başlattık ile cümle
başlattık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sonra seyahate koyulduk, 1999'da başlattık.והתחלנו את המסע, השקנו אותו ב 1999.
Sonra seyahate koyulduk, 1999'da başlattık.لذا بدأنا رحلتنا و انطلقنا في عام 1999
Tam olarak geçen yıl internet ürününü başlattık.30年間 皆さんが使っていたのは
Tam olarak geçen yıl internet ürününü başlattık.Doar anul trecut i-am dat drumul Internetului de producție.
Tam olarak geçen yıl internet ürününü başlattık.Đúng năm trước, chúng tôi bắt đầu Internet sản xuất.
Tam olarak geçen yıl internet ürününü başlattık.Erst letztes Jahr schalteten wir die Live-Version ein.
Tam olarak geçen yıl internet ürününü başlattık.Hace apenas un año, pusimos Internet en producción.
Tam olarak geçen yıl internet ürününü başlattık.작년에 프로덕션 인터넷을 가동시켰습니다.
Tam olarak geçen yıl internet ürününü başlattık.L'année dernière, nous avons allumé l'Internet dans sa version aboutie.
Tam olarak geçen yıl internet ürününü başlattık.Solo l'anno scorso abbiamo avviato Internet in produzione.
Tam olarak geçen yıl internet ürününü başlattık.W zeszłym roku uruchomiliśmy wersję produktową Internetu.
Tam olarak geçen yıl internet ürününü başlattık.В прошлом году мы запустили его производственную версию.
Tam olarak geçen yıl internet ürününü başlattık.בשנה האחרונה, הפעלנו את אינטרנט הייצור.
Tam olarak geçen yıl internet ürününü başlattık.والسنة الماضية، قمنا بتشغيل نسخة الإنتاج من الإنترنت
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık."Akhir Keperawanan" saat wanita mengemudi, Peringatan Mufti Saudi] (Tawa.)
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık. Dünya çapında manşet haber oldu.Am lansat o pagină pe Twitter ironizând studiul şi a apărut pe prima pagină în lumea întreagă.
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık. Dünya çapında manşet haber oldu.Elindítottunk egy hashtaget a Twitteren, kigúnyolva a tamulmányt és a nemzetközi szalagcímeket.
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık. Dünya çapında manşet haber oldu.Stworzyliśmy hashtag na Twitterze szydzący z badania, który trafił na czołówki gazet na świecie.
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık. Dünya çapında manşet haber oldu.Vi startade en hashtagg på Twitter för att förlöjliga studien, och det fick rubriker över hela världen.
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık. Dünya çapında manşet haber oldu.Започнахме тема в Туитър, в която се подигравахме на проучването и това бързо се разпространи по света.
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık. Dünya çapında manşet haber oldu.Мы запустили в Твиттере хештег, высмеивающий это исследование, и он попал в заголовки по всему миру.
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık.'El fin de la virginidad' si las mujeres conducen, advierte clérigo saudí] (Risas)
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık."Fim da virgindade se as mulheres conduzirem, adverte um clérigo saudita"] (Risos)
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık.우리는 그 연구를 조롱하는 해시태그를 트위터에서 시작했고
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık."Koniec panenstva" ak budú ženy šoférovať, Saudský klerik varuje] (Smiech)
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık.Na Twitteru jsme vytvořili odkaz vysmívající se této studii.
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık.We begonnen een hashtag op Twitter om met de studie te lachen.
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık.התחלנו לתייג ב'האש-טאג' בטוויטר 'לועגים למחקר',
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık.لقد بدأنا وسما على التويتر نسخر من هذه الدراسة،
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık.こんな記事が世界を駆け巡りました
Universal Subtitles projesini başlattık çünkü...
Universal Subtitles projesini başlattık çünkü우리가 universal subtitles 를 시작한 것은 웹상의 모든 영상들은
Universal Subtitles projesini başlattık çünküZačali jsme projekt Universal Subtitles, protože věříme, že každé video na webu by mělo být otitulkovatelné.
Universal Subtitles projesini başlattık çünküהתחלנו את Universal Subtitles בגלל שאנחנו מאמינים
Universal Subtitles projesini başlattık çünküبدأنا الترجمة العالمية لأننا نؤمن
Universal Subtitles projesini başlattık çünkü我們開始進行"全球化字幕"是因為我們相信
Universal Subtitles projesini başlattık çünkü私たちは、Web 上の動画すべてに 字幕が付けられるようになるべきだと考え
Ve Sorcerer II Araştırması'nı başlattık.Sorcerer II 탐사를 시작하여
Ve Sorcerer II Araştırması'nı başlattık.We gingen van start met de Sorcerer II-expeditie.
