başladı ile cümle
başladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ve Mary son zamanlarda çıkmaya başladılar.Tom and Mary have recently started dating.
Pinokyo yataktaydı, hızla uykuya daldı ve rüya görmeye başladı.As soon as Pinocchio was in bed, he fell fast asleep and began to dream.
O uyuşturucu kullanmaya başladıktan sonra Tom'un hayatı kontrolden çıktı.Tom's life spiraled out of control after he started using drugs.
Dünya üzerindeki yaşam, Mars'ta mı başladı?Did life on Earth start on Mars?
Yağmur yağmaya başladı bu yüzden arkadaşımın şemsiyesinin altına geçtim.It started raining, so I got under my friend's umbrella.
İngilizce öğrenmeye başladın mı?Have you started learning English?
Tom zaten öğle yemeği yemeye başladı.Tom has already started eating lunch.
Sen Esperanto öğrenmeye başladın.You've started learning Esperanto.
Tom geçen yıl Fransızca öğrenmeye başladı.Tom started learning French last year.
Tom, Fransızca öğrenmeye geçen yıl başladıTom started learning French last year.
Burada o, talihsizliğini ayrıntılı olarak anlatmaya başladı.Here he began to recount his misfortune in detail.
Yara kanamaya başladı.The wound started to bleed.
Şarkı söylemeye başladı.He started to sing.
O, şarkı söylemeye başladı.He began to sing.
Tom yeni bir kızla çıkmaya başladı ama o konuyu Mary'ye söylemedi.Tom has started dating a new girl, but he hasn't told Mary about it.
Dil öğrenmeye ne zaman başladın?When did you start studying languages?
Güne iyi bir kahvaltıyla başladı.He started the day with a good breakfast.
Biz öpüşmeye başladık.We began to kiss.
Onlar öpüşmeye başladı.They began to kiss.
Spor salonuna gitmeye başladım.I started going to the gym.
Bu siteyi biraz önce kullanmaya başladım.I just started using this site a little while ago.
Karanlık olmaya başladığında, ben adımlarımı hızlandırdım.When it started to get dark, I quickened my pace.
"Yaz ödevine başladın mı?" "Hey, aklıma kötü şeyler sokma.""Have you worked on your summer homework?" "Hey, don't make me think of bad things."
Ağaçlar tomurcuklanmaya başladı.The trees have begun to bud.
Kısa bir duraklama vardı ve sonra müzik başladı.There was a brief pause and then the music began.
Tom evrak çantasından bir dergi çıkardı ve onu okumaya başladı.Tom took a magazine out of his briefcase and began reading it.
Tom tekrar ağlamaya başladı.Tom began to cry again.
Tom terlemeye başladı.Tom began to sweat.
Güneş ışığında kafam dönmeye başladı ve dinlenmek için çim üzerinde uzandım.In the sunlight my head started to spin, and I lay down to have a rest on the grass.
Tom yeni bir iş aramaya başladı.Tom has begun looking for a new job.
Tom ayakkabılarını çözmeye başladı.Tom started to untie his shoes.
Sovyet birlikleri Afganistan'dan çekilmeye başladı.The Soviet troops have started the withdrawal from Afghanistan.
Tom kartları aldı ve onları karmaya başladı.Tom picked up the cards and began shuffling them.
O, onun masasına aşk notları bırakmaya başladı.He started leaving love notes on her desk.
Geri sayım başladı.The countdown has started.
Başladığını bitir.Finish what you started.
Ona başladın, değil mi?You started that, didn't you?
O ona başladı.He started that.
Tom ona başladı.Tom started that.
Mary ona başladı.Mary started that.
Biz ona başladık.We started that.
Onlar ona başladı.They started that.
Bunun hepsi nasıl başladı?How did it all begin?
Hepsi nerede başladı?Where did it all begin?
Araba başladı.The car started.
Hasta hissetmeye başladığımı itiraf etmeliyim.I should admit that I started to feel sick.
Saat çalmaya başladı mı?Did the timer go off?
Bütün bu nasıl başladı?How did all this start?
Tom dizüstü bilgisayarını çıkardı ve yazmaya başladı.Tom took out his notebook and started writing.
Bütün bunlar ne zaman başladı?When did all this start?
Bunu iyi yapamadı, kendine vurmaya başladı.Unable to do this well, he started hitting himself.
Ellerim terlemeye başladı.My hands began to sweat.
O, kapıdan içeri girdiğinde kalbim daha hızlı atmaya başladı.When she walked through the door, my heart began to beat faster.
O eski bir şarkıyı söylemeye başladı.He started singing an old song.
Nisan ayında çalışmaya başladık.In the April we began the work.
Ve sonra o beni tekrar öpmeye başladı.And then he started kissing me again.
Fransızca çalışmaya ilk başladığında kaç yaşındaydın?How old were you when you first started studying French?
Tom'un eskisi kadar mutlu olmadığını fark etmeye başladım.I began to realize that Tom wasn't as happy as he used to be.
Konserin saat kaçta başladığını Tom'un bildiğinden emin olmak zorundayım.I have to make certain Tom knows what time the concert starts.
Tom gelir gelmez kutlamaya başladık.We started celebrating as soon as Tom showed up.