başlıyor ile cümle

başlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ve Mary'nin küçük kızı ilk deneme adımlarını atmaya başlıyor.Tom and Mary's little girl is starting to take her first tentative steps.
Volvo yeni bir projeye başlıyor. Devamını oku.Volvo is starting a new project. Read more.
O şimdiden okuyup yazmaya başlıyor.She is already beginning to read and write.
Komşular çok gürültü yapıyorlar - onlar canımı sıkmaya başlıyorlar.The neighbours are making too much noise – they're starting to annoy me!
O beni sinirlendirmeye başlıyor.She's starting to annoy me.
Önümüzdeki haftadan itibaren gözden geçirmelerime başlıyorum.I'm starting my revisions from next week.
Yakında başlıyor muyuz?Are we starting soon?
Tom'un işitmesi zayıflamaya başlıyor.Tom's hearing is beginning to go.
Tom duyma yeteneğini kaybetmeye başlıyor.Tom is beginning to lose his hearing.
Tom sağır olmaya başlıyor.Tom is beginning to go deaf.
Tom kel olmaya başlıyor.Tom's starting to go bald.
Sen baban gibi görünmeye başlıyorsun.You're starting to sound like your father.
Sen annen gibi konuşmaya başlıyorsun.You're starting to sound like your mother.
Anlamaya başlıyor musun?Are you beginning to get the picture?
Okul ilkbaharda başlıyor.School begins in the spring.
Sadece paranoyak olmaya başlıyorsun.You're just being paranoid.
Beni sıkmaya başlıyorsun.You're starting to bore me.
Ve tatil başlıyor.And the holiday begins.
Bundan pişman olmaya başlıyorum.I'm beginning to regret it.
Tam Tom'a benzemeye başlıyorsun.You're starting to sound just like Tom.
Tom'a benzemeye başlıyorsun.You're starting to sound like Tom.
İşler biçimlenmeye başlıyor.Things are starting to take shape.
Sen anneme benzemeye başlıyorsun.You're starting to sound like my mother.
Yorulmaya başlıyor musun?Are you starting to get tired?
Almanlar Avrupa hakkında şüphe etmeye başlıyorlar.The Germans are starting to have doubts about Europe.
Tom saçını kaybetmeye başlıyor.Tom is beginning to lose his hair.
Tom umudunu kaybetmeye başlıyor.Tom is starting to lose hope.
Tom oldukça yaşlı görünmeye başlıyor.Tom is beginning to look pretty old.
Tom, daha yeni anlamaya başlıyor.Tom is just beginning to catch on.
Gina dalkavukluk etmeye başlıyordu.Gina was starting to feel flattered.
Kıskançlık, Tom'un zihnini karartmaya başlıyor.The jealousy is starting to darken Tom's mind.
Bu sonunda benim için bir anlam ifade etmeye başlıyor.It's finally starting to make sense to me.
Tom'la asla tanışmayacağımı düşünmeye başlıyorum.I'm starting to think I'm never going to meet Tom.
Şirket, önümüzdeki aydan itibaren yeni yönetim sistemini uygulamaya başlıyor.The company is starting to implement the new management system from next month.
Balıkçılık mevsimi ne zaman başlıyor?When does fishing season start?
Biraz yorgun hissetmeye başlıyorum.I'm beginning to feel a little tired.
Sıkılmaya başlıyorum.I'm starting to get bored.
Tom sabrını kaybetmeye başlıyor.Tom is beginning to lose his patience.
Neden buraya gelmek istemediğini anlamaya başlıyorum.I'm starting to understand why you didn't want to come here.
Beni eskisi kadar çok sevmediğini düşünmeye başlıyorum.I'm beginning to think you don't like me as much as you used to.
Gerçekten bundan hoşlanmaya başlıyorum.I'm really beginning to enjoy this.
Biraz uykulu hissetmeye başlıyorum.I'm beginning to feel a little sleepy.
Ben biraz aç hissetmeye başlıyorum.I'm beginning to feel a little hungry.
Bu sömestr Arapçada beşinci seviyeye başlıyorum.I am taking Arabic Level 5 this semester.
Kar yağmaya başlıyor.It's starting to snow.
Gece daha yeni başlıyor.The night is just beginning.
Ben fikir almaya başlıyorum.I'm starting to get the idea.
İnsanlar konuşmaya başlıyorlar.People are starting to talk.
İnsanlar Tom'u fark etmeye başlıyor.People are beginning to notice Tom.
Tom'a karşı sabır kaybetmeye başlıyorum.I'm starting to lose patience with Tom.
Tom anlamaya başlıyor.Tom is beginning to catch on.
Tom aklını kaçırmaya başlıyor.Tom is starting to lose it.
Buna inanmaya başlıyorum.I'm beginning to believe it.
Sanırım onu anlamaya başlıyorum.I think I'm starting to get it.
Tom'un cesareti kırılmaya başlıyor.Tom is beginning to get discouraged.
Motor çok ısınmaya başlıyor.The engine's starting to overheat.
Uyuklamaya başlıyorum.I'm beginning to get sleepy.
Bir defa daha, gece bitti ve yeni bir sabah başlıyor.Once more, the night is over and a new morning begins.
Senden şüphelenmeye başlıyorum.I'm starting to doubt you.
Korkmaya başlıyorum.I'm beginning to get scared.

İlgili Sayfalar