başlıca ile cümle
başlıca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
2006’da Avrupa’daki arazi örtüleri, Avrupa’daki başlıca arazi örtüsü kategorileri sonuçlar doğurur.Tipos de cobertura y usos del suelo en Europa en 2006
2006’da Avrupa’daki arazi örtüleri, Avrupa’daki başlıca arazi örtüsü kategorileri sonuçlar doğurur.Χάρτης 6.1 Τύποι εδαφοκάλυψης κατά CORINE – 2006
2010 Teklif Çağrıları sağlamak da başlıca ihtiyaçlardan birisi olacaktır.mieć duże znaczenie w kontekście sposobu prowadzenia badań jak i ich tematyki.
83 ele geçiren başlıca ülke olmuştur (64 евро на грам в Малта (
83 ele geçiren başlıca ülke olmuştur (83 dans l’UE (
83 ele geçiren başlıca ülke olmuştur (83 i Storbritannien både uttryckt som antal och mängd (
83 ele geçiren başlıca ülke olmuştur (83 országaként megszerzett pozícióját (
83 ele geçiren başlıca ülke olmuştur (83 più alti in tutta l’Unione europea (
83 ele geçiren başlıca ülke olmuştur (83 się największe ilości amfetaminy (
83 ele geçiren başlıca ülke olmuştur (Verenigd Koninkrijk binnen de EU opnieuw de lijst aan (83
AB’nin ‘hafifletme’ çalışmalarının başlıca amacı budur.Acesta este scopul principal al demersurilor UE în vederea reducerii la minimum a efectelor.
AB’nin ‘hafifletme’ çalışmalarının başlıca amacı budur.Detta är huvudmålet för EU:s insatser för att bromsa klimatförändringen.
AB’nin ‘hafifletme’ çalışmalarının başlıca amacı budur.Dette er det vigtigste mål for EU's "afhjælpnings"-bestræbelser.
AB’nin ‘hafifletme’ çalışmalarının başlıca amacı budur.Dies ist das wichtigste Ziel der Anstrengungen der EU zur Eindämmung des Klimawandels.
AB’nin ‘hafifletme’ çalışmalarının başlıca amacı budur.Dit is het hoofddoel van de inspanningen van de EU om klimaatverandering tegen te gaan.
AB’nin ‘hafifletme’ çalışmalarının başlıca amacı budur.Este é o objectivo principal da UE para os esforços de redução.
AB’nin ‘hafifletme’ çalışmalarının başlıca amacı budur.Ez tehát az EU „mérséklési” erőfeszítéseinek fő célja.
AB’nin ‘hafifletme’ çalışmalarının başlıca amacı budur.Ilmastonmuutoksen vaikutusten hillitseminen ja ilmastonmuutokseen sopeutuminen liittyvät toisiinsa kiinteästi.
AB’nin ‘hafifletme’ çalışmalarının başlıca amacı budur.Łagodzenie zmian klimatycznych i przystosowanie się do nich są ze sobą ściśle związane.
AB’nin ‘hafifletme’ çalışmalarının başlıca amacı budur.La mitigación y adaptación al cambio climático están estrechamente relacionadas.
AB’nin ‘hafifletme’ çalışmalarının başlıca amacı budur.L'atténuation du changement climatique et l'adaptation sont étroitement liés.
AB’nin ‘hafifletme’ çalışmalarının başlıca amacı budur.Questo è l’obiettivo principale dello sforzo di “attenuazione” dell’UE.
AB’nin ‘hafifletme’ çalışmalarının başlıca amacı budur.So zvyšovaním teplôt budú v južnej Európe klesať zásoby vody.
AB’nin ‘hafifletme’ çalışmalarının başlıca amacı budur.To je hlavním cílem úsilí EU o zmírnění.
AB’nin ‘hafifletme’ çalışmalarının başlıca amacı budur.To je poglavitni cilj prizadevanj EU za „ublažitev″.
AB’nin ‘hafifletme’ çalışmalarının başlıca amacı budur.Αυτός είναι ο κύριος στόχος της προσπάθειας «μετριασμού» της κλιματικής αλλαγής από μέρους της ΕΕ.
Arazilerin kullanılma şekli, çevre üzerinde meydana gelen değişikliklerin başlıca nedenlerinden biridir.Det sätt på vilket marken används är en av de viktigaste faktorerna bakom miljöförändringar.
Arazilerin kullanılma şekli, çevre üzerinde meydana gelen değişikliklerin başlıca nedenlerinden biridir.El capital natural y los servicios ecosistémicos abarcan muchos componentes.
