başlı ile cümle

başlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Seninle aynı fikirde olmaya başlıyorum.I'm starting to agree with you.
Ben senden hoşlanmamaya başlıyorum.I'm beginning to not like you.
Fikri almaya başlıyorum.I'm beginning to get the idea.
Eğlenmeye başlıyorum.I'm beginning to enjoy myself.
Endişelenmeye başlıyordum.I was starting to get worried.
Bugün yeni bir işe başlıyorum.I'm starting a new job today.
Kuşkulanmaya başlıyorum.I'm beginning to smell a rat.
Meraklanmaya başlıyorum.I'm beginning to get curious.
Aptalca hissetmeye başlıyorum.I'm beginning to feel stupid.
Acıkmaya başlıyorum.I'm starting to get hungry.
Sadece başlıyordum.I was just getting started.
Tom endişe etmeye başlıyor.Tom is starting to worry.
Tom terlemeye başlıyor.Tom is starting to sweat.
Tom dinlenmeye başlıyor.Tom is starting to relax.
Tom panik yapmaya başlıyor.Tom is starting to panic.
Senden hoşlanmaya başlıyorum.I'm starting to like you.
Sadece başlıyorum.I'm just getting started.
Tom ağlamaya başlıyor.Tom is starting to cry.
Endişelenmeye başlıyorum.I'm starting to worry.
Dinlenmeye başlıyorum.I'm starting to relax.
Tom başlığı açtı.Tom opened the hood.
Rejime başlıyorum.I'm going on a diet.
Ben spor salonuna başlıyorum.I'm off to the gym.
Lütfen kötü İngilizcemi affedin. Ben dili yeni öğrenmeye başlıyorum.Please excuse my bad French. I'm just beginning to learn the language.
Tom biraz daha iyi hissetmeye başlıyor.Tom is starting to feel a little better.
Senin için endişelenmeye başlıyorduk.We were starting to worry about you.
Tom dışlanmış gibi hissetmeye başlıyordu.Tom was beginning to feel left out.
Film otuz dakika içinde başlıyor.The movie starts in thirty minutes.
Tom kendini ihmal edilmiş hissetmeye başlıyordu.Tom was beginning to feel ignored.
Tom kendini garip hissetmeye başlıyordu.Tom was beginning to feel awkward.
Tom kendini uykulu hissetmeye başlıyordu.Tom was beginning to feel sleepy.
Tom kendini aç hissetmeye başlıyordu.Tom was beginning to feel hungry.
Tom kendini yorgun hissetmeye başlıyordu.Tom was beginning to feel tired.
Tom kendini mutlu hissetmeye başlıyordu.Tom was beginning to feel happy.
Beni korkutmaya başlıyorsun.You're beginning to scare me.
Daha iyi hissetmeye başlıyorum.I'm starting to feel better.
Şimdi hasta olamam, tatilim yarın başlıyor!I can't get sick now, my vacation starts tomorrow!
Sanırım buradaki sorunu anlamaya başlıyorum.I think I'm beginning to see the problem here.
Acele et! Konser başlıyor!Hurry! The concert is starting!
Bir İspanyolca kursuna yazıldım. Önümüzdeki hafta başlıyor.I joined a Spanish course. It starts next week.
İlk başta işimden hoşlanmadım ama artık ondan hoşlanmaya başlıyorum.At first I didn't like my job, but I'm beginning to enjoy it now.
Yarışma yarın başlıyor.The contest starts tomorrow.
Alüminyum'un başlıca doğal izotopu alüminyum-27'dir.The principal natural isotope of aluminium is aluminium-27.
O hâlâ ödevini yapmadı, bu nedenle öğretmeni onun hakkında endişelenmeye başlıyor.He has not yet done his homework, so his teacher begins to worry about him.
Alkol onun konuşmasını etkilemeye başlıyor.The alcohol is beginning to effect his speech.
O inanmaya başlıyor.He's beginning to believe.
Golf sahaları su kirliliğinin başlıca sebeplerinden biridir.Golf courses are a major cause of water pollution.
Geziniz ne zaman başlıyor?When do you start on your trip?
Molanız ne zaman başlıyor?What time does your break start?
İki bin öğrenci okula başlıyor.Two thousand pupils attend school.
Evet, bu başlık alıntı yapılacak.Yes, this title is to be quoted.
Çalışmaya sabah saat sekizde başlıyorum.I start work at eight in the morning.
Yarışma saat kaçta başlıyor?What time does that contest start?
Ben Almanca öğrenmeye başlıyorum.I'm starting to learn German.
Parti daha yeni başlıyor.The party's just getting started.
Tom Mary'yi dik başlı olmakla suçladı.Tom accused Mary of being pig-headed.
Her şey yeni başlıyor.Everything is just beginning.
Benim seni sevdiğim kadar çok beni gerçekten sevmediğini fark etmeye başlıyorum.I'm beginning to realize that you don't really like me as much as I like you.
Tom'u işe aldığıma pişman olmaya başlıyorum.I'm beginning to regret hiring Tom.
Bu öneriyi yaptığıma pişman olmaya başlıyorum.I'm beginning to regret making that suggestion.

İlgili Sayfalar