baba ile cümle
baba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Umarım yeni üvey babam sonuncudan daha uzun süre dayanır.I hope my new stepfather sticks around longer than the last one.
Babam eve gelene kadar kaldığın için teşekkürler.Thanks for sticking around until my father got home.
Tom'un babası arada bir eve gelir ama asla uzun süre takılmaz.Tom's father comes home once in a while, but he never sticks around for long.
Benim babam senin babandan daha güçlüdür.My dad is stronger than your dad.
Benim babam senin babandan daha güçlü.My dad is stronger than your dad.
Babam yarın eve geliyor.My father is coming home tomorrow.
Babam beş yıl önce öldü.My father died five years ago.
Babam yarın sabah bana lezzetli bir yemek pişirecek.My father will cook me a delicious meal tomorrow morning.
Babam gerçekten çok konuşmaz.My father doesn't really talk much.
Bazen büyük babam kendi başına bırakıldığında, kendi kendine konuşur.Sometimes my grandfather talks to himself when left alone.
Babam yakında emekli olacak.My father is going to retire soon.
Babam çok fazla sake içmez.My father doesn't drink too much sake.
Babam Lego Technic'i sever.My dad likes Lego Technic.
Bu, babayı memnun etmeyecek.This will not please Daddy.
Üniversiteden mezun olduktan sonra, babamın şirketinde bir iş aldım.After I graduated from college, I got a job with my father's company.
Annene mi yoksa babana mı daha yakınsın?Are you closer to your mother or to your father?
Lütfen babanın kim olduğunu bana tekrar söyler misin?Could you please tell me again who your father is?
Baban nasıl?How is your dad?
Baban gelinceye kadar seninle birlikte kalacağıma sana söz veriyorum.I promise you I'll stay with you until your father arrives.
Baban gelinceye kadar seninle kalacağıma söz veriyorum.I promise you I'll stay with you until your father arrives.
Sonunda anlaşıldı ki o sık sık babasının restoranında yemek yiyor.It turns out that he often eats at his father's restaurant.
Annenle mi veya babanla mı şarap içmeyi tercih edersin?Would you rather drink wine with your mother or your father?
Babam bana büyük bir miras bıraktı.My father left me a large inheritance.
Senin babanın arkadaşları onun tek destekçileri değil.Your father's friends aren't his only supporters.
Onun babasını tanıyor musun?Do you know her father?
Anne ve babaya telefon etmek istiyorum.I'd like to phone the parents.
Annem babamdan iki yaş daha gençtir.My mother is two years younger than my father.
Babamın alışkanlığı kahvaltıdan önce gazete okumakdır.My father is in the habit of reading the newspaper before breakfast.
Babam yetenekli bir balıkçı.My father is a skilled fisherman.
Anne babam tarafından sevildim.I'm loved by my parents.
Baba oğlu ile birlikte, ne kadar rahat!The father is together with his son, how cozy it is!
Tom, babasının ona vermiş olduğu golf kulübüne çok bağlı idi.Tom was very attached to the golf clubs that his father had given him.
Tom, babası tarafından istismar edildi.Tom was abused by his father.
Tom bana babasını hatırlatıyor.Tom reminds me of his father.
Tom o huyu babasından aldı.Tom picked up that habit from his father.
Tom mükemmel bir baba.Tom is the perfect father.
Tom üç çocuk babasıdır.Tom is the father of three children.
Tom gelinin babasıdır.Tom is the father of the bride.
Tom hâlâ anne ve babasına bağlıdırTom is still dependent on his parents.
Tom babacan.Tom is easygoing.
Tom'a henüz babasının ölümünden bahsedilmedi.Tom has not yet been told of his father's death.
Tom'un babası astronot olan bir arkadaşı var.Tom has a friend whose father is an astronaut.
Tom aynı babası, büyükbabaları ve kardeşleri gibi bir sakala sahip.Tom has a beard just like his father, grandfathers and brothers do.
Tom, babalığın gerektirdiği anlayışa sahip değildi.Tom had no conception of what fatherhood entailed.
Tom gitmek istemiyordu, ama babası onu gönderdi.Tom didn't want to go, but his father made him go.
Tom, annesi yerine babası ile yaşamayı seçti.Tom chose to live with his father instead of his mother.
Tom'un anne-babası Tom ve Marry'nin evleninceye kadar birlikte yaşamalarını istemiyor.Tom's parents don't want Tom and Mary to live together until after they are married.
Tom, Mary'nin babasının tüfeğiyle onu vuracağından korkuyordu.Tom was scared Mary would shoot him with her father's rifle.
Tom Mary'nin babasıyla golf oynamak istiyor.Tom wants to play golf with Mary's father.
Tom zaman zaman Mary'yi anne babasının evinde ziyaret eder.Tom occasionally visited Mary at her parents' house.
Tom Mary'nin babası olmalı.Tom must be Mary's father.
Tom Mary'nin babasını tanıyor.Tom knows Mary's father.
Tom Mary'nin babası değildir fakat onun amcası.Tom isn't Mary's father, but her uncle.
Tom Mary'nin tanıdığı babası Amerika'da doğmamış tek Amerikalı.Tom is the only American Mary knows whose father wasn't born in America.
Tom Mary'nin erkek kardeşidir, babası değil.Tom is Mary's brother, not her father.
Tom tüm parasını Mary ve babasının idare ettiği şirkete yatırdı.Tom invested all his money in the company that Mary and her father managed.
Tom onun Mary'nin babası olduğunu henüz anladı.Tom has just found out that he's Mary's father.
Tom, babasının Stradivariusını sattığında Mary'nin büyük bir hata yaptığına inanıyor.Tom believes that Mary made a big mistake when she sold her father's Stradivarius.
Tom Mary'ye babasının geçimini sağlamak için ne yaptığını sordu.Tom asked Mary what her father did for a living.
Tom Mary'nin babasından ona bir bilet almasını rica etti.Tom asked Mary's father to buy him a ticket.