Ve Sorcerer II Araştırması'nı başlattık.ושיגרנו את משלחת "המכשף 2",
Ve Sorcerer II Araştırması'nı başlattık.وقد بدأنا الرحلة الإستكشافية سوركرر 2،
Ve Sorcerer II Araştırması'nı başlattık.これは320 kmごとにサンプリングを行う
Yani kar amacı gütmeyen bir girişim başlattık, verileri tasarıma bağladık, ve buna Gapminder ismini verdik.그리고 여기에 점점 더 많은 것들이 추가됩니다. 그래서 우리는 데이터를 디자인에 연결해주는, 갭마이너라고 부르는 비영리 벤처기업을 시작했습니다. 런던 지하철에서부터 시작했지요.
Yani kar amacı gütmeyen bir girişim başlattık, verileri tasarıma bağladık, ve buna Gapminder ismini verdik.データをデザインに結び付ける 非営利のベンチャーを始めました Gapminderです ロンドン地下鉄の"MIND THE GAP" (隙間にご注意ください)から名前を取りました
Yaşı büyük kızlar için mesleki programlar başlattık ki daha genç olanlar okula gelmeyi bırakmasın.Beroepskwalificatieprogramma's voor de oudere zussen en broers zodat de jongere naar school blijven komen.
Yaşı büyük kızlar için mesleki programlar başlattık ki daha genç olanlar okula gelmeyi bırakmasın.Chương trình dạy nghề cho anh chị của chúng để những đứa em không bị ngăn cấm đi học.
Yaşı büyük kızlar için mesleki programlar başlattık ki daha genç olanlar okula gelmeyi bırakmasın.나이 많은 형제자매를 위한 직업기술 프로그램도 그 중 하나입니다. 어린 동생들이 학교에 계속 나올 수 있게 하기 위한 것이죠.
Yaşı büyük kızlar için mesleki programlar başlattık ki daha genç olanlar okula gelmeyi bırakmasın.Kursy zawodowe dla starszego rodzeństwa, by młodszym nie zabraniano chodzić do szkoły.
Yaşı büyük kızlar için mesleki programlar başlattık ki daha genç olanlar okula gelmeyi bırakmasın.Program keterampilan kejuruan bagi saudara yang lebih tua jadi yang muda tidak berhenti datang ke sekolah.
Yaşı büyük kızlar için mesleki programlar başlattık ki daha genç olanlar okula gelmeyi bırakmasın.Programmi di formazione per i fratelli più grandi così ai più piccoli non venisse impedito di venire a scuola.
Yaşı büyük kızlar için mesleki programlar başlattık ki daha genç olanlar okula gelmeyi bırakmasın.Program odborných dovedností pro starší sourozence, aby těm mladším nic nebránilo docházet do školy.
Yaşı büyük kızlar için mesleki programlar başlattık ki daha genç olanlar okula gelmeyi bırakmasın.Também há o mito de que as crianças dos bairros pobres não se conseguem integrar num ambiente normal.
Yaşı büyük kızlar için mesleki programlar başlattık ki daha genç olanlar okula gelmeyi bırakmasın.Un programa vocacional para hermanos mayores de manera que a los menores no se les impida venir a la escuela.
Yaşı büyük kızlar için mesleki programlar başlattık ki daha genç olanlar okula gelmeyi bırakmasın.תוכנית לרכישת יכולת מילולית למבוגרים נוצרה כדי שלא ימנעו מילדים להגיע לבית הספר.
Yaşı büyük kızlar için mesleki programlar başlattık ki daha genç olanlar okula gelmeyi bırakmasın.بدأنا برنامج المهارات المهنية للأطفال الذين هم أكبر سنا لكي لا يتم توقيف الأصغر من الذهاب للمدرسة
Yaşı büyük kızlar için mesleki programlar başlattık ki daha genç olanlar okula gelmeyi bırakmasın.子供たちが通学を止められないようにするのです スラム出身の子供は 他の学校の子供と
Yuvarlak masa toplantıları başlattık.그래서 우리는 원탁회의를 시작했는데,
Yuvarlak masa toplantıları başlattık.אז התחלנו לקיים מפגשי שולחן-עגול
Yuvarlak masa toplantıları başlattık.لذا بدأنا بعقد محادثات،
Yuvarlak masa toplantıları başlattık.そこでは 生産者から小売り店