Arazilerin kullanılma şekli, çevre üzerinde meydana gelen değişikliklerin başlıca nedenlerinden biridir.Luontopääoma ja ekosysteemipalvelut
Arazilerin kullanılma şekli, çevre üzerinde meydana gelen değişikliklerin başlıca nedenlerinden biridir.Naravni kapital in ekosistemske storitve vključujejo številne komponente.
Arazilerin kullanılma şekli, çevre üzerinde meydana gelen değişikliklerin başlıca nedenlerinden biridir.Natürliches Kapital und Ökosystemdienstleistungen umfassen viele Komponenten.
Arazilerin kullanılma şekli, çevre üzerinde meydana gelen değişikliklerin başlıca nedenlerinden biridir.Přírodní kapitál a ekosystémové služby zahrnují mnoho složek.
Arazilerin kullanılma şekli, çevre üzerinde meydana gelen değişikliklerin başlıca nedenlerinden biridir.Sposób, w jak i ziemia jest użytkowana, jest jedną z podstawowych przyczyn zmian środowiskowych.
Arazilerin kullanılma şekli, çevre üzerinde meydana gelen değişikliklerin başlıca nedenlerinden biridir.Ο τρόπος χρήσης των γαιών αποτελεί μία από τις βασικές κινητήριες δυνάμεις της περιβαλλοντικής αλλαγής.
Arazilerin kullanılma şekli, çevre üzerinde meydana gelen değişikliklerin başlıca nedenlerinden biridir.Една от основните движещи сили на промените в околната среда е начинът, по който използваме земята.
Aşırı su tüketiminin başlıca nedeni, sulama ve turizm için artan taleptir.De främsta skälen till överuttag är ökad efterfrågan på vatten för bevattning och turismändamål.
Aşırı su tüketiminin başlıca nedeni, sulama ve turizm için artan taleptir.Medglavnimivzrokizačezmernočrpanjejenaraščanjepotrebpovodi za umetno namakanje in turizem.
Aşırı su tüketiminin başlıca nedeni, sulama ve turizm için artan taleptir.Principalele motive pentru captarea excesivă a apei includ creşterea cerinţei pentru irigaţii şi turism.
Aşırı su tüketiminin başlıca nedeni, sulama ve turizm için artan taleptir.Tärkeimpiä liiallisen vedenoton syitä ovat kastelun ja matkailun kasvava vedenkysyntä.
Aşırı su tüketiminin başlıca nedeni, sulama ve turizm için artan taleptir.Основните причини за прекомерното водочерпене включват увеличаване на нуждите от вода за напояване и туризма.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.사실 말라리아는 5세이하 사망률을 높이는 주된 원인입니다.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.Bahkan itulah penyebab utama kematian dibawah umur lima tahun.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.De hecho, esta es la principal causa de mortalidad en menores de cinco años.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.Det är faktiskt den största dödsorsaken för barn under fem år.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.É a principal causa de mortalidade, abaixo dos 5 anos.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.En fait, c'est la première cause de mortalité avant cinq ans.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.Het is de hoofdoorzaak van de sterfte onder de 5 jaar.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.In effetti si tratta della causa principale di mortalità sotto i 5 anni.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.În fapt, este cea mai importantă cauză de mortalitate la copii sub cinci ani.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.Tatsächlich ist es die Hauptursache für Kindersterblichkeit unter fünf.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.Thực tế đó là nguyên nhân hàng đầu dẫn đến tử vong ở trẻ<5t
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.To najczęstsza przyczyna zgonów w tym wieku.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.Tulajdonképpen ott ez az öt éves kor alattiak halálozásának vezető oka.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.Всъщност това е водещата причина за смъртността до петгодишна възраст.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.Это основная причина смертности детей в возрасте до пяти лет.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.למעשה זו הסיבה המובילה למוות מתחת לגיל 5.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.في الحقيقة الملاريا هي السبب الأكبر لوفيات الأطفال تحت سن الخامسة.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.マラリア根絶の方法はわかっています
Avrupa, çoğu Kuzey Afrika’da üretilen kenevir sakızı için başlıca küresel pazar olmaya devam etmektedir.A nagyobbrészt Észak-Afrikában termelt kannabiszgyanta számára továbbra is Európa a fő globális piac.
Avrupa, çoğu Kuzey Afrika’da üretilen kenevir sakızı için başlıca küresel pazar olmaya devam etmektedir.Europa är fortfarande den främsta marknaden i världen för hasch, som huvudsakligen produceras i Nordafrika.