başladılar ile cümle
başladılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bilimciler bu soruların yanıtlarını bulmaya başladılar.Scientists began to find answers to these questions.
Onlar düdük sesini duyduklarında son hızla başladılar.On hearing the whistle, they started at full speed.
Sağanak yağmura rağmen başladılar.They started in spite of the heavy rain.
Sonunda, dikkatlice geri saymaya başladılar.At last, they began to count down cautiously.
Kızlar gülmeye başladılar.The girls began to laugh.
Bir süre sonra yürümeye başladılar.They began to walk after a while.
Bir süre sonra yeniden yürümeye başladılar.They began to walk again after a while.
İnsanlar aynı anda koşmaya başladılar.People started to run all at once.
Öğrenciler hep birlikte okumaya başladılar.The pupils began to read all together.
Tokyo'da yeni bir tür araba satmaya başladılar.They started to sell a new type of car in Tokyo.
Onlar hepsi birden gülmeye başladılar.All at once they began to laugh.
Hep birden koşmaya başladılar.They began to run all at once.
Onlar hep birlikte başladılar.They started all at once.
Onlar tepeye tırmanmaya başladılar.They began to climb the hill.
Yardım fonunu yükseltmek için bir araba gezintisine başladılar.They started a drive to raise a charity fund.
Onlar art arda başladılar.They started one after another.
Onlar yeni bir işe başladılar.They started a new business.
Onlar saatler önce başladılar.They started hours ago.
Kendi aralarında tartışmaya başladılar.They began to quarrel among themselves.
Onlar aynı zamanda başladılar.They started at the same time.
Japonlar ne zaman parlatılmış pirinç yemeye başladılar?When did the Japanese start eating polished rice?
1980 yılında bu arabayı yapmaya başladılar.They started making this car in 1980.
Beş yüz vagon ile başladılar.They started with five hundred wagons.
Güçlerini zengin olmak için kullanmaya başladılar.They began using their power to become rich.
Olası saldırılar için hazırlanmaya başladılar.They began to prepare for possible hostilities.
İngilizler, Baltimore'a karşı bir kara saldırısıyla başladılar.The British began with a land attack against Baltimore.
Askerler eve gelmeye barış zamanı işlerini bulmaya başladılar.Soldiers began to come home and find peacetime jobs.
Teksaslılar kendi ordularını organize etmeye başladılar.The Texans began to organize their own army.
Adamlar ileri doğru yürümeye başladılar.The men began to march forward.
Tom ve Mary birlikte zaman geçirirken birbirlerini daha iyi tanımaya başladılar.As Tom and Mary spent time together, they began to get to know each other better.
Tom ve Mary birbirlerine saygı duymaya başladılar.Tom and Mary have started respecting each other.
Yağmur durduğu için, oyuna tekrar başladılar.Since the rain stopped, they resumed the game.
Arkadaşlarım üç gün önce geziye başladılar.My friends started the trip three days ago.
Onlar derhal çalışmaya başladılar.They started working right away.
Avrupalılar, Amerikaları 15. yüzyıl sonunda keşfetmeye başladılar.The Europeans began exploring the Americas in the late 15th century.
Ben sınıfa girer girmez öğrenciler sorular sormaya başladılar.As soon as I entered the class, the students started asking questions.
Tom ve Mary bir yol gezisine başladılar.Tom and Mary embarked on a road trip.
Tam sınıfa girmiştim ki, öğrenciler bana sorular sormaya başladılar.As soon as I entered the class, the students began asking me questions.
Onlar dans etmeye başladılar.They started dancing.
Onlar ateş etmeye başladılar.They started firing.
Onlar öpmeye başladılar.They started kissing.
Onlar koşmaya başladılar.They started running.
Onlar konuşmaya başladılar.They started talking.
Polisi görünce koşmaya başladılar.They began to run when they saw the police.
Tom ve Mary yürümeye başladılar.Tom and Mary started walking.
Tom ve Mary birbirlerine bağırmaya başladılar.Tom and Mary began yelling at each other.
Birbirlerini öpmeye başladılar.They started kissing each other.
Yürümeye başladılar.They started walking.
Tom ve Mary ışık kapanır kapanmaz birbirlerini öpmeye başladılar.Tom and Mary started kissing each other as soon as the light was turned off.
Tom ve Mary her ikisi de odaya girer girmez konuşmaya başladılar.Tom and Mary started talking as soon as they both entered the room.
Tom, Mary'nin kolunu tuttu ve yürümeye başladılar.Tom took Mary's arm and they started walking.
Tom ve Mary tekrar kavga etmeye başladılar.Tom and Mary have started fighting again.
Tom ve Mary münakaşa etmeye başladılar.Tom and Mary began to argue.
Tom ve Mary son zamanlarda çıkmaya başladılar.Tom and Mary have recently started dating.
Onlar taş toplamaya başladılar.They started picking up stones.
Bu yıl başladılar.They began this year.
Bu sene başladılar.They began this year.
Tom ve Mary tartışmaya başladılar.Tom and Mary started to argue.
Tom'a doğru yürümeye başladılar.They began walking toward Tom.
Güneş ve Ay parlamaya başladılar.The sun and the moon had started to shine.