başladı ile cümle

başladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom yarım yenmiş böreği Mary'den kaptı ve onu yemeye başladı.Tom grabbed the half-eaten burrito from Mary and started eating it.
Tom Mary'ye doğru yürümeye başladı.Tom started walking towards Mary.
Tom uzaklaşmaya başladı.Tom started to walk away.
Tom gömleğinin düğmelerini açmaya başladı.Tom started to unbutton his shirt.
Tom gülmeye başladı.Tom started to laugh.
Tom silahını yüklemeye başladı.Tom started loading the gun.
Tom Mary'ye suni teneffüs vermeye başladı.Tom started giving Mary CPR.
Tom insanların gitmeye başladığını gördü, bu yüzden o da gitmeye karar verdi.Tom saw people starting to leave, so he decided to leave, too.
Tom kot pantolonunu giymeye başladı.Tom began to pull on his jeans.
Tom kalktı ve uzaklaşmaya başladı.Tom got up and started to walk away.
Tom ve Mary her ikisi de gülmeye başladı.Tom and Mary both started to laugh.
Hem Tom hem de Mary gülmeye başladı.Tom and Mary both started to laugh.
Tom gitmeye başladı ama Mary onu durdurdu.Tom started to leave, but Mary stopped him.
Tom listeden bir şarkı seçti ve onu söylemeye başladı.Tom chose a song from the list and began singing it.
Az önce başladık.We just got started.
Tom odaya girer girmez herkes mutlu görünmeye başladı.As soon as Tom walked into the room, everyone started to look happy.
Tom kravatını çıkardı gömleğinin düğmelerini açmaya başladı.Tom took off his tie and started unbuttoning his shirt.
Kusmaya başladım.I started to vomit.
Et çürümeye başladı.The meat has begun to rot.
Motor tekrar başladı.The engine started again.
Çocuk hıçkırarak ağlamaya başladı.The boy started to sob.
Kız hıçkırarak ağlamaya başladı.The girl started to sob.
O bir roman yazmaya başladı.He's started writing a novel.
Bir roman yazmaya başladı.He has started to write a novel.
Yağmur yağmaya başladığı için kameramı kullanamadım.Because it started to rain, I couldn't use my camera.
Onun hepsi sıcak bir yaz gecesinde başladı.It all started on a hot summer night.
Gemi yavaş yavaş hareket etmeye başladı.The ship slowly started to move.
Bugün yeni bir Esperanto kursuna başladık.Today I started a new Esperanto course.
Neden Fransızca öğrenmeye başladın?Why did you start learning French?
Neden Fransızca okumaya başladın_Why did you start studying French?
Başladığımızı bitirelim.Let's finish what we started.
Başladığımı bitirmek istiyorum.I want to finish what I started.
Bütün yapmak istediğim, başladığım şeyi bitirmek.All I want to do is finish what I started.
Çince öğrenmeye başladığımdan beri bir buçuk yıl geçti.One and a half years have passed since I started to learn Chinese.
Gitar çalmaya yeniden başladım.I've started playing guitar again.
Tekrar başladı!It started again!
O, romanlar yazmaya başladı.She started writing novels.
Tom az önce okumayı öğrenmeye başladı.Tom has just started learning to read.
Tom bir şey söylemeye başladı, ama fikrini değiştirdi.Tom started to say something, but changed his mind.
Herkes tezahürat yapmaya başladı.Everybody started cheering.
Herkes gülmeye başladı.Everyone started laughing.
Herkes kahkaha atmaya başladı.Everyone started laughing.
Herkes ayrılmaya başladı.Everybody started to leave.
Herkes gitmeye başladı.Everybody started to leave.
Onun hepsi bu yerde başladı.It all started in this place.
Her şey doğduğum gün başladı.It all started the day I was born.
Kasılmalar başladı.Contractions began.
Çatışma başladığında, sadece dua ettim.When the shooting began, I just prayed.
Kız kardeşim ağlamaya başladı.My sister started crying.
Küçük kız kardeşimin elini tuttum ve koşmaya başladım.I grabbed my little sister's hand and started running.
Sigarayı bıraktı ve koşmaya başladı.He stopped smoking and started running.
O, sigara içmeyi bıraktı ve koşmaya başladı.He stopped smoking and started running.
Sigara içmeyi bıraktı ve koşuya başladı.He stopped smoking and started running.
Ben küçük kızkardeşimin elini tuttum ve ikimiz koşmaya başladık.I grabbed my little sister's hand, and the two of us started running.
Küçük kız kardeşimin elini yakaladım ve ardından ikimiz koşmaya başladık.I grabbed my little sister's hand, and the two of us started to run.
Tam sınıfa girmiştim ki, öğrenciler bana sorular sormaya başladılar.As soon as I entered the class, the students began asking me questions.
Sis dağılmaya başladı.The fog began to lift.
Sis kalkmaya başladı.The fog began to lift.
Ben kitabı okumaya başladım.I've started to read the book.
Tom öksürmeye başladı.Tom began coughing.

İlgili Sayfalar