-Başkumandanın bürosunda.- På Bradleys kontor.
-Başkumandanın bürosunda.-På Bradleys kontor.
-Başkumandanın bürosunda.- W gabinecie Bradleya.
-Başkumandanın bürosunda.-Ylipäällikön toimistossa.
-Başkumandanın bürosunda.-Γραφείο Ανώτατου Διοικητή.
-Başkumandanın bürosunda.- В офисе главнокомандующего.
"Başkumandan'ın Dönüşü"EL REGRESO DEL FUHRER
"Başkumandan'ın Dönüşü"EL REGRESO DEL GENERAL SUPREMO
"Başkumandan'ın Dönüşü"JAKSO: JOHTAJAN PALUU
"Başkumandan'ın Dönüşü""Johtajan paluu".
"Başkumandan'ın Dönüşü""LEDERENS GENKOMST"
"Başkumandan'ın Dönüşü""O Regresso do Comandante Supremo"
"Başkumandan'ın Dönüşü""O Regresso do Rei"
"Başkumandan'ın Dönüşü""Överbefälhavarens återkomst"
"Başkumandan'ın Dönüşü"Powrót Wodza
"Başkumandan'ın Dönüşü""Η Επιστροφή του Ανώτατου Διοικητή"
"Başkumandan'ın Dönüşü""Η Επιστροφή του Διοικητή"
"Başkumandan'ın Dönüşü""Возвращение генерала"
"Başkumandan'ın Dönüşü""Возвращение Главнокомандующего"
Başkumandanın emirleri böyle!Det är överbefälhavarens order!
Başkumandanın emirleri böyle!Det beordrer øverstbefalende!
Başkumandanın emirleri böyle!São as ordens do Comandante Supremo!
Başkumandanın emirleri böyle!Se on ylipäällikön määräys.
Başkumandanın emirleri böyle!¡Son las órdenes del General!
Başkumandanın emirleri böyle!Sono gli ordini del Comandante Supremo!
Başkumandanın emirleri böyle!To rozkazy Najwyższego Dowódcy.
Başkumandanın emirleri böyle!Αυτό διέταξε ο ανώτατος διοικητής!
Başkumandanın emirleri böyle!Это приказы Верховного главнокомандующего!
Başkumandanın emrine verildiğinizi duydum.He oído que va a trabajar para el General.
Başkumandanın emrine verildiğinizi duydum.Ho sentito che diventerà assistente del Comandante Supremo.
Başkumandanın emrine verildiğinizi duydum.Jag hörde att du utsetts till överbefälhavare.
Başkumandanın emrine verildiğinizi duydum.Jeg hørte, at du skal arbejde for den øverstbefalende.
Başkumandanın emrine verildiğinizi duydum.Kuulin, että siirryt ylipäällikön avustajaksi.
Başkumandanın emrine verildiğinizi duydum.Parece que foi colocada junto do Comandante Supremo.
Başkumandanın emrine verildiğinizi duydum.Słyszałem, że cię przydzielono do Najwyższego Dowódcy.
Başkumandanın emrine verildiğinizi duydum.Πήρες μετάθεση στον Ανώτατο Διοικητή.
Başkumandanın emrine verildiğinizi duydum.Я слышал, тебя назначили к Верховному Главнокомандующему.
Başkumandanın evi.A residência do Comandante Supremo.
Başkumandanın evi.- den øverstkommanderendes hjem.
Başkumandanın evi.La residencia del General.
Başkumandanın evi.La residenza del Comandante Supremo.
Başkumandanın evi.Överbefälhavarens bostad...
Başkumandanın evi.Rezydencja Najwyższego Dowódcy.
Başkumandanın evi.Ylipäällikön asunto.
Başkumandanın evi.Η κατοικία του Ανώτατου Διοικητή.
Başkumandanın evi.Резиденция Верховного Главнокомандующего.
Başkumandan'ın isteklerini devam ettireceğini ve bununla ilgili önlemleri duyuracağını bildirdi.-genom att upprätthålla säkerheten i samråd med övriga beslutsfattare.
Başkumandan'ın isteklerini devam ettireceğini ve bununla ilgili önlemleri duyuracağını bildirdi.-ja huolehtii järjestyksestä tehden yhteistyötä poliitikkojen kanssa.
Başkumandan'ın isteklerini devam ettireceğini ve bununla ilgili önlemleri duyuracağını bildirdi.- ved at opretholde sikkerheden i samråd med andre.
Başkumandan'ın karısını kaçırıp onu rehin tuttular.De kidnappar överbefälhavarens fru och håller henne som gisslan.
Başkumandan'ın karısını kaçırıp onu rehin tuttular.De kidnapper den øverstbefalendes kone og holder hende som gidsel.
Başkumandan'ın karısını kaçırıp onu rehin tuttular.He sieppaavat ylipäällikön vaimon ja pitävät tätä panttivankinaan.
Başkumandan'ın karısını kaçırıp onu rehin tuttular.Porywają żonę wodza i biorą ją za zakładniczkę.
Başkumandan'ın karısını kaçırıp onu rehin tuttular.Rapiscono la moglie del Comandante Supremo e la tengono in ostaggio.
Başkumandan'ın karısını kaçırıp onu rehin tuttular.Raptam e tomam como refém a mulher do Comandante Supremo.
Başkumandan'ın karısını kaçırıp onu rehin tuttular.Secuestran a la mujer del General Supremo y la toman como rehén.
Başkumandan'ın karısını kaçırıp onu rehin tuttular.Απάγουν τη σύζυγο του Διοικητή και την κρατούν όμηρο.
Başkumandan'ın karısını kaçırıp onu rehin tuttular.Они берут в заложницы жену генерала.
Başkumandan'ın karısını rehin aldı ve şehirden kaçıyorlar.He pakenevat kaupungin läpi.
Başkumandan'ın karısını rehin aldı ve şehirden kaçıyorlar.-och flyr genom staden.