Ana içeriğe geç
Sözlük

başla ile cümle

başla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Başlangıçta seni erkek kardeşine benzettim.At first, I mistook you for your brother.
Yeni bir işe başlayacaksan, bir iş planına ihtiyacın var.If you're going to start a new business, you need a business plan.
Sana yazacaktım ama başka şeyler yapmaya başlayıp unuttum.I was going to write to you, but I started doing other things and forgot.
Ne zaman şarkılar yazmaya başladın?When did you start writing songs?
Müzik yeniden başladı.The music started again.
Tom yeni işine başlarken gergindi.Tom was nervous starting his new job.
O, parmaklarını saçında gezdirmeye başladı.She started running her fingers through her hair.
Tom gitarını aldı ve şarkı söylemeye başladı.Tom picked up his ukulele and started to sing.
Yağışlı mevsim haziranda başlar.Rainy season begins in June.
Bir defa başlayınca, asla durmayacaksın.Once you start, you will never stop.
Basketbol playoffları geçen ay başladı.The basketball playoffs started last month.
Ders ne zaman başlar?What time does class begin?
İkinci Dünya Savaşı 1939'da başladı ve 1945'te sona erdi.The Second World War began in 1939 and ended in 1945.
Bir yıldan kısa bir zaman içinde sağlık hizmeti kariyerinize başlayın.Start your health care career in less than one year.
Toplantı çoktan başladı.The meeting has already begun.
Konser çoktan başladı.The concert has already started.
TV izlemeyi kes ve ders çalışmaya başla!Stop watching TV and start studying!
O geldiğinde biz başlayacağız.When he comes, we'll begin.
Tom yeni bir hayata başladı.Tom began a new life.
Tüm başarıların başlangıç noktası arzudur.The starting point of all achievement is desire.
Büyük bıyıklı bir adam beni takip etmeye başladı.A guy with a big mustache started following me.
Son, imkansızın başlangıcıdır.The end is the beginning of the impossible.
Tom bugün yeni bir işe başladı.Tom started a new job today.
Öldüğün zaman, daha fazla görmeye başlayacaksın.When you die, you will begin to see more.
Biri kapıyı çaldığında o, kitabı okumaya henüz başlamıştı.She had scarcely started reading the book, when someone knocked at the door.
Kısa bir süre sonra, o saçma sapan konuşmaya başladı.After a short while, he began to talk nonsense.
Kısa bir süre sonra o saçmalamaya başladı.After a short while, he began to talk nonsense.
Onlar tartışmaya başladı.They began to argue.
Çocuksu bir şekilde davranmaya başladı.He started acting in a childish manner.
Tom canla başla çalıştı.Tom worked his fingers to the bone.
Rusya "Güvenli Selfie'ler" adında yeni bir kamu güvenliği kampanyası başlattı.Russia has just launched a new public safety campaign called "Safe Selfies".
Patates cipsi yemeye başlarsam, duramam.If I start eating potato chips, I can't stop.
Ben kısa bir süre için daha yoğun egzersiz yapmaya başladım.I've started exercising more intensively for a shorter amount of time.
Tom sabırsızlanmaya ve hayal kırıklığına uğramaya başladı.Tom started getting impatient and frustrated.
Bu bir başlangıç.That's a start.
Tom telafi etme sürecine başlamak istiyor.Tom wants to begin the process of making amends.
Herkes hazır mı? Başlayalım.Is everybody ready? Let's make a start.
Çalışmaya başlayalım.Let's start working.
Tom içkiye yeniden başladı.Tom fell off the wagon.
Bütün kinleri unut ve özgürce yaşamaya başla.Forget all grudges and begin living freely.
Birçoğu başlar, ancak birkaçı bitirir.Many begin, but few finish.
Mary bir akşam yemeği partisinde tanıştığı bir adamla çıkmaya başladı.Mary started to date a man she met at a dinner party.
Evliliklerinin daha ilk aylarında, Meryem Tom'un karanlık yüzünü görmeye başladı.Only months into their marriage, Mary began to see a darker side to Tom.
Güz, Ekim'de başlar.Fall begins in October.
Yeni bir başlangıcın mümkün olduğuna sürekli inanıyorum.I believe steadily that a new beginning is possible.
Ne zaman kontak lens takmaya başladın?When did you start wearing contacts?
Sadece çalışmaya başla.Just start working.
Biz meditasyon yapmaya başlamalıyız.We should take up meditation.
Beethoven piyanonun başına gidip oturdu ve çalmaya başladı.Beethoven went over to the piano, sat down and began to play.
Eflatun rengine başlangıçta "Tyrian moru" denirdi.Mauve was initially called "Tyrian purple."
Parti ne zaman başlayacak bilmiyorum.I don't know when the party will begin.
Hokey sezonu başlayıncaya kadar buralarda işler oldukça sessiz olacak.Things will be pretty quiet around here until hockey season begins.
Kapılar 2.30'da açılır ve konser 3.00'te başlar.Doors open at 2:30 and the concert begins at 3:00.
Tom üç yaşındayken gözlük takmaya başladı.Tom began wearing glasses when he was three.
Yeni başlayanlar her zaman bunu yapmada sıkıntı yaşar.Beginners always have trouble doing this.
Köprünün üstündeki iş pazartesi günü başlayacak.Work on the bridge will begin on Monday.
Polis hemen araştırmaya başladı.Police immediately began investigating.
Kayıt 20 Ekim'de başladı.Registration began October 20th.
Havai fişek gösterisi hava karardıktan sonra başlayacak.Fireworks will begin after dark.
Tedavi yarın başlayacak.Treatment will begin tomorrow.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod