Ana içeriğe geç
Sözlük

başyazı ile cümle

başyazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
48
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
O nadiren bir başyazı okur ve o bir kitap kurdu değildir.He seldom reads an editorial and is not a book worm.
Bu mükemmel bir başyazıydı.It was an excellent editorial.
Başyazı formatı genellikle gazetenin birinci sayfasında yayınlanır ve diğer yazılardan farklıdır.Unfortunately, his own picture is put on the front page of various newspapers as a result.
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,And she said,
Başyazı şöyle devam etti: "Ancak bu adım yeterli değil."But it is an insufficient step.
Her Şükran Günü başyazı sayfasında 1961'den beri orada yayınlanan iki makale basar.Each Thanksgiving the editorial page prints two articles that have appeared there since 1961.
New-England Courant 16-23 Temmuz 1722, Silence Dogood başyazısı #9The New-England CourantJuly 16-23, 1722, featuring Silence Dogood editorial #9
Ancak müteakip sayılar, Benjamin'in başyazısında öne sürülen deklarasyona uymadı.Subsequent issues, however, did not live up to declaration put forward in Benjamin's editorial.
Haziran 2016'da düzenli olarak American Vogue'un başyazılarında yer almaya başladı.In June 2016, she started regularly appearing in editorials for American Vogue.
Devlet'in başyazılarını genellikle Galip Erdem yazıyordu.Die Antwort des Regierungsrats ist in der Regel schriftlich.
Derginin ilk sayısında Kadro başlıklı başyazıda şöyle deniliyordu: "Türkiye bir inkılap içindedir.En tête de la première page était notée la suivante considération : « Pourquoi fais-je ce griffonnage ?
Bir süre İkdam gazetesinde imzasız başyazılar yazdı.В газетах давались глупые объявления от его имени.
Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayınlanır.Hoje o último capítulo no encouraçado Missouri na história será escrito.
Sonraki yıllarda Son Saat ve Milliyet gazetelerinde de başyazar olarak görev alıp başyazılar yazdı.De volgende jaren namen ook de voornaamste tijdschriften, zoals Van Nu en Straks, bijdragen op van zijn hand.
Devlet'in başyazılarını genellikle Galip Erdem yazıyordu.Texterna prisade ofta kommunistpartiet.
Bir süre İkdam gazetesinde imzasız başyazılar yazdı.Netušila, že v ní jsou pouze nastříhané noviny.
Başyazılar bazen imzasız yayınlanır, fakat kimin yazdığı bilinir.Det er almindeligt at få perioder hvor man ikke får skrevet noget selv om man ønsker det.
Devlet'in başyazılarını genellikle Galip Erdem yazıyordu.Rekacije publike obično su bile odobravajuće.
Bu bir kadın tarafından yazılan ve Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi.Es algo que leí en un editorial de una mujer que hablaba sobre la guerra en Irak.
Bu bir kadın tarafından yazılan ve Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,Foi algo que li num editorial escrito por uma mulher que falava sobre a guerra no Iraque.
Bu bir kadın tarafından yazılan ve Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi.У колонці однієї жінки-редактора я прочитала про війну в Іраку.
Bu fotoğraf, çok tanınan bilimsel dergi New York Times'da yayınlandığı zaman, başyazı şöyleydi:Amikor ez a kép megjelent az ismert tudományos magazinban, a New York Times-ban, azt írták mellé, hogy
Bu fotoğraf, çok tanınan bilimsel dergi New York Times'da yayınlandığı zaman, başyazı şöyleydi:Când a apărut această fotografie, cunoscutul jurnal științific 'The New York Times' scria într-un articol
Bu fotoğraf, çok tanınan bilimsel dergi New York Times'da yayınlandığı zaman, başyazı şöyleydi:Cuando apareció esta foto ese diario científico de renombre The New York Times, escribió en su editorial
Bu fotoğraf, çok tanınan bilimsel dergi New York Times'da yayınlandığı zaman, başyazı şöyleydi:Khi bức ảnh này xuất hiện, tạp chí khoa học nổi tiếng, Tờ New York Times, đã viết như thế này trong bài luận,
Bu fotoğraf, çok tanınan bilimsel dergi New York Times'da yayınlandığı zaman, başyazı şöyleydi:이 사진이 저명 과학저널에 소개되었을 때, 이 사진이 저명 과학저널에 소개되었을 때, 뉴욕타임스는 이런 사설을 실었습니다.
Bu fotoğraf, çok tanınan bilimsel dergi New York Times'da yayınlandığı zaman, başyazı şöyleydi:Quando questa foto apparve, quel ben noto giornale scientifico, The New York Times, scrisse nell'editoriale,
Bu fotoğraf, çok tanınan bilimsel dergi New York Times'da yayınlandığı zaman, başyazı şöyleydi:Saat foto ini muncul, jurnal ilmiah yang terkenal itu, The New York Times, menulis, pada bagian tajuk rencana,
Bu fotoğraf, çok tanınan bilimsel dergi New York Times'da yayınlandığı zaman, başyazı şöyleydi:כשהתמונה הופיעה, ידעון המדע המוכר, הניו יורק טיימס, כתב במאמר המערכת שלו,
Bu fotoğraf, çok tanınan bilimsel dergi New York Times'da yayınlandığı zaman, başyazı şöyleydi:وعندما ظهرت هذه الصورة .. في مجلة العلمية معروفة كتبت صحيفة " النيو يورك تايمز " في مقدمها ..
Bu fotoğraf, çok tanınan bilimsel dergi New York Times'da yayınlandığı zaman, başyazı şöyleydi:あの有名な科学ジャーナル つまりニューヨーク タイムズが社説に書きました 「火星は面白くない
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi.Och hon skrev:
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,Azt mondta:
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,Dan ia berkata,
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,En ze zei,
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,Et elle disait,
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,Hän puhui Irakin sodasta ja sanoi:
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,I napisała:
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,이랔전쟁에 관해 언급해 쓴 기사를 읽은것이었죠. 그녀가 말하길,
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,Şi spunea:
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,Und sie sagte,
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,Và bà nói rằng
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,Και έλεγε,
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,И тя каза,
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,Она написала:
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,שדיברה על המלחמה בעירק. ולדבריה,
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,عندما كانت تتحدث عن الحرب في العراق وقالت
Irak'taki savaştan bahseden bir başyazıda okuduğum birşeydi. Ve söylenen,「溺れる者を救え。彼に対して命の責任がある。」
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod