başlı ile cümle

başlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Hey, bak, üç başlı maymun!Hey, look, a three-headed monkey!
Dersler yakında tekrar başlıyor.Classes are starting again soon.
Sen şimdi ısınmaya başlıyorsun.You're starting to warm up now.
Çabuk ol! Konser başlıyor.Hurry up! The concert is starting.
Okulu yarın başlıyor.School begins tomorrow.
Okulumuz sekizde başlıyor.Our school begins at eight.
Çiçekler büyümeye başlıyor ve her şey yeşil oluyor.The flowers are beginning to grow and everything is becoming green.
Film ne zaman başlıyor?When does the movie start?
Film saat onda başlıyor.The movie starts at ten o'clock.
Film başlıyor.The movie starts.
Yağmur yağmaya başlıyor. Lütfen şemsiyemi paylaş.It's beginning to rain. Please share my umbrella.
Ülkemizin başlıca ürünü pirinçtir.The chief crop of our country is rice.
Anlamaya başlıyorum.I am beginning to understand.
İşte yine başlıyoruz.There you go again.
O şimdi başlıyor.It's starting now.
Şemsiyemi getirmeliydim. Büyük yağmur damlaları düşmeye başlıyor.I should have brought my umbrella. Large raindrops are starting to fall.
Parti şimdi başlıyor.The party is just beginning.
Yağmur yağsa bile, yarın sabah erkenden başlıyorum.Even if it rains, I will start early tomorrow morning.
Tartışma için uygun bir başlık değil.It's not a suitable topic for discussion.
Örgüt, yaban hayatı korumasında başlıca rol oynar.The organization plays a principal role in wildlife conservation.
Kazanın başlıca nedeni öngörülemeyen havaydı.The accident was caused chiefly by the unpredictable weather.
Oyun yarın öğleden sonra iki'de başlıyor.The game starts at two tomorrow afternoon.
Konser yedi'de başlıyor. Geç kalmamalıyız.The concert starts at seven. We must not be late.
Bu hangi başlığın altında toplanıyor?What heading does this come under?
1990'ın başlıca olayları nelerdi?What were the chief events of 1990?
"Bitirdin mi?" "Aksine, yeni başlıyorum.""Have you finished it?" "On the contrary, I'm just starting."
Bu floresan lamba titreşmeye başlıyor. Onu değiştirmemiz gerekecek.This fluorescent lamp is starting to flicker. We'll have to replace it.
Konser şimdi başlıyor.The concert is beginning now.
Kaynaklar tükenmeye başlıyor.The supplies are beginning to give out.
Cocuk cığrından cıkmaya başlıyor.The children are beginning to get out of hand.
Biz tam yemeğimize başlıyorken o çıkageldi.She turned up just as we were starting our meal.
Yumuşak başlıyım.I'm easygoing.
Ken'den yavaş yavaş hoşlanmaya başlıyorum.I am beginning to like Ken little by little.
Hatırlamaya başlıyorum.I am beginning to remember it.
Ben sadece başlıyorum.I'm just beginning.
Bu akşam başlıyorum.I am starting this evening.
Görüş yeteneğim bozulmaya başlıyor.My eyesight is beginning to fail.
Sınav önümüzdeki pazartesi başlıyor.The examination begins next Monday.
Aşağıdakiler, 1993 yılının başlıca olaylarıdır.The followings are the chief events of 1993.
Patronum sinirlenmeye başlıyor.My boss is starting to get edgy.
Yıldızlar görünmeye başlıyordu.The stars were beginning to appear.
Kar yağmaya başlıyordu.It was beginning to snow.
Büyük bir aileyi geçindirmenin sıkıntıları onunla arayı kapatmak için başlıyor.The pressures of supporting a big family are beginning to catch up with him.
Japonya'nın başlıca adaları Hokkaido, Shikoku, Honshu ve Kyushu'dur.The main islands of Japan are Hokkaido, Shikoku, Honshu and Kyushu.
Onun kitabı bir ülke hayatı hikayesiyle başlıyor.His book begins with a tale of country life.
O ağlamaya başlıyor.He's beginning to cry.
O, saçını dökmeye başlıyor.He is beginning to lose his hair.
Ev ödevlerine başlıyorlar.They are beginning their homework.
Umudunu kaybetmeye başlıyordu.She was beginning to get desperate.
O yumuşak başlı.She is easygoing.
Piyano çalmaya başlıyor.She is beginning to play the piano.
Barış görüşmeleri bu hafta başlıyor.The peace talks begin this week.
Pirinç bu alanda başlıca üründür.Rice is the chief crop in this area.
Ağaçlar tomurcuklanmaya başlıyor.The trees are beginning to bud.
Hava serinlemeye başlıyor.It's starting to cool off.
İlerleyen yaşı onun görme yeteneğini etkilemeye başlıyor.His old age is beginning to affect his eyesight.
Biz değişik başlıklarda konuştuk.We talked about various topics.
Öğretmen herkese söyledi: " Düğünümüz şimdi başlıyor."The teacher said to everyone: "Our wedding is starting now."
Onlar hangi saatte başlıyorlar?At which hour they are starting?
O zaten konuşmaya başlıyor.He's already beginning to talk.

İlgili Sayfalar