başladık ile cümle

başladık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.Also begannen wir unsere Gespräche und erklärten ihnen, dass dies ein Schutzreservat ist.
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.Asa ca am inceput sa vorbim cu ei, sa ii convingem ca suntem intr-o zona protejata.
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.Así que empezamos a hablar con ellos, a convencerles de que estábamos en una zona protegida.
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.Cominciammo a parlarci, a convincerli che eravamo in una zona protetta.
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.Dus vertelden we ze dat ze in een beschermd gebied waren.
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.Więc zaczęliśmy z nimi rozmawiać i przekonywać ich, że znajdujemy się na obszarze chronionym.
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.Итак, мы начали разговаривать с ними, пытаясь убедить, что мы находимся на защищенной территории.
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.Така, че започнахме да говорим с тях, убеждавайки ги, че сме в защитена област.
Adamlarla konuşmaya başladıkאז הלכנו לדבר איתם,
Adamlarla konuşmaya başladıkمن أجل هذا تحدثنا معهم ,
Adamlarla konuşmaya başladık私たちは保護された地域にいるのだと説得しました
Afrika'da herkeste bulunan aleti, cep telefonunu, ortak bölenimiz kabul edip, yolumuza öyle başladık.우리가 아프리카에 대해 알고 있었던 사실인 아프리카에서 표준화된 장치인 핸드폰을 공통분모로 삼았던 거죠.
Afrika'da herkeste bulunan aleti, cep telefonunu, ortak bölenimiz kabul edip, yolumuza öyle başladık.Wir haben unsere gemeinsamen Kenntnisse über Afrika genutzt und gingen von dem Standardgerät, dem Handy, aus.
Afrika'da herkeste bulunan aleti, cep telefonunu, ortak bölenimiz kabul edip, yolumuza öyle başladık.השתמשנו בידע שלנו על אפריקה ובחרנו במכשיר שהוא ברירת המחדל הטלפון הסלולרי, כמכנה המשותף,
Afrika'da herkeste bulunan aleti, cep telefonunu, ortak bölenimiz kabul edip, yolumuza öyle başladık.أستخدمنا ما عرفناه عن أفريقيا الجهاز التلقائي الهاتف المحمول، كقاسم مشترك بيننا
Afrika'da herkeste bulunan aleti, cep telefonunu, ortak bölenimiz kabul edip, yolumuza öyle başladık.皆が持っているデバイス、 携帯電話を共通の基盤として そこから出発しました
Aklından bile geçirme, tamam mı? Kendi başıma daha iyiyim. Yepyeni bir haftaya başladık.Ούτε να το σκέφτεσαι, εντάξει; Καλύτερα να πάω μόνος. "ρχισε μια καινούρια βδομάδα.
Alice. 'Ben onlar bilmeceler sorarak başladık sevindim."Jsem rád, že jsem začal ptát hádanky.
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.Aber dann kriegten wir die Programmieranleitung zwischen die Finger und begannen, Spiele dafür zu basteln.
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.Ale když jsme dostali ten programovací manuál, začali jsme na něj dělat hry.
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.A valóság az, hogy megkaparintottuk a kézikönyvet és elkezdtünk játékokat gyártani rá.
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.In werkelijkheid pakten we de programmeer-handleiding en begonnen er games voor te maken.
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.Kenyataannya, begitu kami mendapatkan manual pemrograman yang kami lakukan adalah membuat game.
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.하지만 프로그래밍 매뉴얼을 손에 넣은 우리는, 그 컴퓨터로 할 수 있는 게임을 만들기 시작했습니다.
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.La realidad es que tomamos el manual de programación y comenzamos a hacer juegos para ella
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.La realtà è che prendemmo i manuali di programmazione ed iniziammo a creare dei giochi.
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.Mais quand on a eu les manuels de programmation on a commencé à créer des jeux en BASIC.
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.Prawda zaś była taka, że dostaliśmy podręcznik programowania i zaczęliśmy robić na niego gry.
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.Realitatea este că am luat manualul de programare şi am început să facem jocuri.
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.Sự thật là chúng tôi có trong tay tài liệu hướng dẫn lập trình và chúng tôi bắt đầu làm trò chơi cho nó
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.Στην πραγματικότητα πήραμε το εγχειρίδιο προγραμματισμού και αρχίσαμε να φτιάχνουμε παιχνίδια.
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.А насправді - ми мали інструкцію з програмування, і почали робити для нього ігри.
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.В действителност докопахме ръководството и започнахме да правим игри.
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.На практике же, мы изучили руководство для программирования и начали создавать игры.
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.האמת היתה שאנחנו קיבלנו את מדריכי התכנות והתחלנו לפתח עבורו משחקים.
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.الواقع أننا حصلنا على دليل البرمجة وبدأنا بصنع الألعاب
Ama gerçek şu ki, biz programlama kılavuzunu bulduk ve oyunlar yapmaya başladık.作り始めました ベーシックは
Ama, işlemleri yapmaya başladıktan sonra, farkına varıyorsunuz ki, yaptığınız sadece bir polinom oluşturmak. -Ale kiedy spróbujecie się przez to przegryźć, wtedy do Was to dociera, oh
Ama, işlemleri yapmaya başladıktan sonra, farkına varıyorsunuz ki, yaptığınız sadece bir polinom oluşturmak. -Pero cuando realmente intenta marchan a través de él, solo tienen que darse cuenta, oh.
Ama, işlemleri yapmaya başladıktan sonra, farkına varıyorsunuz ki, yaptığınız sadece bir polinom oluşturmak. -Tetapi ketika Anda benar-benar mencoba untuk menenggak melalui itu, Anda hanya harus menyadari, oh.
Ama kaybetmeye başladıktan sonra öğreniyorsunuz bunuDe, erre csak akkor jövünk rá, mikor elkezdjük elveszteni a dolgokat.
Ama kaybetmeye başladıktan sonra öğreniyorsunuz bunuMaar, dat leer je alleen maar als je ook echt spullen gaat verliezen.
Ama kaybetmeye başladıktan sonra öğreniyorsunuz bunuTapi, kamu akan belajar ketika kamu mulai kehilangan.
Ama kaybetmeye başladıktan sonra öğreniyorsunuz bunuНО, ты понимаешь это , только тогда когда у тебя уже что то пропало и его не вернуть.
Ama kaybetmeye başladıktan sonra öğreniyorsunuz bunuאבל אתה לומד את זה רק כשאתה מתחיל להפסיד דברים
- Ama kazıya başladık.- Abbiamo cominciato a trivellare.
- Ama kazıya başladık.- Am început să forăm.</i>
- Ama kazıya başladık.- Borrningen har påbörjats.
- Ama kazıya başladık.Estamos a perdê-lo.
- Ama kazıya başladık.- Het boren is gestart.
- Ama kazıya başladık.-Poraukset on aloitettu.
- Ama kazıya başladık. - Stevens, onları kaybediyoruz.'Aber wir haben angefangen zu bohren.'
- Ama kazıya başladık. - Stevens, onları kaybediyoruz.Mindjárt megszakad.
- Ama kazıya başladık.-Vrtáme.
- Ama kazıya başladık.Ya empezamos a taladrar. Se nos va.
- Ama kazıya başladık.Η γεώτρηση άρχισε.
- Ama kazıya başladık.- Експертите тук!
- Ama kazıya başladık.Сондажът започна.
- Ama kazıya başladık.."יוסטון, כאן "פרידום
Ama ona yazılım yüklemeye başladık.Aber wir haben gerade begonnen, Software draufzupacken.

İlgili Sayfalar