başkanları ile cümle
başkanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.36
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Şurada Abraham Lincoln'den bir alıntı var(Kendisi Amerikanın en büyük başkanlarından biri)Điều này đúng ở đây là một báo giá trực tiếp từ Abraham Lincoln (rõ ràng là một số đại
Şurada Abraham Lincoln'den bir alıntı var(Kendisi Amerikanın en büyük başkanlarından biri)Esto es una cita directa de Abraham Lincoln (obviamente uno de los grandes presidentes estadounidenses).
Şurada Abraham Lincoln'den bir alıntı var(Kendisi Amerikanın en büyük başkanlarından biri)바로 여기에 있는 것은 에이브러햄 링컨 의 정확한 인용입니다. 그는 명백하게 미국의 뛰어난
Şurada Abraham Lincoln'den bir alıntı var(Kendisi Amerikanın en büyük başkanlarından biri)Tämä tässä on suora lainaus Abraham Lincolnilta, (Yhdysvaltojen yhdeltä suurimmalta presidentiltä).
Şurada Abraham Lincoln'den bir alıntı var(Kendisi Amerikanın en büyük başkanlarından biri)To jest bezpośredni cytat z Abrahama Lincolna (bez wątpienia jednego z wielkich prezydentów USA).
Şurada Abraham Lincoln'den bir alıntı var(Kendisi Amerikanın en büyük başkanlarından biri)Харесва ми тази снимка на Абрахам Линкълн.
Şurada Abraham Lincoln'den bir alıntı var(Kendisi Amerikanın en büyük başkanlarından biri)هذه مقولة عن ابراهام لينكولن (واحد من أعظم
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.이는 국가 지도부와 협상하여, 50개국 장관들이 조약에 서명했다는 의미입니다.
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.A însemnat negocieri cu președinții țărilor, și secretarii de stat în 50 de țări pentru a semna tratate.
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.Cela signifie négocier avec des chefs d'Etat, et des ministres dans 50 pays pour signer des traités.
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.Ciò significa negoziare con capi di stato e segretari di stato in 50 paesi per firmare trattati.
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.Což znamená vyjednávání s hlavami státu, a státními tajemníky v 50 zemích, aby podepsali smlouvy.
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.Das heißt, man muss mit Präsidenten und Ministern von 50 Ländern verhandeln, um Verträge zu unterschreiben.
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.Điều đó có nghĩa là đàm phán với lãnh đạo chính phủ của 50 quốc gia để họ cùng kí một hiệp ước.
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.Ez azt jelenti, hogy államfőkkel, államtitkárokkal egyeztettünk 50 országból, hogy egyezményeket kössünk.
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.Isto significa negociar com chefes de estado e secretários de estado em 50 países para assinar tratados.
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.Lo cual supuso negociar con Jefes de Estado y ministros de 50 países para firmar tratados.
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.To oznaczało negocjowanie z głowami państw i sekretarzami stanu w 50 krajach, żeby podpisać porozumienia.
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.To znamenalo vyjednávanie s hlavami štátov a ich ministrami zahraničných vecí, a podpisovanie zmlúv.
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.Това означава преговаряне с държавни глави и държавни секретари на 50 държави, за подписване на договори.
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.Я имею в виду переговоры с главами государств, госсекретарями 50-и стран по подписанию соглашений.
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.זה אומר לנהל מו"מ עם ראשי מדינות ושרי פנים ב 50 מדינות כדי לחתום על הסכמים.
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.هذا يعني التفاوض مع رؤساء الدول، ووزراء الخارجية ل 50 دولة لتوقيع معاهدات.
Tabi bu 50 devletin de devlet başkanları ve bakanlarıyla anlaşma imzalamak için görüşmek anlamına geliyor.事務方と契約締結のための 交渉をすることを意味します 世界中の、これらのオレンジ色になっている国々に
Veya diğer başkanların söylediğine göre de mali kaynağımız olmayan yerlerde.Andere Bürgermeister sagen "Es fehlt an notwendigen finanziellen Mitteln".
Veya diğer başkanların söylediğine göre de mali kaynağımız olmayan yerlerde.Inni mówią, że nie mają pieniędzy.
Veya diğer başkanların söylediğine göre de mali kaynağımız olmayan yerlerde.아니면 또 다른 시장들은 재원(예산)이 없다고 말합니다.
Veya diğer başkanların söylediğine göre de mali kaynağımız olmayan yerlerde.Mások pedig azt, hogy nincs pénzügyi forrásunk.
Veya diğer başkanların söylediğine göre de mali kaynağımız olmayan yerlerde.O los otros alcaldes dicen, 'Nosotros no tenemos los recursos financieros.'
Veya diğer başkanların söylediğine göre de mali kaynağımız olmayan yerlerde.Ou qu'un autre maire dit qu'il n'a pas les ressources financières
Veya diğer başkanların söylediğine göre de mali kaynağımız olmayan yerlerde.Sau alţi primari spun, nu avem resurse financiare.
Veya diğer başkanların söylediğine göre de mali kaynağımız olmayan yerlerde.Или казват, че нямат финансови ресурси.
Veya diğer başkanların söylediğine göre de mali kaynağımız olmayan yerlerde.ראשי ערים אחרים אומרים שאין להם המשאבים הכלכליים הנחוצים
Veya diğer başkanların söylediğine göre de mali kaynağımız olmayan yerlerde.و العُمد الآخرون يقولون، ليس لدينا موارد مالية.
Veya diğer başkanların söylediğine göre de mali kaynağımız olmayan yerlerde.私の経験から言うと
*Yemenliler eski başkanlarının idamı için yürüdüler.* Los yemeníes marchan pidiendo el enjuiciamiento del expresidente .