam ne düşünürler?What will my parents think?
Babam burada.My father is here.
Haziran ayının son haftasında, geçen hafta babanla tanıştım.I met your father last week, so in the last week of June.
Tom ılımlı içicidir ama babası bir balık gibi içer.Tom's a moderate drinker, but his father drinks like a fish.
Tom'un babası biraz ayyaştır.Tom's father's a bit of a soak.
"Oğlum, Allah'a inanır mısın?" "Evet, baba.""My son, do you believe in God?" "Yes, my father."
Kimse babasının hayrına bir şey yapmaz.You don't get something for nothing.
O senin yaşındayken babana çok benziyorsun.You look a lot like your father when he was your age.
Babana sormaya git.Go ask your father.