başkanları ile cümle
başkanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İlgili bölümlerin başkanları da kendi bağımsız değerlendirme çalışmalarını yürütebilir.Vodje oddelkov lahko evalvacijo opravijo tudi sami.
Kar ettiklerinde, bu kar onlarındır, ... ...başkanları tarafından el konulmak için değildir.Als ze winst maken is het van hen, niet voor het stamhoofd om in beslag te nemen.
Kar ettiklerinde, bu kar onlarındır, ... ...başkanları tarafından el konulmak için değildir.Când au profit, este profitul lor nu al conducătorului, acesta nu îl poate lua.
Kar ettiklerinde, bu kar onlarındır, ... ...başkanları tarafından el konulmak için değildir.Ha nyereséget érnek el, azt megtarthatják, nem a törzsfőnök kobozza el és gazdálkodik vele.
Kar ettiklerinde, bu kar onlarındır, ... ...başkanları tarafından el konulmak için değildir.그들이 이윤을 남기면, 그들의 것으로 소유하지, 그것을 족장이 가지거나하지 않습니다.
Kar ettiklerinde, bu kar onlarındır, ... ...başkanları tarafından el konulmak için değildir.Obtienen una ganancia, y es suya, no del jefe para que se las quite.
Kar ettiklerinde, bu kar onlarındır, ... ...başkanları tarafından el konulmak için değildir.Osiągnięty przychód należy do nich, nie do przywódcy, który chciałby go przejąć.
Kar ettiklerinde, bu kar onlarındır, ... ...başkanları tarafından el konulmak için değildir.Quando realizzavano un profitto, se lo tenevano, non era sequestrato dai capi.
Kar ettiklerinde, bu kar onlarındır, ... ...başkanları tarafından el konulmak için değildir.Wenn sie Gewinn machen, gehört er ihnen, und nicht dem Häuptling zur Beschlagnahme.
Kar ettiklerinde, bu kar onlarındır, ... ...başkanları tarafından el konulmak için değildir.Τα κέρδη τους είναι δικά τους. Δεν τους τα παίρνει κανένας αρχηγός.
Kar ettiklerinde, bu kar onlarındır, ... ...başkanları tarafından el konulmak için değildir.Когато правят печалба, тя е тяхна и я задържат, не е за началника да я изземе от тях.
Kar ettiklerinde, bu kar onlarındır, ... ...başkanları tarafından el konulmak için değildir.Получая прибыль, они оставляют её себе, а не позволяют начальнику её отобрать.
Kar ettiklerinde, bu kar onlarındır, ... ...başkanları tarafından el konulmak için değildir.כשהן מרווחיות, הרווח שלהן, לא של ראש השבט שמפקיע את הרווח ולוקח לעצמו.
Kar ettiklerinde, bu kar onlarındır, ... ...başkanları tarafından el konulmak için değildir.وعند تحقيق الربح ، فهو لهم يحفظون عليه ، وليس للرئيس ليصادرهم إياه.
Kar ettiklerinde, bu kar onlarındır, ... ...başkanları tarafından el konulmak için değildir.首長は没収したりしません 一言で言うと 伝統的アフリカにあったのは
Külübelerinden aşağı inerek başkanlarını kurtarmak için.Chávez é o Presidente da Venezuela... ...o povo ama-o e vai defendê-lo.
Külübelerinden aşağı inerek başkanlarını kurtarmak için.De kom från slummen för att rädda sin president.
Külübelerinden aşağı inerek başkanlarını kurtarmak için.Unten von den Hütten kamen sie, um ihren Präsidenten zu retten.
Külübelerinden aşağı inerek başkanlarını kurtarmak için.Κατέβηκαν από τις παραγκουπόλεις για να σώσουν τον Πρόεδρό τους.
Külübelerinden aşağı inerek başkanlarını kurtarmak için.Они пришли из лачуг спасать своего президента
Külübelerinden aşağı inerek başkanlarını kurtarmak için.#私の権利が遠く離れれば
Ne belediye başkanları mıC'est ce que font les maires
Onlar, başkanlarından emir almaz... ...onlar, ne yapılacağına karar verir.Elles ne prennent pas leurs ordres auprès de leurs chefs -- elles décident elles-mêmes ce qu'elles vont faire.
Onlar, başkanlarından emir almaz... ...onlar, ne yapılacağına karar verir.그들이 무엇을 할지, 생산할지 결정합니다. 그들이 무얼할지 정하죠.
Onlar, başkanlarından emir almaz... ...onlar, ne yapılacağına karar verir.Nem fogadnak el utasításokat a törzsfőnökeiktől -- ők döntik el, mit tesznek.
Onlar, başkanlarından emir almaz... ...onlar, ne yapılacağına karar verir.Nie przyjmują rozkazów od swoich przywódców - same decydują co należy zrobić.
Onlar, başkanlarından emir almaz... ...onlar, ne yapılacağına karar verir.Non prendono ordini dai capi.
Onlar, başkanlarından emir almaz... ...onlar, ne yapılacağına karar verir.No tienen que obedecer a los jefes - ellos deciden qué hacer.
Onlar, başkanlarından emir almaz... ...onlar, ne yapılacağına karar verir.Nu primesc ordine de la conducători -- ei decid ce să facă.
Onlar, başkanlarından emir almaz... ...onlar, ne yapılacağına karar verir.Sie lassen sich keine Befehle von ihren Häuptlingen geben - sie entscheiden, was sie tun.
Onlar, başkanlarından emir almaz... ...onlar, ne yapılacağına karar verir.Ze volgen geen bevelen op van hun stamhoofden. Zij beslissen wat ze doen.
Onlar, başkanlarından emir almaz... ...onlar, ne yapılacağına karar verir.Δεν δέχονται εντολές από τους αρχηγούς. Αυτοί αποφασίζουν.
Onlar, başkanlarından emir almaz... ...onlar, ne yapılacağına karar verir.Они не подчиняются приказам руководителей. Они сами решают, что делать.
Onlar, başkanlarından emir almaz... ...onlar, ne yapılacağına karar verir.Те не приемат никакви заповеди от техните началници -- те решават какво да правят.
Onlar, başkanlarından emir almaz... ...onlar, ne yapılacağına karar verir.הן לא מקבלות שום הוראות מראש השבט -- הן מחליטות מה לעשות.
Onlar, başkanlarından emir almaz... ...onlar, ne yapılacağına karar verir.هم لا يأخذون أية أوامر من زعمائهم-- هم يقررون بأنفسهم ما ينبغي فعله.
Onlar, başkanlarından emir almaz... ...onlar, ne yapılacağına karar verir.彼ら自身で何をするか決定します 作物を作ったら 余剰分を
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Am avut o întâlnire cu președintele lor, care mi-a povestit despre strategia lui de salvare pentru țara sa.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Ich traf mich mit dem Präsident dort, der mir von seinem Ausstiegsszenario für sein Land erzählte.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Ik had een ontmoeting met de president daar, die me vertelde over zijn exit-strategie voor zijn land.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.J'ai rencontré leur président là-bas, qui m'a expliqué son plan d'évacuation pour son pays.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.그곳의 대통령과 만날 기회가 있었는데요 그 분에게서 국가 출구 전략을 들었습니다
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Là ho avuto un incontro con il presidente, che mi ha raccontato la sua strategia per evacuare il paese.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Měla jsem schůzku s prezidentem, který mi pověděl o krizových plánech na evakuaci svojí země.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Miałam tam spotkanie z prezydentem, który powiedział mi o swojej strategii opuszczenia państwa przez ludzi.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Saya bertemu dengan presidennya yang mengatakan tentang strategi meloloskan diri bagi negara itu.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Találkoztam ott a miniszterelnökkel, aki elmesélte országa menekülési stratégiáját.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Tôi đã gặp ngài Tổng thống ở đó, người đã cho tôi biết về kê hoạch di tản cho đất nước của ông ấy.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Tuve una reunión con el presidente ahí, que me habló sobre la estrategia de evacuación de su país.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Είχα μια συνάντηση με τον πρόεδρό τους ο οποίος μου είπε για τη στρατηγική εκκένωσης της χώρας του.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Имах една среща с тамошния призидент, който сподели с мен своята стратегия за евакуация на населението.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.Я встречалась там с президентом, который рассказал мне о своей стратегии ухода людей из страны.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.היתה לי פגישה עם הנשיא, שסיפר לי על אסטרטגיית היציאה שלו.
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.لقد إجتمعت مع رئيسهم و الذى أخبرنى عن خطته الإستراتيجية للخروج ببلاده من هذا المأزق
Orada başkanları ile bir toplantım oldu, bana ülkesinin tahliye stratejisinden bahsetti.国家の撤退計画について 話してくれました 今後50年以内に
Öyle şehir etrafında başkanları 'ben sizin söylemiyorsun, o bir peddlin' - ama?돌아가신 마을 헤드의 '너희가 알려주지, 그는 매달리고 있는건가되었습니다'- -하지만;? "나는 너희가 그것을 know'd 생각
Öyle şehir etrafında başkanları 'ben sizin söylemiyorsun, o bir peddlin' - ama?"Luulin te know'd sitä - Enkö sanon, hän oli peddlin päälliköistä kaupungilla?
Öyle şehir etrafında başkanları 'ben sizin söylemiyorsun, o bir peddlin' - ama?"Νόμιζα ότι το YE know'd it?
Öyle şehir etrafında başkanları 'ben sizin söylemiyorsun, o bir peddlin' - ama?"חשבתי אתם know'd זה; - didn לא אני אומר לך, הוא היה peddlin" ראשים ברחבי העיר - אבל?
Öyle şehir etrafında başkanları 'ben sizin söylemiyorsun, o bir peddlin' - ama?وقال "اعتقدت انها انتم know'd ؛ -- ألم' ر اقول انتم ، كان peddlin "رؤساء في جميع أنحاء المدينة -- ولكن؟