başkanım ile cümle

başkanım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
53
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Politikacılarımız onu söylüyor, başkanımız onu söylüyor, CEOlarımız bile onu söylüyor.Unsere Politiker sagen es, unser Präsident sagt es, sogar unsere CEOs sagen es.
Politikacılarımız onu söylüyor, başkanımız onu söylüyor, CEOlarımız bile onu söylüyor.Οι πολιτικοί μας το λένε, οι προέδροι μας το λένε, ακόμα και οι διευθυντές μας το λένε.
Politikacılarımız onu söylüyor, başkanımız onu söylüyor, CEOlarımız bile onu söylüyor.Наши политики о ней говорят, наш президент о ней говорит, даже наши директора говорят о ней.
Politikacılarımız onu söylüyor, başkanımız onu söylüyor,CEO達さえ言っています
Politikacılarımız onu söylüyor, başkanımız onu söylüyor,대통령이나 정치인들이 많이 쓰는 단어인데
Politikacılarımız onu söylüyor, başkanımız onu söylüyor,Men, gennemskuelighed er skræmmende -- (Brøl)
Politikacılarımız onu söylüyor, başkanımız onu söylüyor,Những chính trị gia nói về nó, tổng thống cũng nói đến nó.
Politikacılarımız onu söylüyor, başkanımız onu söylüyor,Politikus kita mengatakannya, presiden kita mengatakannya,
Politikacılarımız onu söylüyor, başkanımız onu söylüyor,הפוליטיקאים שלנו אומרים זאת, הנשיא שלנו אומר זאת,
Politikacılarımız onu söylüyor, başkanımız onu söylüyor,يقول سياسيونا ذلك ، رئيسنا يقول ذلك،
Sadie, bu Taj Badalandabad, bizim yeni başkanımız.Sadie, aceasta e Taj Badalandabad, noul nostru coordonator.
Sadie, bu Taj Badalandabad, bizim yeni başkanımız.Sadie, đây là Taj Badalandabad, chúng tôi đầu mới của ngôi nhà.
Sadie, bu Taj Badalandabad, bizim yeni başkanımız.Sadie, dit is Taj Badalandabad, ons nieuw huishoofd.
Sadie, bu Taj Badalandabad, bizim yeni başkanımız.Sadie, él es Taj Badalandabad, nuestro nuevo celador.
Sadie, bu Taj Badalandabad, bizim yeni başkanımız.Sadie, to je Taj Badalandabad, náš nový vedoucí.
Sadie, bu Taj Badalandabad, bizim yeni başkanımız.Sadie, to je Taj Badalandabad, nova glava družine.
Sadie, bu Taj Badalandabad, bizim yeni başkanımız.Σάντι, από 'δω ο Ταζ Μπανταλανταμπάντ, ο καινούριος επικεφαλής του σπιτιού.
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Domnule presedinte ,va rog permiteti-mi sa construiesc o scoala pentru nepotii mei ."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Elnök úr, kérem, hogy engedje meg nekem, hogy építhessek egy iskolát az unokáimnak!"
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin."Er sagte... ,,Herr Präsident, bitte lassen sie mich eine Schule für meine Enkel errichten."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin."Gospod Predsednik prosim dovolite mi zgraditi šolo za moje vnuke.
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Herra Presidentti, ole kiltti ja anna minun rakentaa koulu lapsenlapsilleni."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Herr president, låt mig bygga en skola för mina barnbarn."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""각하, 제 손주 녀석들이 다닐 학교를 짓게 해 주십시오."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""M. le Président, permettez-moi construire une école pour mes petits-enfants."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Mnr. President, laat mij alstublieft een school bouwen voor mijn kleinkinderen."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Pak presiden, ijinkan aku membangun sekolah untuk anak cucuku."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Pane prezidente, prosím, dovolte mi postavit školu pro má vnoučata."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Pán prezident, prosím, dovoľte mi postaviť školu pre moje vnúčatá."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Presidente, mi lasci costruire una scuola per i miei nipoti"
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Thưa tổng thổng, xin cho phép tôi được xây dựng một trường học dành cho các cháu của tôi."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin."Κύριε πρόεδρε, αφήστε με να χτίσω ένα σχολείο για τα εγγόνια μου, σας παρακαλώ
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Г-н Президент, моля, позволете ми да построя училище за моите внуци."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin."Но он отказался от неё и сказал: "Господин Президент, разрешите мне построить школу для моих внуков."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin."".אדוני הנשיא, בבקשה תן לי לבנות בית ספר בשביל נכדים שלי"
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""سيدى الرئيس، ارجومن سيادتك السماح لى ببناء مدرسه لأحفادى".
