başladı ile cümle
başladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom üzgün hissetmeye başladı.Tom started feeling sad.
Sahildeki ölü balıklar kokmaya başladı.The dead fish on the beach have started to smell.
Tom tekrar gitar dersleri vermeye başladı.Tom has started giving guitar lessons again.
Tom tekrar konser vermeye başladı.Tom has started giving concerts again.
Zaten fiyatlar yükselmeye başladı.Prices have already started going up.
Yer sarsılmaya başladı.The ground started shaking.
Ben otuz yıl önce burada çalışmaya başladım.I started working here thirty years ago.
Fransızca romanları okumaya başladım.I've started reading novels in French.
Geçenlerde yine sigara içmeye başladım.Recently I started smoking again.
Kalbim yarışa başladı.My heart started racing.
Tom gelişmeye başladı.Tom has started to improve.
Tom geçen pazartesi günü bizim için çalışmaya başladı.Tom started working for us last Monday.
Dün gece kar başladı.The snow started last night.
Dersler geçen ay başladı.Classes started last month.
Bazı insanlar gülmeye başladılar.Some people started laughing.
Tom yeniden gitar çalmaya başladı.Tom has started playing the guitar again.
Bazı insanlar taş atmaya başladılar.Some people started throwing rocks.
Herkes az önce koşmaya başladı.Everyone just started running.
Sıfırdan başladık.We started from scratch.
Biri bağırmaya başladı.Someone started screaming.
Biri çığlık atmaya başladı.Someone started screaming.
Ev sallanmaya başladı.The house started shaking.
Tom annesinin sevdiği şarkıyla gösteriye başladı.Tom started the show with his mother's favorite song.
Fransızca okumaya başladığında kaç yaşındaydın?How old were you when you started studying French?
İnsanlar silahlanmaya başladı.People have started arming themselves.
Millet silahlanmaya başladı.People have started arming themselves.
Oğlumuz şimdi yürümeye başladı.Our son has just started walking.
Tom Fransızca küfretmeye başladı.Tom started cursing in French.
Oyun zaten başladı.The game has already started.
Herkes panik yapmaya başladı.Everybody started to panic.
Tom çıldırmaya başladı.Tom started freaking out.
Biz henüz başladık.We've just started.
Biz 2013'te başladık.We started in 2013.
Arkadaş olduk ve çıkmaya başladık.We became friends and started dating.
Annem ve babam endişelenmeye başladılar.My parents began worrying.
O, onu bağladı ve onun ağzını tıkadı, sonra onu vahşice dövmeye başladı.She tied him up and gagged him, then she started to beat him savagely.
Ondan daha yaşlı oğlanlarla çıkmaya başladı.She started dating boys much older than her.
O cinsel etkinlikte bulunmaya başladı.She started to engage in sexual activity.
Onunla lisede çıkmaya başladı.He started dating her from high school.
O, muhafazakar bir şekilde giyinmeye başladı.She began dressing conservatively.
O diğer adamı görmeye başladı.She started to see another man.
Tartışmaya başladılar.They began to argue.
Onun köpeği deli gibi havlamaya başladı.Her dog started barking like crazy.
Mekanıma geri döndük ve sonra resimleri beraber boyamaya başladık.We went back to my place and then we started coloring pictures together.
Muhabirler Tom mahkeme salonunu terk eder etmez sorular sormaya başladı.The reporters started asking Tom questions as soon as he left the courtroom.
Misafirler 2.30'dan biraz sonra gelmeye başladı.Guests began arriving a little after 2:30.
Seyirci yavaş yavaş alkışlamaya başladı.The audience slowly started to applaud.
Tom gittikten sonra tartışmaya başladık.After Tom left, we started arguing.
Hıçkırmaya başladığını ve onu durduramadığını hayal et.Imagine that you started to hiccup and couldn't stop.
İkinci dizenin nasıl başladığını hatırlayamıyorum.I can't remember how the second verse starts.
Onun annesi çığlık atmaya başladı.Her mother started screaming.
Annesi bağırmaya başladı.Her mother started shouting.
Tom Mary ile flört etmeye başladı.Tom began flirting with Mary.
Tom bahane üretmeye başladı.Tom began to make excuses.
Biz çözmeye başladık.We started making out.
Beni gördüğü an gülmeye başladı.The moment she saw me, she started to laugh.
O kızarmaya başladı.She began to blush.
Tom para çalmaya başladı.Tom started stealing money.
Tom ve Mary'nin evliliği dağılmaya başladı.Tom and Mary's marriage began to fall apart.
Tom yeni arabası hakkında övünmeye başladı.Tom started bragging about his new car.