baba ile cümle

baba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Benim babam biraz eski kafalı.My father is a little old-fashioned.
O benim biyolojik babam.He's my biological father.
Babamın biyolojik babam olmadığını kesinlikle anladım.I just found out that my dad is not my biological father.
Babamı nasıl tanıyorsunuz?How do you know my father?
Bir baba olacaksın.You're going to be a father.
Baba, ben uyumadan bana bir öykü okur musun?Daddy, can you read me a story before I go to sleep?
Babam mühendis değil mimardır.My father is an architect, not an engineer.
Emily anne babasını ziyaret edecek.Emily is going to visit her parents.
Orada babamın başında bir kuş var.There's a bird on my dad's head.
Bu ilaçları babam için aldım.I bought these medications for my father.
Babam için bazı ilaçlar almalıyım.I need to buy some medicine for my father.
Babam için bir ilaç almam gerekiyor.I need to buy some medicine for my father.
Babamın ihtiyacı olan ilacı satın almak için yeterli param yok.I don't have enough money to buy the medicine my father needs.
Babam benim için bir arkadaş gibidir.My father is like a friend to me.
İçmeyi bırakan benim babam.It's my father who stopped drinking.
Ben babamı seviyorum.I love my father.
Babam bizi terk etti.Father abandoned us.
Baba, sürmek için arabayı alabilir miyim?Dad, can I take the car out for a drive?
Baba, sürmek için arabayı alıyorum.Dad, I'm taking the car out for a drive.
Hangi baba oğlunu sever?Which father loves his son?
Babası hangi oğlunu seviyor?Which son does his father love?
Tom babasının ölümüyle çok iyi ilgilenmiyor.Tom isn't dealing with his father's death very well.
Babam zamanını iyi kullanır.My father uses his time well.
Justin Bieber baba mı oluyor?Is Justin Bieber becoming a father?
Baban çok arkadaş canlısı gibi görünüyor.Your father seems very friendly.
Babamın arabasını sürmeme izin verilmiyor.I'm not allowed to drive my father's car.
Babası öldürülen kişi benim.I'm the one whose father was killed.
Sen doğmadan öncesinden beri babanı tanıyorum.I've known your father since before you were born.
Babam bana yüzmeyi öğretti.My father taught me how to swim.
Büyük babam yüzemeyecek kadar çok yaşlı olduğunu söylüyor.My grandfather says he's too old to swim.
Benim için bir baba gibisin.You're like a father to me.
Tom kendisine yeni bir bisiklet alması için babasına yalvardı.Tom begged his father to buy him a new bicycle.
Tom babasını hayal kırıklığına uğratmak istemiyordu.Tom didn't want to disappoint his father.
Tom Mary'nin babasıyla uyuşmuyor.Tom doesn't get along with Mary's father.
Tom babasının ona verdiği parayı bira için harcadı.Tom spent the money his father gave him on beer.
Tom benim için bir baba gibiydi.Tom was like a dad to me.
Tom artık anne ve babasını ziyaret etmiyor.Tom doesn't visit his parents anymore.
Anne baban, senin hamile olduğunu biliyorlar mı?Do your parents know that you're pregnant?
Annen ve baban senin burada olduğunu biliyorlar mı?Do your parents know that you're here?
Ne yazık ki babam artık gruba üye değil.Sadly, my father no longer belongs to the group.
Kaza olduğunda Tom babasıyla kayak yapıyordu.Tom was skiing with his father when the accident happened.
Babasının projesinin sorumluluğunu devraldı.He took over responsibility for his father's project.
O, babasının projesinin sorumluluğunu üstlendi.He assumed responsibility for his father's project.
"Annen ve baban evde mi?" "Sadece babam.""Are your parents home?" "Only my dad."
Babanı dinle.Obey your father.
Babası onun planını beğendi.Her father approved of his plan.
Babanla konuşmaya geldim, seninle değil.I came to talk with your father, not with you.
Babası kabloyu kesen kişiydi.The father was the one who cut the cord.
Kendi babaları için üzüldüler.They grieved for their father.
Babanın ne dediğini duydun.You heard what your father said.
Baban çok hayal kırıklığına uğramış olmalı.Your father must have been very disappointed.
Tom yaptığı şeyi babasının öğreneceğinden korkuyordu.Tom was afraid that his father would find out what he had done.
Tom kendi babasını öldürdü.Tom killed his own father.
Tom zaten bir baba.Tom is already a father.
Onlar hala anne ve babalarıyla beraber yaşıyorlar.They are still living with their parents.
Babam alarmı altıya kurdu.My father set the alarm for six o'clock.
Peter anne ve babasına içten dileklerini iletti.Peter sent heartfelt wishes to his parents.
Tom Mary'nin babasıyla konuşmak istedi.Tom wanted to talk to Mary's father.
Babamın en büyük düşmanının oğluna aşığım.I am in love with the son of my father's greatest enemy.
Baba her zaman ona cesaret verir.Dad always encourages him.

İlgili Sayfalar