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin."社団法人 神話学園
Ve anladığım kadarı ile Başkanımız bu öğleden sonra電化で話したと聞いておりますが、
Yeni başkanımızdan duyduğuma dayanarak da gayet iyimser olduğumu söyleyebilirim.우리의 새 신임 대통령 오바마의 메시지에서도 저는 대단히 희망을 가집니다. 감사합니다. (박수)
Yeni başkanımızdan duyduğuma dayanarak da gayet iyimser olduğumu söyleyebilirim.Po wystąpieniu naszego nowego prezydenta jestem optymistą. Dziękuję. (Brawa)
Yeni başkanımızdan duyduğuma dayanarak da gayet iyimser olduğumu söyleyebilirim. Teşekkür ederim. (Alkış)Og det jeg har hørt fra vores nye præsident, er jeg meget optimistisk.
Yeni başkanımızdan duyduğuma dayanarak da gayet iyimser olduğumu söyleyebilirim. Teşekkür ederim. (Alkış)Wat ik hoorde van onze nieuwe president, stemt me erg optimistisch.
Yeni başkanımızdan duyduğuma dayanarak da gayet iyimser olduğumu söyleyebilirim. Teşekkür ederim. (Alkış)И я очень оптимистичен по поводу того, что сказал наш президент.
Yeni başkanımızdan duyduğuma dayanarak da gayet iyimser olduğumu söyleyebilirim. Teşekkür ederim.E da quello che ho sentito dal nostro nuovo presidente, sono molto ottimista.
Yeni başkanımızdan duyduğuma dayanarak da gayet iyimser olduğumu söyleyebilirim. Teşekkür ederim.Mais d'après ce que notre nouveau président a dit, je suis très optimiste.
Yeni başkanımızdan duyduğuma dayanarak da gayet iyimser olduğumu söyleyebilirim. Teşekkür ederim.Şi din ceea ce am auzit de la noul nostru preşedinte, sunt foarte optimist.
Yeni başkanımızdan duyduğuma dayanarak da gayet iyimser olduğumu söyleyebilirim. Teşekkür ederim.Und nach allem, was ich von unserem neuen Präsidenten gehört habe, bin ich sehr zuversichtlich.
Yeni başkanımızdan duyduğuma dayanarak da gayet iyimser olduğumu söyleyebilirim. Teşekkür ederim.Và theo như những gì tôi đã nghe từ vị Tổng thống mới của chúng ta, tôi rất lạc quan.
Yeni başkanımızdan duyduğuma dayanarak da gayet iyimser olduğumu söyleyebilirim. Teşekkür ederim.Y por lo que he oído de nuestro nuevo presidente, me siento muy optimista.
Yeni başkanımızdan duyduğuma dayanarak da gayet iyimser olduğumu söyleyebilirim.А от това, което чух от новият ни президент, съм много оптимистично настроен.
Yeni başkanımızdan duyduğuma dayanarak da gayet iyimser olduğumu söyleyebilirim.ומהדברים ששמעתי מהנשיא החדש שלנו, אני מאוד אופטימי. תודה. [מחיאות כפיים]
Yeni başkanımızdan duyduğuma dayanarak da gayet iyimser olduğumu söyleyebilirim.ومن ما سمعته من رئيسنا الجديد، أنا متفائل جدا. شكرا لكم. (تصفيق)
Yeni başkanımızdan duyduğuma dayanarak da gayet iyimser olduğumu söyleyebilirim.楽観的です ありがとうございます (拍手)

İlgili Sayfalar