başlarlar ile cümle

başlarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.И с колко влияние могат те да допринесат, ако решат да се ангажират с въпроса.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.וכמה כוח הם יוכלו להפעיל אם הם יבחרו להיכנס לעובי הקורה.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.どれだけの影響力を持っているかです これらのことを知っておけば
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.A kiedy się to stanie, wtedy, oczywiście, warunki się poprawiają, i wtedy zaczynają jeździć na skuterach.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Až se tak stane, pak se podmínky jistě zlepší, a oni začnou jezdit na skútrech.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Dan kalau itu terjadi, maka, tentu saja, kehidupannya membaik, dan mereka mulai naik sepeda motor.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.E così facendo, ovviamente, le condizioni migliorano, e cominciano a guidare scooter.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Et s'ils le font, alors, bien sûr, les conditions s'améliorent, et ils commencent à rouler sur des scooters.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.그렇게 되면 물론 환경이 나아지고 스쿠터를 타기 시작합니다.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Și dacă fac asta, atunci, bineînțeles, condițiile se îmbunătățesc, și ei încep să conducă scutere.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Und wenn das geschieht, dann verbessern sich natürlich die Bedingungen, und sie fahren Roller.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Và nếu họ được như vậy, thì dĩ nhiên, điều kiện sẽ tốt hơn, và họ bắt đầu đi xe máy.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Wanneer dat gebeurt, verbeteren hun omstandigheden. Dan kunnen ze op scooters rijden.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Y, si lo hacen, entonces, por supuesto, las condiciones mejoran y empiezan a ir en motos.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Ако го направят тогава, разбира се, условията им се подобряват и те почват да карат мотопеди.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Когда это происходит, тогда, конечно, жизненные условия улучшаются, и теперь у них появляется скутер.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.ואם זה אכן קורה, אזי, כמובן, התנאים משתפרים, והם מתחילים לרכב על קטנועים.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.وإذا ما أصبحوا كذلك، فإنه بطبيعة الحال تتحسن أوضاعهم ، تكون البداية لركوبهم على الدراجات البخارية.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.状況が良くなって スクーターのバイクに乗るようになります でもスクーター以上のものは買えないので
Ve eğlencelir... bir süre için. Bazı insanların yolculuğu uzun sürmüştür, ve sorgulamaya başlarlar:Alguna gente ha estado en este viaje por mucho tiempo y comienzan a preguntarse: "¿Esto es real?"
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.Am nächsten Morgen wurde Vitamin B12 an das Lager geliefert und die Gefangenen erholten sich langsam.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.De volgende ochtend wordt vitamine B12 aangeleverd in het kamp en de gevangenen beginnen te herstellen.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.Druhého rána do tábora dorazí dodávka vitaminu B12 a zajatci se začínají zotavovat.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.I następnego dnia zapasy witaminy B12 są dostarczane do obozu i więźniowie zaczynają zdrowieć.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.Nasledujúce ráno sú do tábora privezené zásoby vitamínu B12 a väzni sa začínajú zbierať.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.Și dimineața următoare, provizii de vitamina B12 sunt aduse în lagăr, și prizonierii încep să se recupereze.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.Й наступного ранку, запаси вітаміну B12 доставляються у табір, і полонені починають одужувати.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.На следващата сутрин в лагера са доставени пратки с витамин B12 и затворниците започват да се възстановяват.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.На следующее утро, источники витамина B12 доставлены в лагерь, и пленники начинают поправляться.
Ve sonra karışmaya başlarlar.À ce moment, elles commencent à se mélanger.
Ve sonra karışmaya başlarlar.Akkor aztán elkeverednek.
Ve sonra karışmaya başlarlar.A potom A potom sa začnú miešať.
Ve sonra karışmaya başlarlar.A potom se začnou mísit.
Ve sonra karışmaya başlarlar.E allora cominciano a mischiarsi.
Ve sonra karışmaya başlarlar.En dan beginnen ze wél te mengen.
Ve sonra karışmaya başlarlar.그리고 나서 물과 기름이 섞이기 시작합니다.
Ve sonra karışmaya başlarlar.Sau đó chúng bắt đầu trộn đều.
Ve sonra karışmaya başlarlar.Şi apoi, încep să se amestece.
Ve sonra karışmaya başlarlar.Sitten ne alkavat sekoittua.
Ve sonra karışmaya başlarlar.Und dann fangen sie an sich zu vermischen.
Ve sonra karışmaya başlarlar.Wtedy już się mieszają. Wtedy już się mieszają.
Ve sonra karışmaya başlarlar.Y entonces empiezan a mezclarse.
Ve sonra karışmaya başlarlar.И тогава започват да се смесват.
Ve sonra karışmaya başlarlar.Тогда они начинают смешиваться.
Ve sonra karışmaya başlarlar.ואז הם מתחילים להתערבב.
Ve sonra karışmaya başlarlar.فاننا سنلاحظ انهما - الزيت والماء - يختلطان
Ve sonra karışmaya başlarlar.之後 佢哋開始融合
Yani bu tarz diyetlere devam ederseniz, kötü kokmaya başlarlar.Al someternos a estas dietas, estos comienzan a oler mal.
Yani bu tarz diyetlere devam ederseniz, kötü kokmaya başlarlar.Also wenn man auf so eine Diät geht, beginnt man schlecht zu riechen.
Yani bu tarz diyetlere devam ederseniz, kötü kokmaya başlarlar.Deci cand treci pe o astfel de dieta incepi sa mirosi urat.
Yani bu tarz diyetlere devam ederseniz, kötü kokmaya başlarlar.Donc quand vous allez vers ces régimes, ça commence à sentir mauvais.
Yani bu tarz diyetlere devam ederseniz, kötü kokmaya başlarlar.Dus als je op zo'n soort dieet gaat, ga je minder fris ruiken.
Yani bu tarz diyetlere devam ederseniz, kötü kokmaya başlarlar.그렇기때문에 이런 다이어트를 감행하면 냄새가 나기 시작합니다.
Yani bu tarz diyetlere devam ederseniz, kötü kokmaya başlarlar.Nên khi bạn ăn kiêng kiểu này, nó bắt đầu có mùi.
Yani bu tarz diyetlere devam ederseniz, kötü kokmaya başlarlar.Quando cominciate questi tipi di dieta, le cose cominciano a puzzare.
Yani bu tarz diyetlere devam ederseniz, kötü kokmaya başlarlar.Så når man går på en af disse kure, begynder man at lugte dårligt.
Yani bu tarz diyetlere devam ederseniz, kötü kokmaya başlarlar.Więc gdy stosujesz ten typ diety zaczniesz brzydko pachnieć.
Yani bu tarz diyetlere devam ederseniz, kötü kokmaya başlarlar.Έτσι όταν κάνετε τέτοιες δίαιτες, αρχίζουν να μυρίζουν άσχημα.
Yani bu tarz diyetlere devam ederseniz, kötü kokmaya başlarlar.Затова, когато сте на подобни диети, те започват да намирсват на лошо.
Yani bu tarz diyetlere devam ederseniz, kötü kokmaya başlarlar.Когда вы на диетах типа Аткинса, все это начинает дурно пахнуть.
İlgili Sayfalar