2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Chcel som natočiť dokument o prezidentských voľbách 2008.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Chciałem nakręcić film dokumentalny o wyborach prezydenckich w 2008.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Chtěl jsem natočit film o prezidentských volbách v roce 2008.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Ich wollte die Präsidentschaftswahlen 2008 auf Film festhalten.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Ik wilde de presidentsverkiezingen van 2008 op film documenteren.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Je voulais faire un documentaire sur les élections présidentielles de 2008.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Le akartam filmezni a 2008-as elnökválasztást.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Na film sem hotel posneti predsedniške volitve leta 2008.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Queria documentar em filme as eleições presidenciais de 2008.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Quería documentar en una película las elecciones presidenciales de 2008.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Saya ingin membuat film dokumenter pemilihan presiden tahun 2008.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Tôi muốn làm một bộ phim tài liệu về cuộc bầu cử tổng thống năm 2008.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Volevo girare un documentario sulle elezioni presidenziali del 2008.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Ήθελα να καταγράψω σε μία ταινία τις προεδρικές εκλογές του 2008.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Исках да заснема филм за президентските избори през 2008-а.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Я решил снять документальный фильм о президентских выборах 2008 года.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.Я хотів зібрати свідчення, щоб зняти фільм про президентські вибори 2008 року.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.רציתי לתעד בסרט את הבחירות הנשיאותיות של 2008.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.كنت أرغب في تصوير فيلم وثائقي عن الإنتخابات الرئاسية في عام 2008م.
2008 başkanlık seçimlerinin belgeselini çekmek istiyordum.ドキュメンタリ映画にしようと思ったのです そしてそこで 幼少時の足跡探しから
2.15 ve 2.18 dakikaları arasında kalan kısım, yaklaşan başkanlık seçiminden önceki aylardan.오후2:15과 2:18분 사이에 벌어진 일입니다.
2.15 ve 2.18 dakikaları arasında kalan kısım, yaklaşan başkanlık seçiminden önceki aylardan.Quanto segue avviene tra le 14,15 e le 14,18 nei mesi precedenti alle primarie presidenziali.
2.15 ve 2.18 dakikaları arasında kalan kısım, yaklaşan başkanlık seçiminden önceki aylardan.Te wydarzenia mają miejsce między 14:15 a 14:18 w miesiącach przed prawyborami prezydenckimi.
2.15 ve 2.18 dakikaları arasında kalan kısım, yaklaşan başkanlık seçiminden önceki aylardan.Следното се случва между 2:15 и 2:18 часа следобяд през месеците преди първичните президентски избори.
2.15 ve 2.18 dakikaları arasında kalan kısım, yaklaşan başkanlık seçiminden önceki aylardan.События происходят между 14:15 и 14:18 пополудни в месяцы, предшествующие выборам кандидатов в президенты.
2.15 ve 2.18 dakikaları arasında kalan kısım, yaklaşan başkanlık seçiminden önceki aylardan.בחודשים שלפני הפריימריז הנשיאותיים.
2.15 ve 2.18 dakikaları arasında kalan kısım, yaklaşan başkanlık seçiminden önceki aylardan.قبل أشهر من الإنتخابات الرئاسية.
