Ana içeriğe geç
Sözlük

başla ile cümle

başla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Şimdi ağlamaya başlama, Tom.Now don't start crying, Tom.
Toplantı mümkün olduğu kadar kısa sürede başlamalı.The meeting needs to begin as soon as possible.
En kısa sürede toplantının başlaması gerekiyor.The meeting needs to begin as soon as possible.
Tom bu yaz yüzme dersleri almaya başlayacak.Tom is going to start taking swimming lessons this summer.
Henüz dövüşmeye başlamadık.We have not yet begun to fight.
Gerçek hayat, kahveden sonra başlar.Real life begins after coffee.
Başla dedim!I said get down!
Yeni bir diyete başladım. İki hafta içinde on dört gün kaybettim!I started a new diet. In two weeks I lost fourteen days!
Akşam yemeğine başlamalıyım.I should start dinner.
Toparlanmaya başlamalıyım.I should start packing.
Tom hakkında düşünmeye başladım.I started thinking about Tom.
Sanırım şimdi başlasam iyi olur.I think I'd better start now.
Sanırım neredeyse başladığımız zaman.I think it's about time we got started.
Sanırım tekrar yeniden başlasak iyi olur.I think we'd better start over again.
Bence işe başlamalısın.I think you should get started.
Tom ve Mary yürümeye başladılar.Tom and Mary started walking.
Tom ve Mary birbirlerine bağırmaya başladılar.Tom and Mary began yelling at each other.
İkinci Dünya Savaşı 1939'da başladı.The Second World War started in 1939.
Tom Mary'den ayrıldıktan sonra Alice ile çıkmaya başladı.After Tom broke up with Mary, he started dating Alice.
Akşam yağmur yağmaya başladı.It began to rain in the evening.
Japonya'da çocuklar üç yaşında keman çalmaya başlar.In Japan, children begin to play the violin at the age of three.
Başlangıçta o buna hiç inanmıyordu.At the beginning, he didn't believe it at all.
Oğlan ağlamaya başladı.The boy started crying.
Fransızca öğrenmeye henüz başladım, bu yüzden henüz çok iyi değilim.I've just started to learn French, so I'm not very good at it yet.
Tom otuz yaşına kadar Fransızca öğrenmeye başlamadı.Tom didn't begin to study French until he was thirty years old.
Fransızca öğrenmeye başladığımdan beri üç yıl oldu.It's been three years since I started to study French.
On üç yaşındayken Fransızca öğrenmeye başladım.I started studying French when I was thirteen.
Tom üç yıl önce Fransızca öğrenmeye başladı.Tom started studying French three years ago.
Fransızca öğrenmeye ne kadar süre önce başladın?How long ago did you start studying French?
Üç yıl önce Fransızca öğrenmeye başladım.I started studying French three years ago.
Fransızca öğrenmeye başladın mı?Have you already started learning French?
Fransızca öğrenmeye çoktan başladın mı?Have you already started learning French?
Fransızca öğrenmeye ne zaman başladın?When did you start studying French?
Fransızca çalışmaya başladın mı?Have you begun studying French?
Fransızca öğrenmeye başladım.I've started learning French.
Öğretmen sınıfa girdikten hemen sonra derse başladı.The teacher started class immediately after entering the classroom.
Ben oğlumu görür görmez ağlamaya başladım.No sooner did I see my son than I broke out crying.
O, şimdiye kadar yapmaya başladığı her işi bitirdi.He's finished every task he's ever taken up.
Siyah bulutlar ortaya çıkmaya başladı.Black clouds began to come up.
Henüz başladın mı?Haven't you begun yet?
Hâlâ başlamadın mı?Haven't you begun yet?
Çorba ile başlayalım.Let's begin with soup.
Birbirlerini öpmeye başladılar.They started kissing each other.
Elma ağaçları, muhtemelen önümüzdeki hafta çiçek açmaya başlayacak.The apple trees will probably start to blossom next week.
Elma ağaçları, muhtemelen önümüzdeki hafta çiçeklenmeye başlayacak.The apple trees will probably start to blossom next week.
Başlarından geçenleri düşününce onların çok cesur olduklarını düşünüyorum.I think they were very brave, considering all they had to go through.
Tom hareket ettikten sonra kendisini güvende hissetmeye başladı.Tom only began to feel safe after he moved.
Çalışmaya ne zaman başlayabilirsin?When could you start working?
Uçak hızla tırmanmaya başladı.The plane began to climb rapidly.
Bunu değiştirmeye başla.Begin to change this.
O bir kalem aldı ve bir kağıt parçası üzerine çizmeye başladı.She took a pencil and began drawing on a piece of paper.
O ağlamaya başladı ve ben de.She started crying, and so did I.
O ağlamaya başladı ve ben de ağladım.She started crying, and I did too.
O ağlamaya başlayacakmış gibi görünüyordu.She looked like she was going to start crying.
En uzun yolculuk bile bir tek adımla başlar.Even the longest journey begins with a single step.
Bir cümlenin başlangıcı büyük harfle başlar.The beginning of a sentence starts with a capital letter.
O yine ağlamaya başladı.She began to cry again.
Temel ögelerle başlayalım.Let's start with the basics.
Sıkıntı tüm kötülüklerin başlangıcıdır.Boredom is the beginning of all vices.
O söylentiyi kimin başlattığını bilmiyorum.I don't know who started that rumor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod