General Tom Jackson başkomutanlık makamını kabul etti.General Tom Jackson accepted the position of commander-in-chief.
Normalde başkomutanlık görevini yürüten Cumhurbaşkanı Georgi Parvanov, Kolev'i destekler görünüyor.President Georgi Parvanov, who is nominally the commander-in-chief, is seen as supportive of Kolev.
Cumhurbaşkanı, barış içinde başkomutanlık görevlerini savunma bakanı aracılığıyla yerine getirir.In peace, the commander-in-chief exercises his command through the minister of defense.
Devrimden sonra başkomutanlık generali kendisini bir cumhuriyet olarak kurdu.After the Revolution the captaincy general established itself as a republic.
Washington'un başkomutanlıktan alınmasını istediler.Es gab sogar Überlegungen, Washington als Oberbefehlshaber durch ihn zu ersetzen.
Daha sonra Osmanlı ordusu'na başkomutanlık ettiği I. Balkan Savaşı başarısızlıkla sonuçlandı.La première bataille de Gaza menée par les Britanniques est un échec.
Savaşta Başkomutanlık görevini Cumhurbaşkanı adına yerine getirir.En caso de guerra el Primer Ministro asume la comandancia.
3 Ağustos 1914 tarihinde Başkomutanlık Umumî Menzil Müfettişliği kurmaylığına atandı.El 1 de agosto (14 de termidor) le tocó el turno al Comité de Seguridad General.
Başkomutanlık Meydan Savaşı.Rady Naczelnej Harc.
Başkomutanlık Meydan Savaşı.Kampen mot övermakten.
Washington'un başkomutanlıktan alınmasını istediler.乔治·华盛顿辞去大陆军总司令的地点。
Savaşta Başkomutanlık görevini Cumhurbaşkanı adına yerine getirir.U vrijeme rata, šef glavnog stožera vrši funkciju vrhovnog zapovjednika u ime predsjednika.
Başkomutanlık Meydan Savaşı.Elementarna snaga boje.
Başkomutanlıktan adamlarıma kadar her şey bana verildi.Allt från min position som överbefälhavare har getts till mig.
Başkomutanlıktan adamlarıma kadar her şey bana verildi.Alt, inklusive min position som øverstbefalende, blev givet til mig.
Başkomutanlıktan adamlarıma kadar her şey bana verildi.Kaikki, myös asemani ylipäällikkönä, on annettu minulle.
Başkomutanlıktan adamlarıma kadar her şey bana verildi.Me lo dieron todo, también mi puesto de general supremo.
Başkomutanlıktan adamlarıma kadar her şey bana verildi.Moją pozycję i i moich ludzi też narzucono mi odgórnie.
Başkomutanlıktan adamlarıma kadar her şey bana verildi.Tudo, da minha posição como comandante supremo aos meus homens, me foi dado.
Başkomutanlıktan adamlarıma kadar her şey bana verildi.Tutto, dalla mia posizione come comandante supremo, ai miei uomini, mi è stato dato.
Başkomutanlıktan adamlarıma kadar her şey bana verildi.Ακόμη και η θέση μου ως ανώτατος διοικητής, μου δόθηκε.
Başkomutanlıktan adamlarıma kadar her şey bana verildi.Всё - от моего положения командующего до людей - было мне дано.