Afganistan'daysa bu, büyük başkanlık seçimlerine veya parlamento seçimlerine odaklanmaktansa,아프가니스탄에서, 대선과 총선에 신경쓰는 대신,
Afganistan'daysa bu, büyük başkanlık seçimlerine veya parlamento seçimlerine odaklanmaktansa,באפגניסטן, המשמעות עשויה להיות שבמקום להתמקד בבחירות הגדולות לנשיאות ולבית הנבחרים,
Afganistan'daysa bu, büyük başkanlık seçimlerine veya parlamento seçimlerine odaklanmaktansa,في أفغانستان، قد يعني ذلك أنه عوضاً عن التركيز على الانتخابات الرئاسية والبرلمانية
Afganistan'daysa bu, büyük başkanlık seçimlerine veya parlamento seçimlerine odaklanmaktansa,大きな選挙に集中するよりも アフガニスタンに根付いたシステム
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Aber indem sie dort ihre Anliegen vortragen, beeinflussen sie das Wettrennen um die Präsidentschaft.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Ale prezentując ważne zagadnienia, mają wpływ na przebieg wyborów.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Dar punând accentul pe aceste aspecte, ei pot influența cursa prezidențială.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.그렇지만 사회적 이슈들을 공포하는 것을 통해 이들은 대통령 선거전에 영향을 줍니다
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Maar door de punten naar voren te brengen... beïnvloeden ze de presidentsverkiezingen.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Mais en présentant ces questions dans cette émission, ils influencent la course à la présidence.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Ma presentando le loro tematiche stanno influenzando la gara presidenziale.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Mas ao trazer à luz estes problemas, estão a influenciar a campanha presidencial.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Mégis azzal, hogy nyilvánosságra hozzák a problémákat, befolyásolják a tényleges elnökválasztást.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Namun dengan memberikan isu-isu di sana, mereka mempengaruhi pemilihan presiden.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Nhưng bằng cách đặt ra những vấn đề, họ đã gây ra ảnh hưởng đến cuộc tranh đua tổng thống
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Pero al poner los temas sobre el tapete, están influenciando la carrera presidencial.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Αλλά με το να θέτουν θέματα στη δημόσια συζήτηση, επηρεάζουν τις προεδρικές εκλογές.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Але, обговорюючи політичні проблеми, вони часто прямо впливають на політичні гонки.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Но като поставят тези въпроси, те влияят на президентската надпревара.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Но, обсуждая политические проблемы, они зачастую прямо влияют на политическую гонку.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.אבל בכך שהם מעלים את הנושאים על הפרק, הם משפיעים על תהליך בחירת הנשיא.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.ولكن من خلال عرض القضايا هناك ، هم يؤثرون على السباق الرئاسي.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.彼らは大統領選に影響を与えているのです 表立っては見えないけれど重要なことに
Amerikan başkanlık seçimlerinde, dış politika gibi konularda oy veren insanların yüzde 80'i,미 대통령 선거에서 대외 정책을 이유로 투표를 한 유권자 중의 80% 정도는
Amerikan başkanlık seçimlerinde, dış politika gibi konularda oy veren insanların yüzde 80'i,איפשהו לאורך הקווים של 80 אחוז מהאנשים שהצביעו בבחירות לנשיאות של ארה"ב בנושאים כמו מדיניות החוץ
Amerikan başkanlık seçimlerinde, dış politika gibi konularda oy veren insanların yüzde 80'i,大統領選挙に行った80%の人は イラクやアフガニスタンを 地図で探せなかった
Avrupa Sayıştayı’na, Üyeler tarafından kendi aralarından seçilen bir Başkan başkanlık yapar.El Tribunal de Cuentas Europeo está dirigido por un Presidente, elegido de entre sus miembros.
Avrupa Sayıştayı’na, Üyeler tarafından kendi aralarından seçilen bir Başkan başkanlık yapar.Euroopan tilintarkastustuomioistuinta johtaa presidentti, jonka jäsenet valitsevatkeskuudestaan.
Avrupa Sayıştayı’na, Üyeler tarafından kendi aralarından seçilen bir Başkan başkanlık yapar.Europeiska revisionsrätten leds av en ordförande som ledamöterna skall väljabland sig.
Avrupa Sayıştayı’na, Üyeler tarafından kendi aralarından seçilen bir Başkan başkanlık yapar.La Corte dei conti europea è diretta da un Presidente che è eletto dai Membrial proprio interno.
Barack Obama, başkanlık, Hillary ve adaylarla yapacağı ne kadar şeyin olduğunu görebiliriz."Hillary", "elnöki", "Barack Obama".
Barack Obama, başkanlık, Hillary ve adaylarla yapacağı ne kadar şeyin olduğunu görebiliriz.Hillary, het presidentschap, Barack Obama.
Barack Obama, başkanlık, Hillary ve adaylarla yapacağı ne kadar şeyin olduğunu görebiliriz.Hillary, les présidentielles, Barack Obama.